Merhamet 

Maydanoz satan teyze

Genç delikanlı,

Köylü pazarına girdi.

Önüne ilk gelen tezgaha yanaştı.

Tezgah da değildi aslında, yere serilmiş branda üzerinde,

Maydanoz ve roka satılıyordu.

Yaşlıca bir teyze başındaydı.

Teyze bana bir demek maydanoz verebilir misin?” dedi.

Teyze;”Tabi evladım hemen” diyerek bir demet maydonozu aldığı gibi şeffaf poşete koyarak genç delikanlıya uzattı.

Al yavrum” dedi.

Genç delikanlı ücreti verecekti.

Elini cebine attı,

Ama ne cüzdanı ne de verecek parası vardı.

Maydonozu veren teyzeye,

Teyze, kusura bakma ben parayı evde unutmuşum. Almasam olmaz mı?” dedi.

Teyze soğuk ve yağışlı havada,

Üç-beş kuruş satış yapmak için geldiği pazarda

Genç delikanlının yüzene bakarak:

Olur mu evladım? Al sen sora verirsin” diyerek

Maydonozu uzattı.

Genç delikanlı, almak istemedi. 

Ancak, teyzenin ısrarına dayanamayarak aldı,

En kısa zamanda sana parasını vereceğim” dedi.

Teyze ise,”Canın sağolsun evladım, olursa verirsin” dedi.

Delikanlı:

“Arka cebinden çıkardığı paralarını sayarak, teyzeye belki o gün belki de birkaç pazarda kazanamayacağı parayı uzatmış, almasını istemişti.

Teyze şaşkın;

Evladım param yok demiştin. Bu ne?” dedi.

Delikanlı;

Teyzem ben seni sınamak istedim. Sen çok güzel insansın. Bu soğukta gelmiş burada üç kuruş kazanmak için bekliyorsun. İçimden geldi. Lütfen al bu parayı. Katkım olsun” diyerek,

oradan ayrılırken,

Peşinden bakan teyze,

Sevinçten gözünden damlayan göz yaşlarını siliyordu....

 

 

.....

 

 

Mendil satan çocuk

 

10-11 yaşlarında çocuk,

İşlek cadde üzerinde,

Bir ağacın dibinde yere serdiği kartonun üzerine bağdaş kurarak oturmuştu.

Önünde ise 5-6 adet kadar mendili

Satıyor.

Arada ise elini çenesine koyarak bekleşiyor ve

Sesi çıkmıyordu.

İsteyen olursa mendil verip parasını alıyordu.

Yanına bir delikanlı yaklaştı.

O da bağdaş kurarak oturdu.

Bakıştılar,

Delikanlı, çocuğa:

Mendil mi satıyorsun?” 

Çocuk,”Evet ağabey mendil satıyorum” dedi.

Delikanlı, “ Neden, niye satıyorsun? Baban yok mu senin?” diye sorunca,

Çocuk mağrur bakışları ile:

Anneme katkı olsun diye satıyorum. Babama haksız yere suç attılar. Hapishanede yatıyor. Eve katkı sağlamam lazım ağabey” dedi.

Delikanlı,

Hastaymış gibi yaparak öksüroyor.

Ardından, “Benim de kimsem yok, sokaklarda kalıyorum, galiba üşütmüşüm soğuktan, burnum da akıyor” deyince,

Çocuk, “Ağabey mendil vereyim sana, böyle olmaz” dedi.

Delikanlı:

Hayır, olmaz, sen onlardan para kazanıyorsun, oysa benim sana verecek param yok” dedi.

Çocuk, “Ağabey olsun ne demek. Al lütfen” diyerek önündeki satmak üzere getirdiği mendili açarak delikanlıya uzattı.

Delikanlı bununla da yetinmeyerek,

Dünden beri hiçbir şey yemediğini ve çorba içmek istediğini dile getirince,

Çocuk, “Ağabey bende 5 lira var. Al bunu git çorba iç afiyet olsun” deyince,

Delikanlı, “Hayır olmaz, sen bütün paranı bana veriyorsun. Yapamam olmaz ben alamam” diye ısrar etse de,

O mangal gibi yüreği olan çocuk:

Ağabey al lütfen. Olsun sende olursa bana verirsin. Açsın sen. Ben kazanırım yine” dedi.

Delikanlı, parayı alırken,

Senin adın ne idi?” dedi.

Çocuk, “Ahmet” dedi.

Delikanhlı, “Tamam ama Ahmet bu para bana ödünç. İlk fırsatta sana geri vereceğim” dedi.

Çocuk,”Parayı geri verir düşüncesiyle. Tamam abi olunca verirsin. Sen git çorbanı iç” dedi.

Delikanlı yerinden doğrulup kalkarak oradan uzaklaştı.

Az ileriye gitti.

Çocuğu izliyordu.

Çocuk, kafasını öne eğmişti. 

Sabahtan beri kazandığı parayı tanımadığı birine vermişti.

Acaba satış yapabilecek miydi? Diye düşünüyordu.

Delikanlı çıka geldi.

Ahmet...Naber?” deyiverdi.

Çocuk, yarı şaşkın. “Ağabey içtin mi çorbanı?” dedi.

Delikanlı ise, “Evet içtim” diyerek,

Önce çocuğa mendili verdi. Ardından aldığı 5 Lirayı.

Çocuk, “Ama ağabey...” dedi. Ama O dinlemedi.

Delikanlı, “Ahmet doğru söyle sen günde kaç lira kazanıyorsun?” diye sordu. 

Çocuk ise,”Belli olmuyor bazen 15, bazen 25 lira “ diyor.

Delikanlı bu konuşmanın ardından

Cebinden çıkardığı paralardan sayarak,

Ahmet’e uzatıyor:

Ahmet al bunu bir haftalık kazancın. Sen güzel bir çocuksun. Allah bahtını açık etsin” dedi.

Çocuk, “Hayır, alamam ağabey ben bunu hak edecek ne yaptım ki?” dedi.

Delikanlı, “Çok şey yaptın. Bana kazandığın tüm paranı verdin. Tanımadığın ve eve katkı sağladığın halde. Bu para sana helal” dedi.

Çocuk birkaç kez, “Alamam, alamam...” dese de.

Delikanlının ısrarına dayanamadı. 

Parayı aldı.

Delikanlı oradan uzaklaşırken,

Ahmet aldığı paranın sevinci ile yerdeki mendilleri toplayarak, tebessümle hızlıca eve doğru yollandı.

Merhamet,

Güzel yüreklilik böyle olsa gerek...

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Editör'ün Kaleminden - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.