Hırsızın şikayet etme hakkı yok!..

ADINA; ister TL veya döviz krizi, isterse faiz veya dış güçler krizi, isterse yükselen raf fiyatları krizi, isterse de pandemi, virüs, global kriz ne derseniz deyin Türkiye'de iktisaden, kısmen reel, kısmen göreceli bir kriz mevcuttur!..

Tıp ilminde teşhis, tedavinin olmazsa olmazıdır.

Teşhis yapılmadan tedaviye başlayamaz, hastayı kurtaramazsınız.

Türkiye'de de iktisadi teşhis olmadan tedavi ancak pansuman tedbirdir, çözüm değildir!

Şimdi yazımızın başlığında ne dedik; hırsızın şikayet etme hakkı yoktur!

Hırsızı hep beraber bulalım!..

Devlet organı, devlet aparatını topladığı vergilerle çevirir, bütçesini vergilerden teşekkül ettirir, finanse eder, hizmetleri onunla yapar, memur ve işçilerin maaşlarını onunla öder.

Peki vergiyi kim öder?

Esnaf, iş insanı, çalışanlar ve tüketiciler yani gerçek ve tüzel kişiler! Yani vatandaşlar ve onların kurduğu müesseseler.

Şimdi bakalım Türkiye'de vergi nasıl ödeniyor?

Ülkemizde beyana dayalı KDV 167,1 milyar TL tutarında tahakkuk etmiş ancak bunun 46,4 milyar TL’si tahsil edilebilmiş. Başka bir ifadeyle toplanması beklenen KDV'nin sadece yüzde 27,8’i tahsil edilebilmiş.

Bu ne demek; esnaf yani KDV'li mal satanlar, devlet ve milletin hakkı olan 115,3 milyar TL'yi çalmışlar. Yani %72,2’sini cepte tutmuşlar. Yani tüketiciden devletin hakkı olarak emaneten aldıklarının 3/4'ünü yani her 4 TL'den 3 TL sini devlete ödemeyerek çalmışlar.

Peki diğer vergilerde durum nedir?

Aynı dönemde tahakkuk eden 1 trilyon 267 milyar lira verginin de yalnızca 616 milyar 830 milyon lira yani %48,7’si toplanabilmiş. Yani devletin hakkı olan her 2 liradan 1 lirasını mükellef çalmış!

Sevgili okurlarım;

- KDV olur devlete ödenmez,

- Vergi olur devlete ödenmez,

- Elektrik kullanılır faturası ödenmez,

- Su kullanılır ödenmez,

- SGK primi ödenmez,

- İşsizlik sigortası ödenmez,

- Çöp vergisi ödenmez,

- Kamu arazisine çökülür devlete ödenmez,

- Yüzlerce meslekte iş yapılır ne SGK, ne işsizlik vs. prim ödenmez, vergi bildirilmez, işler kaçak yapılır,

................

OECD ülkeleri içinde vergi toplamada sondan 4. sırada olunursa bu ülkede ödemeler dengesi, denk bütçe, hizmetler, yatırımlar velhasıl ekonomi nasıl yürüyecek?

Bunları niye yazdım?

Devletten bu kadar çalanlar utanmadan Türkiye’yi Avrupa ülkeleriyle mukayese ediyor!

Örneğin; “Almanya'da devlet pandemide işverene şu kadar, şöyle şöyle ödeme yaptı, bizde niye olmuyor?” diye hükümeti eleştiriyorlar.

Yani hırsız, ödemediği vergiyi çalmakla yetinmiyor, ödediğini de geri istiyor (vergisini dürüstçe, eksiksiz ödeyen küçük esnafa can kurban).

Unutulmasın ki; Almanya, tahakkuk eden verginin %99'unu toplayan bir ülke… Türkiye'deki esnaf ve mükellefler %99 vergiyi önce ödesinler, sonra talep etme hakları olsun.

Sizce de, hırsızın utanmadan şikayet etme hakkı yüzsüzlükten de öte bir şey değil mi?

İktidara gelince;

Pansuman tedbirlerle bu işler düzelmez!

Vergi tahakkuk etmişse o 85 milyon vatandaşın hakkıdır.

Ne yapıp edip o vergiyi toplamalısın.

Oy kaygısıyla vatandaşın hakkını gasp ettirmemelisin!

Son söz;

Bu kadar az vergi toplayabildiği halde, bu kadar hizmet yapabilmekte şapka çıkarılacak bir icraat ve bu ancak bizim hükümet ve devlete özgü olsa gerek.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamdi Yuluğ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce erken seçim olur mu?