Pandemi’nin seyri

Değerli dostlar konumuz yine aşı ile alakalı.

Sürekli bu konuda yazılar okuyor,

TV programları izliyorum.

Yorum ve görüşleri önemsiyorum.

İlgimi çeken konu ve konukların söylemlerini siz değerli okurlarımla da paylaşıyorum.

Aşı karşıtı olmadım,

Olmam da,

Ama nasıl ki,

Aşı olana saygım var ise,

Aşı olmayana da var.

Özgürlük benim vazgeçilmezim.

İsteyen istediği şekilde yorumlayabilir.

Bu arada,

Hipokrat yeminini hiçe sayarcasına

Antalya’da özel bir hastane, giriş katına asmış olduğu

Tabelayı bilmeyeniniz yoktur.

Tabelada:

Hastalarımızın dikkatine!

Covid-19 aşısını olmayan vatandaşlarımızın ilerleyen süreçte ( Acil haller dışında)hastanemize kabul edilmeyecektir” yazmakta.

Esef verici

Bu durumu kınadığımı buradan yazmadan edemeyeceğim.

Bu konuda ABD’deki Bilim insanı,

Kıymetli Hocam Prof. Dr. Neva Çiftçioğlu’nun görüş ve önerilerine harfiyen katıldığımı beyan ediyorum.

İsteyen herkes, hocamın sosyal medya hesabından kendisini takip ederek,

Paylaşımlarının ne denli gerçekçi olduğunu görebilir.

 

Evet, konumuza dönelim.

Bilim insanları,

Aşıların hiç birinin faz 3 çalışmalarının tanımlanmadığını,

Yan etkileri gösterilmemiş olan, 

Ruhsatsız ve tehlikeli aşı adaylarının insanlara uygulanmasına karşı olduklarını söylüyorlar.

Pandeminin aşısız insanlar tarafından yayıldığının söylenmesi,

Son derece yanlış.

Ülkemizde aşı zorunlu değil,

Bunu Sağlık Bakanlığı sitesinden görebilmek de mümkün. 

Çocukluk aşılarının dahi zorunlu olmadığını Bakanlık kendisi açıklıyor zaten. 

Aşılar zorunlu olmadığı halde

Maalesef

Aşı olmak istemeyen vatandaşlar,

Ötekileştiriliyor.

Bu da toplumda ciddi bir ayrımcılık politikası güdülmesine neden oluyor.

Ayrımcılık son derece tehlikelidir

Ve kanuni olarak da suçtur.

Bu nedenle,

Dileyen aşı olur,

Dileyen olmaz.

Neden aşı olmadın?”,

Niye aşı olmuyorsun?” 

Şeklindeki baskıları yanlış ve mesnetsiz buluyorum. 

Aşı olmayanlar yüzünden pandeminin yayıldığını,

Toplumda aşı olmayanlara karşı bir algı oluşmasını da doğru bulmuyorum.

Dünya üzerinde 8,5 Milyar insan yaşıyor.

Günümüzdeki verilere göre,

Bu insanların 220 Milyonu covid’e yakalandı. 

Bu da dünya nüfusunun yüzde 2,5’u eder.

1,5 yıldan bu yana pandemiden bahsediyoruz.

1,5 yıldır kapanıyoruz.

1,5 yıldır maske, temizlik ve mesafe kurallarına uyuyoruz,

Uyulması konusunda uyarılarda bulunuyoruz.

Ve 1,5 sene sonunda sadece dünya nüfusunun

Yüzde 2,5’u covid’e yakalandı.

Bugüne kadar ölen insan sayısı 4,5 Milyon’u geçti.

4,5 Milyon ölüm tabiî ki çok büyük rakam.

Bir tek canın bile ölümüne razı olmamız mümkün değil.

Ama uzmanlara göre,

Her yıl 8,5 milyon insan

Viral hastalıklardan ölüyor.

Bundan daha fazlası zaten doğuyor ve dünya nüfusu da buna oranla artar. 

Dünya nüfusunun yüzde 2,5 ‘unun yakalandığı bir hastalık için,

Dünya nüfusunun 100’de yüzünü aşılamaya kalkıyoruz.

Buna akıl tutulması denir.

6 ay koruyan aşı’ olabilir mi?

Daha önceden

Bir yıl korur” diyerek grip aşısı yapmak istediler.

Peki, yapabildiler mi?

Yapamadılar.

Örneğin Türkiye’de 

1 Eylül 2020’de vaka sayısı: 1.572, Vefat sayısı:42

1 Eylül 2021’de son verilere göre,

Vaka sayısı:23.946

Vefat sayısı:290.

Verilere bakıldığında,

Vaka sayısı neredeyse 15 kat artmış.

Ölüm oranı da 6 kat artmış.

Üstelik milyonlarca kişi aşı olmuş olmasına rağmen,

Vaka artışı ve ölüm oranları arttı.

Geçen yıl ülkemizde aşı yoktu.

Ortalama vaka sayısı 1000 - 1.500’lerde dolaşıyordu.

Günlük vefat sayıları da 20’lerdeydi.

Bu sene aşı yaptık.

Peki, ne kadar aşı yapıldı?

Türkiye’de bugün itibarıyla:37 Milyon 100 Bin kişi çift doz aşı oldu.

Türkiye nüfusunun yüzde 45’i aşılandı.

Toplam aşı sayısı 94 Milyon 886 bin 180.

Bir doz aşılanan kişi sayısı 48 Milyon 568 Bin 905 kişi,

Bu verilere göre vaka sayısı 10 kat,

Ölüm sayısı ise 6 kat arttı.

Hani aşılandıktan sonra ölüm oranlarında düşüş olacaktı?

Bir de yurt dışından örnek verelim.

İngiltere’de 6 aylık verilere göre yapılan açıklamada,

Aşılanan 117 Bin 115 çift doz aşılanmış vaka var.

Hiç aşılanmamış 151 bin vaka var.

Aşılanmışlarda 402 ölüm var.

Aşılanmamışlarda 253 ölüm var. 

Buradan anlaşılacağı gibi, 

Aşılılar, 

Aşısızlara oranla yüzde 2,5 kat daha fazla ölmüş.

Tüm bu veriler önümüzdeyken,

Dünya liderlerinden aşı yapılması ile ilgili baskı ve öneriler geliyor.

Öte yandan,

Ülkemizde de yaşanan son gelişmelerde,

PCR testi olmayan,

Şehirlerarası otobüse, uçağa, trene binemeyecek,

Okula alınmayacak.

Aşı olmayan çocuklar, veli ve eğitim kadrosunun okula alınmayacağı söyleniyor. 

Ki, aşı zorunluluğu olmamasına rağmen bunlar yaşanıyor.

Hukuka aykırı,

Kimsenin yaşama hakkı elinden alınamaz

Olmasına rağmen bu yapılabiliyor!!

Bir de aşı olana promosyonlar başladı. 

Bedava uçak bileti,

Otobüs bileti vs.

Bir yanda aşı zorlamaları yaşanırken,

Diğer yandan,

Aşı için promosyonlu teşvikler var.

Şimdi sormak gerekmez mi:

Dünya nüfusunun yüzde 2,5’unun enfekte olduğu bir hastalığı yok etmek için, 

Neden Dünya nüfusunun 100’de yüzünü aşılamaya meraklı olduklarını anlamak mümkün değil.

Dünya genelinde 5 Milyar 340 Milyon aşı yapılmış.

Dünya’da çift doz aşısı tamamlanan 2 Milyar 130 Milyon insan var.

Dünya’da düşük gelirli ülkelerde aşılanan insan oranı 100’de 1,8.

Siz dünyada düşük gelirli ülkeler, Asya ve Avrupa’yı aşılamaz iseniz, 

Kendi mantığınıza göre bu pandemiyi nasıl bitireceksiniz?

Dünya göç kavramıyla uğraşırken,

Sınırlar delik deşik olmuşken,

Siz Afganistan’ı aşılamadan,

Afrika’yı aşılamadan,

Orta Asya’yı aşılamadan,

Pandemiyi nasıl bitirmeyi düşünüyorsunuz?

Böyle bir şey mümkün değil.

Akla mantığa da sığmaz.

Diğer yandan belenen rakama ulaşmak için,

12 yaş altı çocuklara aşı mı uygulanacak?

Milyonda bir bile ölüm oranı olmayan 12 yaş altı çocuklara aşı uygulamayı mı düşünüyorsunuz?

Okula giden çocukları PCR yapmadan almayacaksınız.

Yarın, öbür gün ne diyeceksiniz?

Annen pozitif çıktı. Hepinizi aşılayacağız” mı diyeceksiniz çocuklara.

Pandemi hiçbir Dünya ülkesinde 2 yıldan fazla sürmemiştir.

Üç yılı tamamlayan pandemi yoktur.

En büyük viral pandemi, İspanyol gribidir.

O bile 3 yılı görmedi, 3üncü yıla girerken söndü.

Yani işin özeti şu:

Pandemi sönecek.

Ama nasıl sönecek?

Toplum bağışıklığı ile sönecek,

Aşı ile sönmeyecek.

Birçok akademisyen,

Pandeminin son demlerinin yaşandığını,

Yakın gelecekte bunun tamamen sönerek, insanların normal yaşamına döneceğine inanıyor.

Konu uzayıp gidiyor.

Sizleri daha fazla sıkmamak adına,

Yazıyı sonlandırıyorum.

Kalın sağlıcakla.

 

Güzel söz:

“Hastalık dediğin şey,

Atla gelir,

Yaya gider…”

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce erken seçim olur mu?