Ezber bozan tespitler 4

Dostlarımızın  WhatsApp'ta paylaştığı; biraz keskin, ezberleri bozan, bazen de marjinal diyebileceğimiz  ve bizim de ekseriyetle katıldığımız bazı düşünce ve tespitlerini, daha önce üç yazı halinde yayınlamıştık.

Bu yazımızda da bu tespitlere devam edelim.

* Sınıfsız tek toplum, tevhid üzere yaşayan İslam toplumudur. Bu yüzden İslam’da fertlerin birbirlerine saygısı (tazim) değil, birbirlerinin mahremlerine hürmetleri vardır. Peygambere bile saygı (tazim) yoktur. Onun risâletine hürmet vardır.

*Siyonist basın, her toplumun psikolojik tepkimelerini iyi tahlil edip, algı operasyonlarını o çerçevede yönetir. Türk toplumunu da iyi tahlil ettiklerinden, bu topluma kimi kabul ettirmek istiyorlarsa, projelerinde kimi kullanacaklarsa, sanki bütün dünya ona düşmanmış ve o bütün bu başarılarını o kadar düşmana rağmen gerçekleştirmiş gibi bir algıyla, onu toplumun gözünde bir kahraman yaparlar.

*Hiç sahip olamayacağı yerli otomobile sevinen asgari ücretli ile, tuttuğu takımın hiç dokunamayacağı kupayı kazanmasına sevinen taraftar arasında "akılsızlık" konusundaki farkı nedir?

*Sorgulamaktan vazgeçmek, tefekkürden vazgeçmektir. Tefekkürden vazgeçince akıl devre dışı kalır, düşünsel üretim biter, hep ezberden yiyen statik algı başlar.

*Sorunların üstesinden gelemeyince, ortamdan, şartlardan veya şahıslardan şikâyet etmek zayıflıktır. Oysa kimseye kaldıramayacağı sorun olacak bir yük yüklenmez. Zayıflar, onları sorun yapıp çözemedikleri gibi, kendileri çevrelerine sorun olurlar.

*Yöneticisiz olunamayacağına inanan insanlar, kendini dahi yönetmekten aciz, köle tabiatlı, koyun mizaçlı insanlardır. Bunun nedeni yüzyıllardır insanoğlunun özgür bir dünyaya değil, gardiyanı anne baba olan, adına aile denilen bir hapishaneye doğmasıdır. Çocuk doğar doğmaz, ebeveyn çocuğuyla ilgili kariyer hesapları yapmaya başlar. Zira o çocuk, Allah'ın eğitmeleri için emanet verdiği bir Allah kulu değil, kendileri onun sahipleridirler.

Terbiye ise, bir hayvan terbiyecisi mantığıyla "cıs" "kaka" "öcü" gibi korkutma ve yasaklama sözcükleri, "yap" yapma" gibi "deh" "çüş" vâri yönlendirme sözcükleriyle ve sadece otorite kurmaya dayalı bir terbiye anlayışıyla büyütülmüştür.

Tarih boyunca kaç kişi, güzel bir ahlak üzere yaşayarak çocuklarına sadece öğüt verme ve sorunlarını birlikte çözme konusunda yardımcı olup, onlara hiçbir şekilde baskı kurmayıp emanet bir kul titizliğiyle yetiştirilmiştir.

Ebeveyn, kendileri için çocukları üzerine kariyer hesapları yaptıklarından, güzel birer örnek anne baba, sevgi dolu bir aile olmak yerine, çocuklarını daha bebekken bakıcılara ve anaokuluna teslim ederler. Amaç; ideallerindeki doktor, mühendis vs. gibi kariyerlere ulaşmaktır.

Kimse çocuğum benim yanımda özgür, özgün, ahlaklı, kişilikli, yalansız, dürüst adil, tevhid ve fıtrat üzere bir birey olsun, mesleğini de kendi seçsin, kariyerini kendi yapsın, yalancı bir siyasetçi olup en üst makamlarda  olacağına, dürüst, ahlaklı, kişilik sahibi, vicdan, akıl, fıtrat, adalet ve tevhid üzere yaşayan bir simitçi, bir ayakkabı boyacısı, bir esnaf olsun demez.

 Nedense bu meslekler "cıs" "kaka" "öcü" mesleklerdir. Bu yüzden insanların yöneticisiz ve çobansız yapamamaları çok normaldir. Bu konuda delilleri de vardır.

Peygamber "üç kişide yolculuğa çıksanız, içinizden birini emir seçin" demiş. Sanki peygamber "kendinizi bir çoban seçin" dedi. Peygamberin kastı "onların işleri istişareyledir" ayetine uygun amel edebilmek için içinizden bir "istişare emiri" seçindi.

*Hayvan hakları, kadın hakları, insan hakları. Amenna öptük başımıza koyduk da hani erkek hakları?

* YALNIZLIK Yalnızlık nedir bilir misin? Etrafında birçok sevdiğin ve sevenin olmasına rağmen sesini duyacak kimsenin olmamasıdır.

Yalnızlık nedir bilir misin? Sana açık birçok kapı olmasına rağmen, girecek bir tek kapının olmamasıdır.

Yalnızlık nedir bilir misin? Konuşanın çok, ama seni dinleyen hiç kimsenin olmamasıdır.

Yalnızlık nedir bilir misin? Gerçekte herkesin yalnız olduğunu bildiğin halde, onların bu yalnızlıklarını bilmediğini görmektir.

Yalnızlık nedir bilir misin? Seni anlayan tek kişi zannettiğin kişinin de, seni anlamadığını fark etmendir. İşte bu senin depremindir. Bütün umutlarının yok olmasıdır. Bütün genişliğine rağmen, koskoca Dünyanın sana bir kabir kadar dar gelmesidir.

* Bu gün önümüze sandık konsa, herkes yine kendi yalancısını seçer. Çünkü biz çok kolay yalan söyleyen "yalan sevici" bir topluluğuz.

* Köleler, kendilerini köle edinen efendilerine değil, onları özgürlüğe çağıranlara düşman olurlar.

*İnsanların birbirlerine sevgiden daha büyük ikram, tebessümden hediyeleri yoktur.

*Milli eğitimde (öğütümde) "mil" kimin elindeyse "öğütüm" onun istediği kıvamda olur.

*Allah, Allah'ın hükmüyle hükmetmeyenleri ve onların destekçilerini galip eylemez. Küfürlerini arttırmaları için onlara sadece fırsat verir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Karagüzel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.