Bırakın insanlar mutlu olsun

“Dünyanın en zor hissi; kendini ait hissetmediğin bir yerde bulunma zorunluluğudur.”

Hangi yaşta olursanız olun, insana istemediği hoşlanmadığı şeyi yaptırmak zulmetmektir...

İstemediğiniz şeyleri yapmaya maruz kaldığınız da bu durum sizin kötü hissetmenize buna sizi zorlayan kişilere öfke beslemenize ve en kötüsü buna izin verdiğiniz karşı koyamadığınız için kendinize kızmanıza neden olur.

Basit şeyler belki ama sevmediğiniz bir bamya yemeğini size zorla yedirdiklerini düşünün ,ömrünüz boyunca bamya görmek istemeyeceksiniz.

Beğenmediğiniz bir kıyafetin giydirilip onunla dolaştırıldığınızı, kendinize yakıştırmadığınız için herkesin sizi komik bulduğu hissene kapılacaksınız.

Zorla ev oturmasına götürüldüğünüz de hani derler ya yer yarılsa da içine girsem dediğiniz ve saatin çabucak geçmesini eve dönmeyi istediğinizi hatırlayın.

Ya da saçınızın kesimine sizin değil de başkasının karar vermesi gibi saçlarınızı uzatmak isterken kısacık kestirip sizin aynaya küsmenize sebep olduklarını unuttunuz mu?

Belki ahçı olmak istiyordunuz ama aileniz sizi istemediğiniz sevmediğiniz bir bölümü okumanız için ısrar etti o okulun uzaması, bitirme hevesinin olmaması aklınız da hep hayalinizdeki mesleğin yer ettiğini bu yüzden de asla şevkle çalışamadığınızı.

Örnekler çoğaltılabilir.

Yaşamımız da evimizin içinden yakın çevremize her yerde denk geleceğimiz basit örnekler uzar gider.

Belki bunlar böyle bakıldığın da masum şeyler gibi gözüküyor ama asla ve asla unutulmuyor.

Geçmişime dönüp baktığımda aklıma çok hevesle aldığım büyük ayakkabıları üst üste giydiğim çoraplarla ayağıma oldurmaya çalıştığımda geliyor, sevmediğim bir elbiseyi giymemek için ağladığımda.

Biri benim tercihimdi severek heves ederek aldığım büyük bile olsa benim kararımdı hatırladığımda gülüyorum, diğeri büyüklerimin kim bilir rengimi modelimi hoşlarına gitmişti yada peşinden küçüklere kalır onlar da giyer diyerek aldığı bir elbise, zorlatılmıştı, o anı düşündüğümde hemen yüzümün ifadesi değişiyor.

Ruhumuzu etkiliyor bunlar sonra da hayatımıza yansıyor.

Anne ve babalarımızda olan durum bu kendi yaşayamadıklarımızı yapamadıklarımızı çocuklarımız da görmek onlarda bu hayalimizi, gerçekleştirebilmek, yaptırabilmek çabası var.

Maalesef unuttuğumuz onlar bizim hayallerimizdi, çocuklarımızın değil, onların hayalleri başkaydı.

Biz her zaman onlara yanlarında olduğumuzu hissettirmeliyiz.

Hayatta hiç bir şey zorla yapıldığında olmuş gibi gözükse de olmuyor.

Çok sevdiğim ‘’Son Vagon ‘’ hikayesini sizlerle paylaşmak isterim.

Annesi ve babası, her yıl oğulları Martino'yu yazın büyük annesinin yanına gönderirken tren de ona eşlik edip bir sonraki gün aynı trenle eve dönerlerdi.

Biraz büyüdüğünde Martino anne ve babasına dedi ki:

Artık büyüdüm, bu yıl büyük annemin yanına tek başıma gitmeyi denesem, ne dersiniz?

Kısa bir tartışmadan sonra anne ve babası bu konuda fikir birliğine vardılar. İstasyon platformunda ona el sallayıp uğurlarken ve vagonun penceresinden son tembihlerini yaparken Martino aynı şeyleri tekrarlamaya devam etti:

Evet , biliyorum, biliyorum, yüzlerce kez söylediniz...!

Tren kalkmak üzereydi ki babası:

'Oğlum eğer birdenbire kendini kötü hissedersen ya da korkarsan bu senin için' dedi ve oğlunun cebine bir şey koydu.

Ve çocuk artık tek başınaydı, vagonda oturmuş, yanında annesi babası yokken, ilk kez yalnız, pencereden dışarı bakıyordu.

Etrafında yabancı insanlar birbirleriyle itişip kakışıyor, gürültü yapıyor, kompartımana girip çıkıyorlardı, kondüktör yalnız yolculuk yaptığına dair bir yorum yaptı, birisi ona acır gibi baktığında ise çocuk aniden ilk kez kendini rahatsız hissetti ve bu rahatsızlık her bakışla daha da arttı.

Artık korkuyordu.

Başını önüne eğdi,

Koltuğun köşesinde adeta büzüştü ve gözyaşları yanaklarından süzülmeye başladı. İşte o anda babasının cebine bir şey koyduğunu hatırladı.

Titreyen elleriyle, el yordamıyla o küçük kâğıt parçasını buldu ve açtı.

Kağıtta şunlar yazılıydı:

"Oğlum, biz son vagondayız"

Çocukların gitmesine izin vermeliyiz, onlara güvenmeliyiz ama korktuklarında da son vagonda olmalıyız.

Ne kötüdür insanın yaşamak istediği hayatla yaşamak zorunda kaldığı hayat arasında sıkışıp kalması mutluluk maskesini takıp yaşıyor gibi yapması

Sonra haberlerde şahit oluyoruz. İşinden eşinden okullardan şikayetler...

Kavgalar cinayetler boşanmalar intiharlar.

O kadar çoğaldı ki kendini yalnız ve mutsuz hisseden çareyi şiddette kendine yada çevresine zarar vermekte buluyor.

Artık kimse kimseyle dostane samimi konuşmuyor birbiriyle dertleşmiyor. İnsanların birbirine güveni kalmamış. Yazık ediyoruz hayatlarımıza kendimize .

Bırakın eşiniz çalışmak istiyorsa çalışsın okumak istiyorsa okusun , çocuğunuz mutlu olacağı mesleği yapsın.

Mutluluk ve mutsuzluk bulaşıcıdır.

Etrafınızdaki insanlar kadar mutlu yada mutsuzsunuz.

Mutlu olmak her şeye sahip olmak değil, sahip olduğun kadarını her şey yapabilmektir

Bırakın herkes seçimini yaptığı ihtimallerde mutlu olsun.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serpil Başer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.

08

Elif Şişik - Samimi bir yazı kaleme almışsınız. Üslup da güzel. Teşekkürler

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 15 Ocak 00:24
04

Papatya - Merhaba okurken ben de eskilere gittim.Annem bana Beden Eğitimi dersinde kadife eşofman almıştı ve giymem için diretmişti.Herkes cicili bicili eşofman giyerken ben kadifelerle çok utanırdım.Şimdi ise asla oğluma zorla birşeyi giydirmem,mahçup olmasın varsın istediğini giysin.Ben giymem ama ona giydiririm ??? Yüreğinize sağlık

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Ocak 10:36
03

Kader - Serpil Hanim nasil güzel dile getirmisiniz bir coğumuzun yaşadığı ve göz ardı ettigimiz sorunları.

Şimdi düsunuyorumda bende yasadim bu duyguları.Kucuk ama buyuk sorunlar

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 13 Ocak 23:35
02

Bir Kadın - Yüreğinize kaleminize sağlık ne güzel anlatmışsınız.... Keşke herkes anlayabilse... ?❤️

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 13 Ocak 13:28
01

Balarısı - Bu muhteşem yazıların devamını bekleriz yüreğine sağlık

Tebrikler

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 13 Ocak 13:23


Anket Sizce erken seçim olur mu?