Deprem   

Farkında mısınız bilmiyorum ama,

Deprem sürekli kendisini hatırlatıyor.

Ülkemizde hemen her gün,

İrili ufaklı depremler meydana geliyor.

Ve biz Sakarya olarak bu deprem hattının içinde yer alan illerin başında geliyoruz.

17 Ağustos 1999

Sesimi duyan var mı?’ 

Çığlıklarını unutmayalım!

Her an, hatta

Belki de şimdi

Deprem olabilir.

Yine binlerce yuva yıkılır,

Onlarca,

Yüzlerce insan ölür,

Yüzlercesi de yaralanır.

Allah korusun’

Olmaz inşallah,

Ama kaçınılmaz gerçek bu.

Deprem uzmanları,

Jeofizikçiler her zaman;

Deprem değil, binalar öldürür’ açıklamaları ile,

Yaşadığımız alanları iyi seçmemiz gerektiğine dikkat çekiyorlar.

Bizler ise,

Nasılsa geçti’ diyerek önümüze bakıyoruz.

Bizi yönetenler de,

Sürekli, ‘Kentsel dönüşüm’ sloganları atarak

Açıklamalar yapıyor ama…

Gördüğünüz gibi

Ortada somut bir şey yok.

Hoş,

Onların tarafından baktığımızda da,

Konunun öyle ‘Yaptım, oldu’ mantığı ile çözümlenemeyeceğini öğrendik.

İyi de,

Vakit geçiyor.

Şu an birçok belediye AK Partili başkan tarafından yönetiliyor.

Ne yapıp edip,

Bu konuyu masaya yatırarak

Gereken ne ise yapılmalı hatta

Diretilmeli!

Kimsenin canı,

Kıymetsiz değil.

Sonuçta vatandaş, 

Güçlü ve güvenilir yapı yapmalı,

Ya da onları tercih etmeli…

Yönetenler de bu bağlamda takipçi olmalı.

Sakarya neredeyse her 25-30 yılda bir bu sıkıntıyı yaşıyor.

Vakit daralıyor.

Yeniden 17 Ağustos sendromunu yaşamamak için,

Hasarlı binaların yıkılması,

Gerekirse istimlak edilmesi

Ve Kentsel Dönüşüm için de acele edilmesi gerekiyor. 

 

 

Hasarlı binalarda öğrenci ve mülteciler oturuyor

 

Şehirdeki bir başka sorun ise

Hasarlı binalarda kimleri oturduğudur.

Kendi binalarında oturmaya korkup

Sağlam yapılarda oturanlar,

Maalesef,

Hasarlı,

Oturmaya cesaret edemedikleri binalarında,

Mülteciler veya

Üniversitede okuyan öğrenciler oturuyorlar.

Ne için?

Kira gelsin de, nasıl gelirse gelsin’ mantığı ile

Üç kuruş para için..

Bu konuda da gereken yapılmalı.

Çünkü,

Yorgun ve hasarlı binalar

Depremde ilk yıkılabilecek binalardır.

O binalar,

İlk sarsıntıda

Tuz-buz olacak.

İçimiz yanmayacak mı?

Elbette yanacak.

Üzüleceğiz,

Ah.. keşke..!’ diyeceğiz.

Ama nafile.

Ölen öldüğüyle kalacak,

Hayat bir şekilde yine devam edecek.

Çok söyledik ve

Yine söylüyoruz.

Beyler bu işin vebali büyük.

Kıymetli siyasetçiler,

Yöneticiler

İşi gücü bırakın,

Ne yapıp edin,

Ama şu Kentsel Çözüm konusuna önem verin.

Benden söylemesi.

 

Güzel söz:

Ufacık bir ihmal,

İnsanın hayatına mal olabilir.

Dostoyevski

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.

04

Sait Faik - Emlakçı güzel bir noktaya değinmiş. Bodrum katların eve dönüştürülmesini kim denetleyecek. Bir deprem olursa, bodrumdakiler ne olur? Depreme hiç hazırlık yok.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Ocak 17:03
01

Emlakçı - Bütün bodrumlar, konuta dönüştürülüp kiraya verildi. Nerede belediyeler???

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Ocak 10:29


Anket Sizce erken seçim olur mu?