Namazı kılmak, ikame etmek ve mirac

Namaz kelimesini kullanırken hemen ardından kılmak kelimesiyle birlikte kullanıp “namaz kılmak” terimini dillendiririz.

Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerimde sık sık “Namazı ikâme et” emri geçer. (Bakara Suresi 3, İbrahim Suresi 40, Nisa Suresi 103 v.b) Bizim kullandığımız “namazı kılmak” ifadesiyle “ikame etmek” terimi acaba aynı şeyler midir? Bir bakalım.

İkame bir şeyi ayağa kaldırmak, düzgün ve sağlam bir şekilde dikmek demektir.

Yap değil, düzelt, ayağa kaldır demek. Namazı nasıl ayağa kaldıracağız? Buradan anlıyoruz ki namazın cesedi yanında ruhu da varmış. Ayağa kaldırılması gereken yönü varmış.

Bu konuda İslam âlimleri şunları söylerler;

Öncelikle namazlarımız vaktinde, şartlarına riayet ederek, samimiyet ve huşu içerisinde eda edilmelidir. İkinci aşamada ise okunan ayet, sure ve duaların anlamlarını düşünerek, belki bir daha nasip olmaz düşüncesiyle sanki son namazımızı kılıyormuş gibi kılmaya gayret gösterilmelidir. Bir sonraki aşamada ise doğru yolda kalmanın ve âlemlerin Rabbine teslim olmanın göstergelerinden bir olarak namazı görmeli, üzerimizdeki sayısız nimetlerin sahibi olan Yüce Allah’ı tanıyıp O’na ait olduğumuzu bedenimiz, benliğimiz ve ruhumuzla hissetmeliyiz. Günde beş vakit Yaratanımızın huzuruna çıkarak, yenilenmeli, şarj olmalı ve hayata hazırlanmalıyız.

Bununla birlikte namazı ikame etmek demek,

Kimin huzurunda olduğunu bilerek hareket etmek demektir.

Namazı ikame etmek, hayata namazı, namaza da hayatı taşımaktır. Yani namaz halini hayatın her alanında sürdürmektir. Namazdan sonra namaz ruhunu yaşatmaktır.

Allah’ın dışındaki her şeyi tekbirle beraber elinin tersiyle arkasına atmaktır.

İkame edilen namaz bizi manen miraca çıkaran namazdır.

Namaz bizi ayağa kaldırıyorsa bizi ikame ediyor demektir.

Bütün bunların sonucunda hakkıyla yerine getirilen namaz ibadetinin insana katacağı değeri Rabbimiz, Ankebut Suresi 45. Ayette “(Resulüm!) Sana vahyedilen Kitab’ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, her türlü hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.” İfadeleriyle açıklamaktadır.

Saygıdeğer okuyucularım;

Namazın ikame edilmesi konusuyla bağlantılı olduğunu düşündüğüm bir meseleye kısaca temas etmek isterim.

Meryem Suresi 59. Ayette rabbimiz “Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.” Buyurur. Bu ayette namazı terk ettiler değil de namazı zayi ettiler ifadesi de çok manidardır. Namazı zayi etmek demek terk etmenin, ihmal etmenin daha ilerisinde, namaz kılma duyarlılığını kaybetmek, içini, ruhunu boşaltmak gibi anlamlar taşımaktadır.

Bu açıdan bakıldığında kıldığımız namaz bizi şekillendiren, kötülükten koruyan, yanlışa adım atmayı engelleyen, bizi iyilerden olma yoluna yönlendiren özellikte olmalıdır.

Bu ruh ve şuurla ikame edilen namazlara ulaşma dileğiyle idrak ve ihya edeceğimiz Mîrac kandilinizi tebrik ediyor, size, ailenize, şehrimize, ülkemize ve İslam âlemine hayırlar getirmesini rabbimden niyaz ediyorum.

Sakarya İl Müftüsü

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Başiş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.