Kardeşimin ardından

Son 2-3 yıl içinde

Başta annem olmak üzere,

Çok dostlarımı ve yakınlarını kaybettim.

3 gün içinde ölen,

Hiçbir şeyi yok iken 18 saatte ölen,

Kanser tedavisi gördüğü sırada

Covid’e yakalanarak 5 günde ölen

Çok yakınım,

Komşum,

Arkadaşım oldu.

Üzüldük.

Kahrettik ama, ölüme çare yok işte.

Tüm bunları yaşadığımız günlerin ardından,

Sağlıklı olan,

Yüreği insan sevgisiyle dolu,

Herkesin yardımına koşan,

Sadece ailemizin değil,

Yaşadığı mahallede herkesin derdini dertlenen,

Her sorunu olanın yardımına koşan

Kardeşim ile yaşadığımız hastalık sürecini sizlerle paylaşmak istedim.

Biri ABD’de ve

Biri Sakarya'da olmak üzere 2 evladı var ve

Eşi de emekli.

Meşakkatli ve özverili bir yaşam sonrasında,

Hani deriz ya, “Artık her şey istediğim gibi oldu. Kendime zaman ayıracağım, gezip tozacağım.” diye...

Demeyin!

Hemen her hafta sonları

Babama, sonra da (ölen) kardeşime uğrar çay-kahve faslı sonrası eve dönerdim.

Hastalanmadan önce,

Kardeşime uğramış,

Oradan buradan sohbet ediyorduk.

Kardeşim, “Ağabey, çocukları evlendirdim, her birinin işi var, çok şükür evim barkım da var. Gelirim var. Çok yoruldum. Artık Allah izin verirse, kendime zaman ayıracağım” demişti.

Bunu söyledikten sonra da diğer kardeşimle bir dinlenme tesisine gitmişti.

Aklı sıra kedine zaman ayıracak,

Yorulan bedenini dinlendirecekti...

Daha ilk gece kalp ağrısı yaşamış ve

Beni arayarak:

Ağabey ben iyi değilim, kalp krizi gibi bir sorun yaşadım. Yarın geldiğimde bir doktora çıkmam gerekli. Yardımcı olur musun?’ dedi.

Ben de:

Elbette, ama sen yakınındaki Devlet Hastanesine git, doktora bir görün bakalım. Yarını beklemen risk oluşturabilir” dedim.

Sağolsun laf dinledi, gitti.

Kan, ekg ve diğer yapılması gerekenler yapılmıştı.

Ama sonuçta,

İlgili doktor, ‘Bir şeyiniz yok. Tekrar ederse hemen gelin’ demişti.

Kardeşim çocuğuyla eve dönmüştü.

Ama aynı sorun gece yarısı tekrar yaşanınca, apar topar hastaneye gittiler.

Yine aynı tetkikler yapıldı.

Fakat doktor,

Önemli bir şeyiniz yok’ demesine rağmen

Ne yazık ki kardeşimin sorunu devam ediyordu.

Bana mutlaka uzman bir doktora görünmesi gerektiğini dile getirdi.

Ben de gerekli girişimi yaparak

Özel bir hastanede Dahiliye Uzmanına çıktım.

Uzman Doktor, TC’si ile girdiği sistemde,

Kardeşime dönerek:

Size bir şeyiniz yok diyen yanlış söylemiş. Karaciğer ve Akciğerinizde sorun görülüyor” diyerek,

Ultrason çektirmişti.

Sonuç aynıydı.

Doktor yanılmamıştı. Durumu ciddiydi

Ve Kardeşime:

Hemen Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SEAH)’a gitmelisiniz, daha kapsamlı tetkikler yaptırmalısınız. Tomografi falan çekilmelisiniz demişti.

Kardeşim hastane çıkışı beni aramıştı,

Durumu aktardı.

Ben ise iyice endişeye kapılmıştım.

Tomografi için başka bir hastanede aldığımız randevu ile kardeşim o günün sabahı film çekildi.

Filmi çeken kişi,

Sağlık personeli arkadaşıma durumun iç açıcı olmadığını söylemişti.

Sağlık personeli arkadaş da bana açık seçik olmasa da,

Durumu gerçekten ciddi. İnşallah hayırlısı olur’ demişti.

Çekilen filmi uzman görüp ona göre teşhis konulması gerekiyordu.

Ama, doktor izinliydi ve bir hafta sonra gelecekti.

Vaktimiz yok.

Hemen başka bir doktor arkadaşıma raporu WhatsApp üzerinden attım ve ilgilenmesi ricasında bulundum.

Sağolsun o da ilgili konunun uzmanı olan doktor ile görüşerek raporun çıkmasını beklemeden bir sonraki gün beni bilgilendirdi.

Güzel haber beklerken,

Yıkıldığım haberi almıştım.

Durumu çok kötü. Karaciğeri bitmiş, akciğerde kitle görünüyor’ dedi.

Ne diyeceğimi bilemedim.

Telefonda sessizce kalakaldım.

Doktor arkadaşım:

Yeni tetkikler yapılmalı, hastaneye kaldırılarak tüm her şeyi yeniden incelemeliyiz. Falanca gün yatışını yapalım’ dedi.

Peki’ dedim.

Bir hafta geçmişti.

Yeniden kardeşim ve babamı ziyarete gittim.

Kardeşimin haberi yoktu.

Kendisine:

Daha farklı tetkikler, daha ayrıntılı film ve tahliller için hastaneye yatman gerekiyormuş. Yarın yatışın yapılacak” dedim.

Kardeşim şaşırmış yüzüme bakıyordu.

Tam ne olduğunu anlamalıyız” diyebilmiştim sadece.

Gerisini diyecek cesaretim yoktu.

Hasılı kardeşim yatışını yaptı.

Yeni haftayla yeni tahliller başlamıştı.

Tomografiler,

Kolonoskopi,

Endoskopi...

Vs.. vs...

Hep ümitle bekledim.

Doktor arkadaşım, “Merak etme, düzelecek, ameliyat olursa iyi olur” diyecek diye bekledim.

Ama nafile…

Hafta sonuna doğru akşam üzeri gelen telefon ile yıkılmıştım.

Necdet, kardeşinin durumu iyi değil, karaciğer bitmiş, akciğerde kitle var. İlaçla tedavisi mümkün. Allah’tan ümit kesilmez” demişti.

Tabii sonrasında

Ped’ çekimi ve

Biopsi’ yapılması için günler alınmıştı.

Beklemedeydik,

Psikolojim çok bozuktu.

Ne evde, ne iş yerinde duramıyordum.

Ne yapacağımı bilmiyordum ve

Kardeşime çare bulmanın telaşı ile cebelleşiyordum.

Doktor arkadaşımı aradım:

Ne yapacağız? Bu işin uzmanı kim, kiminle görüşmeliyim?’ dedim.

Onkoloji Uzmanı doktora yönlendirdi.

Kendisini tanımıyordum ama

Bir şekilde kendisine ulaştım.

Sabahın erken saatinde beni servise davet etti.

Aynı gün,

Kardeşimin ‘Ped’ çekimi vardı.

Ama kimseyi arayamıyor,

Kimseyle paylaşamıyordum.

Doktor ile odasında buluştuk, durumu söyledim.

Hemen bilgisayarından kardeşimin o ana kadar yapılan tetkiklerini inceledi.

O bana dönüş anını,

Hayatım boyunca unutamam!

İyi şeyler söylemek isterdim. Ama kardeşinizin durumu gerçekten çok kötü. Hemen ilaç tedavisine (kemoterapi)’ye başlamalıyız” dedi.

Dondum kaldım.

Hocam” dedim..

Yutkundum..

Birkaç saniye sonra, “Nasıl yani, ümit yok mu? Hocam süreç nasıl olacak? Kardeşim benim” diyebildim.

Doktor,”Allah’tan ümit kesilmez. Ömrü Allah verir. Biz ise elimizden geleni yapacağız. Buna emin olun. Ama kemoterapi öncesi hazırlamalıyız. Yatıralım birkaç gün. Kardeşiniz gelsin yatışını yapsın” dedi.

Kardeşim alt katta idi ve

Her şeyden habersizdi.

Aradım,

Ped, çekilene kadar az yukarı gelir misin?” dedim.

Geldi,

Hayır mı?” der gibi..

Anlatamıyor,

Diyemiyordum...!

Kardeşim, ilaç tedavisi alacakmışsın. O nedenle burada birkaç gün yatman gerekiyormuş” diyebildim.

Kardeşimin yatış işlemlerini yaptık.

O sırada ‘Ped’ çekimi de gerçekleşmişti.

Doktoru bir sonraki gün telefon ile arayarak sordum.

Doktor, “Maalesef, beklediğim gibi karaciğer bitik, akciğerde kitle var, kalın bağırsağa ve kemiğe de az sıçramış. Çok acele kemoterapi dönemine başlayacağız” dedi.

Dondum kaldım.

Ne denebilir ki?

Kardeşim yattığı sırada yine gittim,

Doktor ile görüşerek:

Hocam bu süreç ne kadar devam eder. Kardeşim ağrı, acı çeker mi?” diyorum.

Doktor, “Ömrü Allah veriyor. Biz elimizden geleni yapacağız. Ama bu tip hastalar en fazla 1-1,5 yıl yaşayabiliyor” demişti.

Süreç başladı,

Aileden herkes, hızlı yaşanan gelişmeleri bana soruyorlar,

Ben bir şey diyemiyor,

Anlatamıyordum.

Sadece, “Çok dua edin, durumu pek iyi değil, inşallah aldığı ilaçlarla sağlığına kavuşur” diyorum.

Hasılı,

Acı süreç başlamıştı.

Kardeşim, bir hafta sonra az da olsa düzelerek evine gönderilmişti.

Bir hafta sonra yeni tetkikler için,

Doktor davet etmişti.

O tetkikler yapıldı, artık kemoterapiye başlanacaktı.

Fakat, bir aksilik daha oldu ve

Kardeşimde ‘Sarılık çıktı’.

Tedavi mecburen gecikecekti ve yeniden hastaneye yattı.

Kardeşim serum ve ilaçlarla 10 gün sonra düzeldi.

Kemotedapi için gün verildi.

Doktor, ‘Durumunuz var mı? Akıllı ilaç alırsak daha iyi sonuç alırız’ demişti.

(Bu arada ‘Akıllı İlaç’  Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanmıyor ve ilaca son yapılan zamla bu ilacın değeri 23 Bin 750 lira olduğunu öğreniyoruz.)

En az 4 tedavide bu ilacın kullanılması gerekiyormuş.

(Çok şükür Allah’a ilacı aldık) Yeter ki kardeşime şifa olsun.

Zorlu süreç sonrasında kardeşim 3 gün arka arkaya ilacı almıştı.

Doktoru, ‘Birkaç gün sonra ciddi sorun yaşayabilirsin. Ama sabret, her tedavi sonrası kedini daha iyi hissedeceksin” demişti.

Allah’tan ümit kesilmez ya...

Biz yarı buruk, yarı sevinçli süreci yaşamaya başladık.

Bu arada ABD’deki oğlu Ercan,

Bu süreçte Doktor olan eşi ile annesinin durumunu yakından takip etmek için gelmişti.

İlaç alma sürecini de bizzat takip etti.

Tabi eşi doktor olduğundan, benim bildiğim birçok şeyi detayları ile öğrenmişti.

Kolay değil, hasta 4. evre kanserdi.

Kardeşim aldığı 3 günlük kemoterapi döneminde iyi idi.

Her gün telefonla ya da yüz yüze görüşüyorduk.

Ancak 4. gün,

Kendisini telefonla aradım ulaşamadım.

Uyuduğunu düşünerek de ısrarcı olmadım.

Akşam 22.00 civarında,

Yeğenim arayarak, “Dayı, annem çok ağır, ne yapalım?” dedi.

Hemen yakınımda bulunan özel hastaneye getirmesini söyledim.

Getirmişti,

Acile gitti,

Ama kardeşimin yüzü ‘kömür’ gibiydi sanki.

Acilde yapılan müdahalenin ardından,

Kardeşimin Tomografi vs. tetkikleri için SEAH’a gitmesinin daha doğru olacağı söylendi.

Vakit az, hemen denileni yaptık. Ama SEAH’ta acil servis yoğun,

Her çaresiz, çare için oradaydı.

Kardeşime müdahale ediliyor,

Ancak değerler bir iniyor,

Bir çıkıyor.

Gece yarısı,

Yeğenim yanında kalıyor, biz eve geçiyoruz,

Ama sabah yine hastaneye gidiyoruz.

Hastanede kardeşim acilde,

Durumu ise aynıydı.

Yatak sorunu oluşsa da gün içinde yatak sorunu çözümleniyor çok şükür.

Tam bu esnada,

Diğer oğlu yeğenim Serkan arıyor:

Dayı Sağlık Bakanlığı’ndan aradılar. Annem Covid olmuş” diye..

Ben, bir kez daha yıkıldım.

Telefon elimde kaldı.

Çünkü, Covid’i benim kardeşimin kaldırması mümkün değildi.

Sağlıklı insanın kaldıramadığını kardeşim nasıl kaldıracaktı?

Zamanla yarışıyoruz.

Yoğun bakım servisi dolu.

Kardeşim acilde ve Covid!

İlerleyen zamanlarda covid olduğu için başka bir oda ayarlanıyor.

Çok şükür

Kardeşim buraya alınıyor.

Ama beyne yeterli oksijen gitmediğinden, kardeşim halüsinasyonlar görüyor.

Diğer kardeşimle sürekli telefonda konuşuyoruz.

İyi değil..’ diyor.

O esnada, yanına doktorlar geliyor.

Kardeşim yoğun bakıma alınıyor.

O anlar,

O saatler ne anlatılır,

Ne de yazılır!

Yoğun bakıma alınınca yine yaptığım görüşmelerden,

Çok ümitli olmayın. Ömrü Allah verir. Ama her şeye hazırlıklı olun” deniliyordu.

Ben de, ailem de

Herkes gibi çaresiz.

Allah’a sığınmaktan başka ne gelir elden?

Aradan çok geçmeden kıymetli ve değerli hocalardan yine bilgi geliyor:

Vücut iflas etmiş. Bizler elimizden gelen her şeyi yapacağız. Ama, her şeye hazırlıklı olun” diye.

Eliniz, kolunuz bağlanıyor.

Hayata bakış açınız değişiyor.

Ama biz Allah’tan ümidimizi kesmek istemiyoruz.

İyi bir haber bekliyoruz.

Her gün aile bireyleri aranıp bilgilendirilen kardeşimin durumu,

Hiç iyiye gitmiyordu.

Her gün o istenilmeyen sona,

Bir adım daha yaklaşıyorduk.

Geceleri uykularımız kaçıyor,

Telefon çalacak, ‘kaybettik’ haberini alacağız endişesi yedi bitirdi bizi.

Telefon çalmasın diye dua ediyorduk.

Vade geldi mi kimseyi dinlemiyor...

27 Mart 2022 Pazar

Saat:18.00 civarı

Bir doktor arkadaşımın kızının düğününe gidiyordum.

Düğün yapılan yere birkaç adım kala,

Yeğenim Serkan arıyordu.

Hiç bakmak istemediğim telefonu birkaç kez çalıştan sonra açtım.

Dayı... Annemi kaybettik” dedi...

Birkaç adım sonra

İl Müftüsü Hasan Başiş hocamla selamlaştık,

Hocam kardeşimi kaybettim’ dedim..

Müftü Başiş;’Ya çok üzüldük...’ demiş,

Salona girmiştik.

O sırada Doktor arkadaşıma,

Kusura bakma, kardeşimi kaybettim, hemen dönmem lazım” dedim.

O da üzülerek, sabırlar diledi.

Ardından cenaze süreci başladı.

28 Mart 2022 Pazartesi günü,

Arifiye İlçesi, Kalaycı Mahallesi

Osmanlı Camii’nde öğle namazına müteakip

54 yaşındaki kardeşim Nejla Kaynakça’yı ebediyete uğurladık.

Bu süreçte,

Bizimle ilgilenen, ilgisini esirgemeyen

Başta Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Karabayır’a,

Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Fikret Halis’e,

Genel Cerrah Prof. Dr. Fehmi Çelebi'ye,

SEAH Onkoloji Bölümü Hocası Prof. Dr. İlhan Hacıbekiroğlu’na

Yürekten teşekkür ediyorum.

Cenazemize katılarak, arayarak, daha sonra ofise gelerek bize taziye dileklerini ileten, acımızı paylaşan herkese

Ayrı ayrı teşekkür ediyor,

Sağlıklı ömürler diliyorum.

Güzel söz:

Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber...

Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?

Necip Fazıl Kısakürek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.

13

Osman Karataş - Allah c.c Rahmetiyle Muamele Eylesin, Acınız Dinsin.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Nisan 21:27
12

Bayram Akyüz - Allah rahmet eylesin. Başınız sağolsun. Anladım ki hayatı bir sonraki güne bırakmamak gerekiyor. Anı güzel yaşamalı insan. Makamı Cennet olur inşallah ?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Nisan 06:03
11

Kalaycıdan Komşun - Bu kadar güzel ifade edilebilirdi. Mevlam rahmetiyle muamele eylesin inşallah mekanı cennet olsun inşallah

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Nisan 23:06
10

Selma Kirazlı - Abi bir kardeş bu kadar mı sevilir. Beni de yaraladın ağlattın beni. Bu kadar mı güzel kaleme alınır duygular. Allah razı olsun. Allah’ın rahmeti mağfireti üzerine olsun kardeşimizin

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Nisan 23:05
09

Turan Çakar - Allah rahmet eylesin, Size evlatlarına ve yakınlarınıza sabırlar diliyorum..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Nisan 13:55
08

Ahmet Pekşen -

Allah’ın sonsuz affı rahmeti ve mağfireti Merhumenin üzerine olsun.

Mekanı cennet derecesi Âli olsun.

Ailesine evlatlarına ve sevenlerine Sabr-ı Cemil niyaz ediyorum.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Nisan 11:48
06

Can Arkadaşın - O bir insan değil melekti. Kendini değil insanları düşünür herkesin imdadına yetişirdi. Herkesin elinden tutardı. Şimdi ailesi kadar biz de yetim kaldık. Allahım Yarabbim biz kendisinden razıyız sende ol

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 07 Nisan 09:48
05

Kalaycılı - Bir insan bu kadar sevilir ve Yaradana bu kadar güzel yolcu edilir di. Kalaycı Mahallesi çok değerli bir şahsiyeti kaybetti. Allahım rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah. Ailesine sevenlerine sabırlar diliyorum

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 07 Nisan 09:46
04

Komşuları - Allah rahmet ve merhametiyle muamele eylesin inşallah. Mahallemiz çok değerli bir şahsiyeti kaybetti. Çok kıymetli merhamet timsali bir insandı. Kendinden çok komşusunu akrabasını ailesini düşünürdü. Herkes cenazede gördü. Mahallemiz nadir böyle kalabalık cenazeye şahitlik etti. Allahım bu mübarek günler hürmetine Rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşallah

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 07 Nisan 09:44
03

Cemil ANKIT - Allah rahmet eylesin. Mekanı Cennet olsun. Allah yakınlarına sabırlar versin.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 07 Nisan 09:41
02

İlhami Açan - Allah mekanını cennet etsin kardeşim

Sabırlar diliyorum

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 07 Nisan 07:14
01

Malazgirtli82 - Inna lillahi ve inna ileyhi raciğuun.

Katma mülke haram malı

Fayda vermez kilim halı

Bu emanet olan canı

Vermemeye care mi var.

Allah cc sabirlar versin abey.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 06 Nisan 23:20