Allahın da planı var

Gazeteci Yazar Dilipak, aşı karşıtlığı ile biliniyor.

Bir açıklamasında ’20 Ekim 2021’i bekleyin görün’ açıklamasında bulundu.

Ardından,

3. Faz aşı işe Türkiye’de bizi kobay olarak kullandılar. Beyninize data yükleyenler, o datayı silebilirler. Düğmeye bastıklarında sizi de resetleyebilirler. Bunlar biyolojik insanlığın sonu tanımında bulunuyorlar.

Bu insan tipi,

Din, ahlak, gelenek ve cinsiyeti olan insan türünü sona erdirmek isteyen ve bu geçiş kuşağına da Z kuşağı diyorlar. Allah’ı kıyamete zorlamak için insanların ölüme zorlayanların merhamet edebileceklerini sanmıyorum. 

1,5 yılda 17 mutasyon,

7 varyanttan söz ediliyor.

Aşı bu kadar değişken gösterdiği halde,

Siz hangi etkiyi bekliyorsunuz ki?

Dünya’da aşının zorunlu hale gelmesine ön ayak olan,

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) açıklama yaptı:

İki ayrı tip aşı olanlarda kalp rahatsızlığı ve ölüm riski daha yüksek. O nedenle derhal durdurun” açıklamasında bulundular. 

Ama bizde herkes üçüncü tip aşıyı da oldu.

Yani Biontech ve Sinovac karma aşısı olanları tarif ediyor ve 

DSÖ

Bu şekilde aşı olanların ölümcül olabileceğini söylüyor.

Peki bizde ne oluyor?

Üçüncü aşıya insanlar yönlendiriliyor.

İyi de ilk ikiyi yaptınız, üçüncüyü yaptığınızda geçen süre 6 ayı doldurdu.

İlk iki aşının süresi de 6 aydı. 

O da doldu.

Şimdi ne olacak?

2 de Turkovac yapalım mı denilecek?”

E Turkovac’ın yapma süresinde diğerlerinin etki süresi sona ermiş olacak.

Peki, biz “ Türk mRNA ile ilgili bir aşı daha yapalım” mı denecek?

Siz bu insanlara 10 aşı mı yapacaksınız?

Hem Çin,

Hem Alman,

Ardından Türk aşısı,

Ardından bir Türk tipi daha, Protein tipi spreyli!

Bu ne zaman bitecek?

İşte tam da burada,

Ekim 2021’de açıklanması beklenen şey şu..

Bu virüs şekil değiştirdi. Şimdiye kadar olan her şeyi unutun. 

Aşıyı unutun,

PCR’ı unutun.

Çünkü aşı konusu yıprandı. Eskidi..!

Bu proje çöktü.

Bunu ne ilmi, ne ahlaki, ne teknik hiçbir şekilde kabul edilebilir bir yanı yok.

O zaman yeniden bir şey başlatılmalı!

Şu anda dünyanın en büyük çip fabrikaları,

İnsan ve hayvanlara takılacak çip’i üretiyorlar.

O nedenle, dikkat ederseniz cep telefonları ile ilgili çip ve diğer parçalarda üretim aksamaları yaşanıyor.

Aynı şekilde araçlar için de üretilen bu tarz parçalarda aksamalar söz konusu.

Kim yapıyor bu çipleri?

Kim bunlar?

Bu kişiler şu anda,

7/24 insan ve hayvanlara takmayı planladıkları çipleri üretiyorlar. 

Yeni hastalıklara ilaç üretimi 2 ay gibi kısa sürede yapılabilecek.

Çünkü,

mRNA’sını alıyorsunuz.

Orada neyin ne olduğunu, nasıl olduğunu görebileceksiniz.

Diğer yandan,

Yıllardır beklenen sağlık sorunlarına bir çözüm geliyor. Organ yetmezliği, organ sorunu yaşayanların sorunlarına önemli bir çözüm geliyor.” Denilerek, 

Abdurrahman  Dilipak’ın buna karşı gelmesi tepki görüyor deniliyor.

Burada şunu diyorlar;

Çip taktıktan sonra eğitime de gerek yok.

Beyninize bir ek bilgi yüklemenize gerek yok. İnsanlar çip aracılığıyla beyninize istediğini yükleyecekler.

Dolayısıyla insanlar google’ı kullanabilecek.

Dolayısıyla yabancı dil öğrenmeye gerek yok her şeyi nasılsa bileceksin.

Kalp kapakçığında sorun varsa biz buradan ona müdahale eder gereğini yaparız.

Yeni yeni rahatsızlıklara operasyona gerek kalmadan müdahale ederek iyileştirebiliriz!

Bu görünen yüzü.

Peki ya diğer yüzü!

Bu insanlar,

Beyninize bilgi yükleyenler, anında bir tuşla o bilgileri silebilirler de.

Kalp kapakçığını onaran bu kişiler, 

Bir tuşla kalp kapakçığını kilitleyebilirler de.

Bunlar bu girişimlerle,

Biyolojik insanın sonunun geldiğini söylüyorlar.

Çünkü, siz bunları yapmanız halinde artık bir insan olmayacaksınız.

İnsanımsı bir robot olduğunuz gibi,

Robotumsu bir insan oluyorsunuz.

Siz artık o çip takıldıktan sonra insan değil robot oluyorsunuz.

Sizi o çip takanlar yönetecek.

Sizin,

Din, ahlak ve gelenekler ve cinsiyet sorununuz kalmayacak.

Daha birkaç ay önce Elon Musk: “Ben maymunumla bilgisayarda oynuyorum” demişti.

Çipler takıldığında istediğinle istediği gibi oynayacak.

Bunu dergilerinde yayınlıyor,

İstediğine de açıklama şeklinde söyletiyorlar bunlar.

Şeytan, Hz. Âdem ile Hz. Havva’yı kandırırken, yer yüzünde bir cennet ve ebedi bir hayat olduğunu vaat etti. 

Şeytanın ilk sözü gerçekleştirilmek isteniyor.

O satanistler tarafından.

Öyle bir insan ki bunlar,

İsterse sizi uyutabilecek, 40-50 sene sonra uyandırabilecek.

Ama o zamanda sizin tipinize ihtiyacımız yok diyerek, bazı genleriniz işimize yarayabilir. Ama size burada işimiz yok. Sizi kutuplarda değerlendirelim diyebilirler…

İşte tüm bunlar için covid bir başlangıç.

Kimi insanlar kafalarını duvara çarpacaklar,

Ama yeni yeni düşünmeye başladılar.

Sizi, aşı olmak ve PCR ile sürekli tehdit ediyorlar.

10 tane aşı olduktan sonra her ay gidip aşı oluyorsunuz.

Titriyorsunuz.

Gözünüz kararıyor.

Başınız dönüyor.

Ölüm korkusu yaşıyorsunuz.

Bir defa çip taktıralım. Allah belasını versin.. Maskeden, PCR’dan, buruna çubuk sokmaktan, otobüse binmeme sendromundan kurtulalım. Öleceksek ölelim” diyerek,

Kendilerine dayatılan evrakı imzalayarak,

Çipli,’gönüllü köleler’ olacaklar.

Yeni sistemin,

Gönüllü köleleri olacaksınız.

İşte bu noktada

İnsanlar artık durumun vahametinin,

Oynanan oyunun farkına varıyorlar artık.

İyi de,

Devlet buna ‘dur’ diyemeyecek mi?

Buna dur demek,

Aslında mümkün,

Ancak devletleri buna ‘dur ‘ diyemeyecek hale getirdiler.

Para ilişkileri,

Siyasi baskılar,

Medya,

Meslek örgütleri,

Birtakım 

Aslına bakılırsa,

Bu işler 2000 yılı başından bu yana tezgahlanıyor.

Bu aşıları Türkiye’de birilerinin cebine ne girdiğini,

Tüm bunların önceden birtakım senaryolaştırılmış hadiselerdir!

Bilim kurulu üyelerinin,

Acaba başka yerlerden de kendilerine değişik imkanlar sağlanıyor mu bakmak gerekir!

Benim google arama motorundan 4 Milyon’dan fazla çıkan bilgilerimin çoğu silindi.

Şu anda Bir Milyon 600 bin civarında.

Kimin DSÖ lehine,

Kimin aleyhine paylaşımlar yaptığı, açıklama yaptığına bakılmalı!

youTube şu anda covid aleyhine yaptığım tüm yayınlarıma engelleme yapıyor.

Kendi aleyhlerine yapılan tüm yayınları kaldırdıkları yetmiyormuş gibi,

Bir de onların karşılığında ‘doğru olan budur ‘şeklinde yayınlar yapıyorlar. 

Bunları ciddi sermaye ve servetle yapıyorlar. 

Bu aslında mRNA değil, gen terapisi, 

Koronavirüs erkekleri daha çok etkiliyor.

Öldürücü oranlarından, üreme fonksiyonlarını azaltmaya kadar bu oranda daha mağdurlar erkekler.

Ünlü bir epidemiyolok dedi ki, “2045’te erkeklerde sperm sayısı sıfır olacak”

Ayrıca, 2020’lı yıllarda sürekli kız çocukları doğacak ve bunlar da engelli olacak.

Bu projenin geçiş süreci 2025’de sona eriyor.

Bunların neden erkeklerle sorunu var?

Kadınlarla ayrı bir işleri mi var?

Sorularının cevabı ise,

Aslında bunların yapmak istedikleri herkese yönelik. Ancak erkekler bu kampanyadan daha fazla etkileniyorlar.

Kadınların genetik yapılarının erkeklere oranla daha güçlü olduğu için oluyor.

Zaten kadınları evlilik dışı yaşamı getirdiklerinde istedikleri amaca da ulaşmış olacaklar.

Bununla evliliği yok ediyorlar.

Amaçları bu yaptıkları ile erkeğin canına kast ederken,

Kadınların da sakat doğumla hayatın dışına itiyor.

Amaçları, bir çip ile cenin halindeki bebekler test edilebilecek.

İstediklerini yaparak sizi kumanda edebilecekler.

Kısacası dünyaya gelecek çocuğu izole edebilecekler.

Onların bir planı varsa,

Allah’ın da bir planı var mutlaka.

Allah’ın kolaylaştırdığından daha kolay,

Zorlaştırdığından daha zoru yoktur”

Her şeyi gören,

Bilen ve kurtuluşa ermemize vesile olacak olan Allah var.

Sonuç olarak,

Ben kimseye aşı olmayın demiyorum,

Demem de.

Ama ‘Dayatmayın’ diyorum.

Kalın sağlıcakla.

 

Güzel söz:

“Bir insanı kazanmak zaman meselesi

Kaybetmek ise an meselesi!”

 

 

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce erken seçim olur mu?