Çaresiz mülteci

Öncelikle Allah'ım kimseyi mülteci yapmasın yerinden yurdundan evinden barkından etmesin.

Düşünsenize bir gece ya da gündüz elinizde birkaç parça eşyanız var yada yok kucağınızda çocuğunuz bütün anılarınızı emeklerinizi her şeyinizi geri de bırakıp bilinmeyene doğdu gidiyorsunuz.

Başka bir toprak başka bir dil başka kültür ve bambaşka bir yaşama kapı açıyorsunuz.

Kapının ardını görmeden nereye açıldığını bilmeden.

Bura da hayatınızı idame ettirmek zorundasın.

Bütün gözlerin kuşkuyla merakla tepkiyle size baktığı bir yerde…

Nasıl bakarsanız öyle görürsünüz.

Acı duyabiliyorsan canlısın, başkalarının acılarını duyabiliyorsan insansın.

Tabii ki kimse kendi yurdunda yürürken yabancı kişilerle karşılaşmak istemez.

Eviniz de hiç tanımadığınız birinin rastgele yaşaması gibi bir şey.

Hayat bu yarın başımıza ne geleceğini hiç kimse bilemez.

Bazen hayat seni bulunduğun yerden alır, başka bir yere koyar. Ve der ki; buradan devam et.

İnsanlar benim gözüm de ikiye ayrılır.

İyi ya da kötü.

Her milletin iyisi kötüsü olduğu gibi.

Bütün insanlığa kucak açmış İslamın, Müslümanlığın Peygamberi olan Hz. Muhammet'in Ümmetiyiz.

Fakiri garibi mazlumu korumalı kucak açmalıyız.

O kapıyı açmayıp sahip çıkmasamıydık ?

Ölümlerine sebep mi olsaydık. Yok hükmündemi say saydık.

Bize bu mu yakışırdı. İyiliği yap denize at demişler bir mazlumun duası belki de yüzlerce insanı kurtarır.

Haklısınız belki çok fazla sayı da mülteci geldi üstümüze yük bindi ekmeğimiz bölündü.

Bütün acıları tattım ama insanlara muhtaç olmaktan daha acısını görmedim.

Suriyeli Mültecilerin içlerin de canla başla çalışan her gün devlete millete dua edenleri de var.

Bazısı da gerçekten başı boş umursamaz.

Ne yapmalıydık?

İyileri seçip diğerlerini göndersemiydik.

Birde onların gözünden bakalım olaya

Suriyeli üç yaşında çocuğun ölmeden önce söylediği son cümle

Her şeyi söyleyeceğim Allah’a…

Suriyeli bir kardeşim;

‘’Abla’’ diyor,

’’ Bize Suriyeli diyorlar. Evet mülteciyiz. Ne kadar zor bir durum biliyor musun?

’’ Biz de böyle olsun istemezdik. işimi gücümü evimi barkımı bıraktık çıktık geldik.

Burada yaşamaya çalışıyoruz. Hayata tutunmaya ve her an bir arabaya doldurulup geri gönderileceğiz korkusuyla yaşıyorum.

Yerim yurdum belli değil, Şimdi burada yaşıyorum ,burada işime gücüme bakayım, çocuğum burada okuyacak Türkçe öğrensin diyorum , sonra ya geri gönderirlerse bizi o zaman çocuğum Arapça bilmeyecek ne yapacağım ,nereye göre yaşayacağım’’ diyor.

Diken üstünde oturmak bu olsa gerek belirsizlik.

Çaresizlik

Yüreğinde kopan fırtınaların şahidi olmayan anlamaz seni!

Anlamaz bilmeyen ve yaşamayan!

Acı ne demektir keder ne, kader nedir?   

Toprak utandı, çocukları bağrına basar iken,

Kuşlar utandı masmavi gökyüzünde süzülürken,

Ağaç utandı, çiçek utandı,

Bu neyin nesi diye gül utandı rengini kan kırmızıdan aldı diye,

Barış utandı kanatlarına ölü çocuklar takıldı diye,

Bir insanoğlu utanmadı yaptığından…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serpil Başer - Mesaj Gönder

# kadar, gün

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.

01

Osman Karagüzel - Doğru tespitler. Sadece mülteci olmak, vatanından, evinden, toprağından kopmak, mağduriyetin en ağırı olmaya yeter.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 06 Ekim 23:52


Anket Sizce erken seçim olur mu?