Eski siyasi anlayış

Siyaset farklı bir kültür ve

Farklı bir argümandır.

Eski siyasileri bilirim,

Gerek TBMM’de,

Gerekse Başbakandan ya da

Bakandan bir şey isteyecekse,

Kapısında sabahlar, hatta

Sert çıkış da yapar.

Haklı ise,

Hele de seçildiği memleketinin hakkını arıyorsa,

Çatır çatır konuşur.

 

Örnek mi? 

Verelim;

ANAP Sakarya Milletvekili merhum Mustafa Kılıçaslan.

İYİ Parti Sakarya İl Başkanı Selçuk Kılıçaslan’ın Babası

Bir gün

Karasu’da,

Seçmenlerinin haklı tepkisi ile karşılaşır.

Biz seni neden seçtik? Sen bizim hakkımızı nasıl savunmazsın? Neden fındık para etmiyor? Her fındık üreticisi sürünüyor... vs. vs...” 

Diyerek,

Kılıçaslan’a sitemde bulunurlar.

Kılıçaslan bu..

Hem inat, hem de aynı zamanda

Kararlı biri.

Ankara’ya döndüğünde,

Hatırladığım kadarıyla,

ANAP Grup toplantısı sonrası,

Merhum Başbakan, Cumhurbaşkanı (Allah Rahmet Eylesin)

Özal’ın önüne geçer ve:

Efendim acil konuşmamız lazım” der.

Özal:

Mustafa acil değilse sonra konuşalım. İşim var” der.

Kılıçaslan:

Efendim acil, acil olmasaydı karşınıza dikilmezdim der.

Özal, “Gel bakalım, mesele neymiş?diyerek içeriye davet eder.

Ardından:

Söyle bakalım Mustafa sorun ne?” der.

Kılıçaslan:

Efendim ben Sakarya, Karasuluyum. Oradan seçildim. Fındıkçı önümü kesiyor ve bana sitemde bulunuyor. Fındık fiyatları ile ilgili ciddi şikayetler var.” der.

Rahmetli Özal:

Sorun bu mu Mustafa? Senin ne kadar fındığın var söyle hele” der.

Kılıçaslan çileden çıkar:

Ne demek ne kadar fındığım var? Efendim mesele benim fındığım değil. Sakarya’nın, Karasu’nun, Kocaali’nin meselesi” der...

Sonrasını hatırlamıyorum.

Ama bu konuşma Özal’ın zoruna gitmiş olmalı ki,

Kılıçaslan ikinci dönem milletvekili adayı gösterilmedi.

Fakat, durmadı ve

Yılmadı.

Seçildiği seçmenin sorununu her platformda dile getirmekten çekinmedi.

Kimseden korkmaz,

Kimseye eyvallahı yoktu.

Öyle ki,

Rahmetli Kılıçaslan,

Bu kararlılığı sayesinde üçüncü dönem yeniden milletvekili adayı gösterilmiş ve milletvekili seçilmişti. 

 

Rahmetli ile milletvekilliği sonrası,

Eczanesinden arta kalan zamanlarda, 

Sık sık,

Tabiri caizse,

Haftanın en az 3-5 günü

O zaman ‘Hayat Hastanesi’ olan

Şimdiki ‘Bilge Hastanesi’ nde

Dr. İsmet Kartal’ın ofisinde görüşürdük.

 

Günü,

Gündemi değerlendirirdik.

Kendisine has

Oturuşu,

Üslubu,

Hitabeti

Çok farklıydı.

 

Nereden girdim bu konuya bilmiyorum.

Aklıma geldi,

Sizlerle paylaşmak istedim.

Dostlar;

O dönemin hatırladığım kıymetli milletvekillerinden

Nihat Akpak,

Ahmet Neidim,

Nevzat Ercan,

Ersin Taranoğlu,

Mümtaz Özkök,

Mehmet Gölhan (Merhum),

Cevat Ayhan (Merhum),

Ayhan Sakallıoğlu (Merhum),

Osman Fevzi Zihnioğlu,

Münir Kutluata..

Aklıma gelenler…

Kalın sağlıcakla..

Güzel Söz:

İmkansızla imkan dahilinde olanın arasındaki tek fark,

İnsanın kararlılık derecesidir. 

Thomas C. Lasorda

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.