• BIST 95.953
  • Altın 238,705
  • Dolar 5,8268
  • Euro 6,5545
  • Sakarya 12 °C
  • Kocaeli 11 °C

Vebal

Necdet Başoğlu

Kıymetli dostlar.

Yine bir hafta sonu yazısı ile karşınızdayız.

İçinizden bu yazıyı okumuş olanınız olabilir.

Ben okumayanlar ile paylaşmak istedim.

Çünkü ibretlik,

Ve ders almamız gereken,

Bir hikaye

Duyduklarımız ya da gördüklerimiz gerçek olsa dahi...

Aslında işin aslının bambaşka olabileceğini unutmayın.
Bir kişi ya da olay hakkında gerçeği tümüyle bilmeden bir kanıya varmak,

Hakkında yorum yapmak...

En büyük zulümdür.

Hakikati bilmek için bırakın bize bir başkası tarafından söyleneni...

Kendi gözümüzle gördüğümüz kulağımızla duyduğumuzu dahi incelemeli,

Sorgulamalıyız.

Yoksa
bunun vebali öylesine ağırdır ki,

Ne anlatılır,

Ne yazılır…!

Aşağıda okuyacağınız ibretlik hikâyede ne demek isteyeceğimi daha iyi anlayacaksınız.

 

İşte o hikâye

 

Abdestsiz Namaz Kıldıran İmam...
 

Yaşayanın anlatımıyla

Gerçek bir hayat hikâyesi…
Yaklaşık 20 sene önceydi.

Namaz kılmak için genellikle mahallemizdeki camiye giderdik.

Camiimizin imamı da Şeyh Hadi isimli, mahalleli tarafından sayılıp sevilen, güvenilen bir zattı.

Günlerden bir gün akşam namazı kılmak üzere camiye biraz erken gitmiştim abdest almak için aşağı kattaki abdesthaneye indim tuvaletlerin boşalmasını beklerken kapılardan biri açıldı imam Şeyh Sadi dışarı çıktı.

Selamlaşıp hal hatır sorduktan sonra hoca efendinin abdest almadan yukarı çıktığını fark ettim.

Çok şaşırmıştım.

Başka da abdest alacak yer olmadığına göre hoca nerede abdest alacak diye merak ederek peşini takip ettim hayretle hocanın abdest almadan direk camiye girip mihraba yöneldiğini gördüm.

Ezan ve kameti okuyup namaz kıldırmaya başladı ve arkasında saf tutanlar da ona uyarak tekbir getirip saf bağladılar.

Ben ise yerimde donup kalmıştım.

Hemen koşup, senelerdir ahbaplığımız olan Hacı Ali efendinin yanına gidip bir bir şahit olduklarımı anlattım.

Bana tam güveni olan Hacı Ali de şaşkınlık içinde:

"Madem hoca abdestsiz namaz kıldırıyor o halde biz de münferit kılarız" dedi.

Derken bu olay mahalledeki Müslümanlar arasında yayıldı.

Ben ve arkadaşlarım Şeyh Hadi’nin abdestsiz namaz kıldırdığını herkese anlattık.

Böylece cemaat dağıldı.

Artık kimse onun arkasında namaz kılmıyordu.

Bu olay onun itibarını sarstı.

Ailesiyle de arası açıldı eşi onu terk etti,

Çocukları da onu dışladılar.



O da imamlığı bırakarak şehri terk etmek zorunda kaldı.

Hatta bazıları hakkında aslında Müslüman olmadığı..

Casusluk yaptığı ecnebi olduğu...

Şeklinde,

Konuşmaya başladılar...

Kendisinden bir daha haber almadık.

Ta ki...

İki sene sonra Umreye gitmek nasip oldu.

Orada hava şartlarından dolayı bir hayli hastalandım.

Memleketime döndükten sonra doktora gittim hap ve iğne yazdı.

Ertesi günü abdest alıp namaz kılmak üzere camiye giderken yol üzerindeki kliniğe uğrayıp o günkü iğnemi yaptırdım.

Henüz ezan okunmamıştı tuvalete gidip iğne yeri kanamış mı diye bakmayı düşündüm.

Tam tuvaletten çıkıyordum ki aklıma Şeyh Hadi geldi...

Birden gözlerim karardı...

Dünya sanki başıma yıkılır gibi olmuştu...

Yoksa Şeyh Hadi de benim gibi iğne yerini yıkamak için mi tuvalete girmişti...

vebal.jpg

Yani adamcağız abdestlimiydi?

Aklım durmuştu sabaha kadar uyuyamadım o gece cahil ben ve benden daha cahil dindar arkadaşlarım nasıl olmuştu da bilmeden, anlamadan araştırmadan ve yüzleşmeden güya Allah rızası için...

Şeyh Hadi’nin haysiyetiyle oynamış itibarını beş paralık etmiş evini yıkmış eşinin çocuklarının bile onu terk edip dışlamasına yol açmıştık!

Ertesi sabah onu aramaya başladım, çarşıda Hacı Ahmet isminde ıtırcı bir zat onu biliyor dediler.

Hemen gittim,

Nur yüzlü simasıyla beni karşıladı sorduğumda da şöyle cevap verdi:

"İki sene önce idi Hadi Efendi bana gelerek çok üzgün ve dertli bir vaziyette oturdu.

Ne oldu deyince de şöyle dedi:

"Yaptırdığım iğnenin yerini yıkamak için tuvalete girmiştim abdest bozmamıştım.
Ama birileri bana hiç sormadan abdestsiz namaz kıldırıyor diye iftira ettiler. Cemaat de buna kanıp beni dışladılar bana neler yapıldığına şahit ol diye bunları anlatıyorum bu şehri terk ediyorum. Irak’ın Necef tarafına gideceğim”
diyerek gitti.

Kendisini bir daha görmedim.

Allah’ım ben ne halt işlemişim böyle!

Hüngür hüngür ağladım..

Tam 20 yıldır her Necef e gidip gelene,

Onu soruyorum ama mazlum.

Şeyh Hadi den hiç bir haber yok.

Ve artık yerimden kımıldayamayacak kadar hastayım gidip bulabilecek helalleşebilecek halde değilim...

Ne olur biri hakkında ön yargıda bulunacaksanız,

Benim düştüğüm duruma düşerek vebal altında kalmayın.

Çünkü sonrası çok ağır bir,

Vebal…

Çok…!

 

Güzel Söz:

Ver bir gün herkes yaşayacak,

Ya aldığı duaları,

Ya aldığı ahları...!

@Necdet_Basoglu

Bu yazı toplam 1196 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Net Gaste | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0264) 278 54 50 | Faks : (0264) 278 54 50 | Haber Scripti: CM Bilişim