Kul Hakkından Ne Anlıyoruz?

Kul hakkı deyince neden hep aklımıza maddi şeyler gelir?

Başkasının maddi hakkını ihlal etmek olarak anlarız da manevi kısmıyla pek ilgilenmeyiz nedense...

Oysa kul hakkı ne kadar geniş bir kavramdır.

Toplumsal olarak bir arada yaşadığımız bu dünyada hepimizin birbiri üzerine sorumluluğumuz olduğu kadar hakkımızda geçiyor elbette…

Kişilerin fikirlerini, yaşantısını veya yaptıklarını küçümsemek, kişiler arasında adaletli davranmamak, sözünde durmamak, yalan söyleyip karşı tarafı mağdur etmek, çevreyi rahatsız etmek, toplumsal kuralları ihlal etmek hep birer kul hakkı değil midir?

Ve özellikle sosyal medya üzerinden başkasının hakkında aslını astarını bilmeden söylediğimiz sözler, ona yönelttiğimiz ithamlar da kul hakkına girmez mi?

Neyin ne olduğunu bilmeden olayın gerçeği hakkında hiçbir fikrimiz yokken; sadece çeşitli kanallardan edindiğimiz bilgiler neticesinde oluşturduğumuz yargılara göre yazıp çizdiğimiz,

Hatta gaza gelip ağır ithamlarla hakaret içeren yorumlar yaptığımız,

Küçük düşürücü tweetler attığımız,

Başkasının gizli bilgilerini açığa çıkararak,

Suizanda bulduğumuz,

İzinsiz bilgilerini fotoğraflarını ve videolarını çekip paylaştığımız

Hatta izlediğimiz nice paylaşımlar hep üzerimize kul hakkı olarak yazılmaz mı?

Bu kadar tanıyıp bilmediğimiz koca bir dünyada kimlerin hakkına giriyoruz acaba?

Hatta başkası adına yaptığımız paylaşımlar, dedikodular, müstehcen ifadeler, izinsiz ve habersiz birilerinin eserleri ve ürünlerini kullanmak, yine sosyal medya üzerinden

Birilerini aldatmak,

Dolandırmak,

Kandırmak,

Hile yapmak hep birer kul hakkıdır bilene….

Toplumsal ilişkilerimizden doğan ve birbirimiz üzerine geçen haklar aslında ez az farkında olduklarımızdır.

İnsan canı, namusu, onuru, inanç ve yaşayışı gibi konularda toplumsal olarak o kadar çok saldırı altında kalıyor ki, kişilik haklarının bu denli ihlal edildiği bir devirde kul hakkını genişletmemiz gereken yerde sıkıştırıp bir yerlere sakladık ve görünmez kıldık.

Bir başka konuda özellikle birlikte yaşadığımız insanlarla aramızdaki hak meselesi…

Olumsuz davranışlarımıza katlanmak zorunda kalan aile üyeleri ya da iş çevresi...

Kimse kimsenin olumsuz davranışına katlanmak zorunda değil ama özellikle aile içinde mecburiyetten katlanılan durumlar da kul hakkında girmez mi?

3 günlük dünyada başkasına eziyet ve kahır oluyorsak ve buna katlanmak zorunda kalıyorsa çevremiz, ne büyük bir kul hakkıdır farkında mıyız?

Bundan büyük kul hakkı var mı?

Örneğin sırf kendi çocuğu olduğu için bir anne babanın çocuğunun olumsuz pek çok davranışına katlanması; kendi hayatını yönetemediği için ailesinin hayatını cehenneme çeviren pek çok yetişkin var günümüzde..

Ya da anne babasına katlanmak zorunda kalan çocuklar yok mudur?

Olumsuz anne baba davranışlarına tahammül etmek zorunda kalan, şiddet gören, ev içinde yok sayılan çocuklar;

Ya da eşler arasında ne ödenmez haklar doğuyor aslında...

Sosyal ilişkilerdeki haklar konusunda gerekli hassasiyeti gösterdiğimizde ancak, insan ilişkilerimizi iyileştirebiliriz.

İnsanın haddini bilmesi çok önemli bir mesele.

“Benim yüzümden çevremdeki insanlar zorluk yaşıyor mu?

Benim hangi davranışlarıma ya da duygularıma tahammül etmek zorunda kalıyorlar” diye sorguya çekmeli insan kendi kendini…

”Ben çevremdeki insanların hayatında ne tür bir etki bırakıyorum, benim hangi olumlu ya da olumsuz davranışlarıma katlanmak zorunda kalıyor” diye inceden inceye düşünmeli insan…

“Ben” sorgusu çok önemli, ben insanlara ne hissettiriyorum?

“Başkalarının benim davranışlarımda hoşnut olmadığı ama görmezden geldiği hangi davranışlarım olabilir?” diye düşünüyor muyuz?

Birileri tarafından tahammül edilmek zorunda olmak ne büyük bir eziyettir karşı tarafa…

Hak konusunda öncelikle empati gerek ama kendi kendimiz üzerine…

Kendimizi sonsuz hür hissettiğimiz bu dünyada, zerre miktarda zarar verdiğimiz her kişinin haklarıyla yüklenip gitmek de var, bu hassas terazinin farkında olup kendimize çeki düzen vermekte…

Tercih yine bizde…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nermin Elmas - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.

02

Halil Soluk - Bu yazıyı tüm Devlet dairelerine asmalı. Yada her işe gelene okutup bu bilinçle çalışmaları sallanmalı.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Ekim 10:10
01

Osman Karagüzel - MÜHİM BİR MEVZUYA DEĞİNDİN ELMAS HANIM. Bahsettiğin gibi kul hakkı sadece maddi anlamda anlaşılıyor. Oysa, karşımızdaki insanı rahatsız ettiğimiz, üzdüğümüz her şey kul hakkına giriyor. Onun için "Tebessüm bile sadaka" kükmüne geçiyor. Selamlar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Ekim 06:17


Anket Sizce erken seçim olur mu?