Kötülükten iyiliğe hicret

9 Ağustos Pazartesi günü hicri 1443. yıla gireceğiz.

İnsanlık tarihinin en büyük hadiselerinden biri, herhalde, Allah'ın son Peygamberinin 10 yıldan fazla mücadele ettikten sonra, ata ocağı Mekke'den ayrılıp, İslam güneşinin örtülemeyeceği bir muhite (Medine'ye) geçişi hadisesidir.

Hz. Peygamber'in Mekke'den Medine' ye hicretiyle İslam tarihinde yeni bir dönem başlamıştır. Hadise sadece bir mekân değişikliği boyutunda kalmamış, İslam'ın daveti, tanıtılması ve siyaseti açısından bir dönüm noktası olmuştur.

Ayet ve hadislere baktığımızda hicret olgusunun şu üç şekilde gerçekleştiğini görmekteyiz.

1) Küfür yurdundan iman yurduna intikalle,

2) Kâfirlerin amellerinden Müslümanların amellerine geçmekle,

3) Allah’ın emrettiklerini yapmak, yasakladıklarını terk etmekle

Kısaca hicret hem küfürden hem de küfrün alametlerinden kaçmaktır, uzaklaşmaktır. Bu bakımdan muhacir Allah'ın yasaklarından uzaklaşan kişidir. (Buhari, İman 4-5)

Biz hicret deyince genelde bir şehirden başka bir şehire veya beldeye gitmeyi anlamakta isek te hicret daha geniş bir anlam yelpazesi içerir.

Hicret bedenen, lisanen (dil ile), ve kalp ile olabilir.

Kur’an hicreti, inkâr ortamından iman ortamına göç etmenin yanında Allaha şirk koşmak ve puta tapmak gibi çirkin davranışlardan kaçınmak olarak ta tarif etmiştir. Nitekim Müddessir Suresi 5. Ayette rabbimiz “Her çeşit pislikten ve çirkinlikten (şirkten, kötülükten, menfaatperestlikten, kalbi ve beyni çürümüş tiplerden ve sistemlerden) hicret ederek kaçınıp uzak dur! Buyurmaktadır.

Peygamberimizin bedenen yaptığı hicret, islam tarihi kaynaklarında en ince ayrıntılarına kadar anlatılmakta olup okuyucularımızın az çok o tarihi olay hakkında bilgileri olduğunu düşünüyorum.

Acaba dil ve kalp ile hicret nasıl gerçekleşecek?

İşte burada peygamberimizin “Hakiki muhacir, Allah’ın yasakladığı şeylerden kaçan, kötülükleri terk eden kimsedir” mealindeki hadis-i şerifi bize ışık tutmakta, yol göstermektedir.

Buna göre;

Bir kardeşimiz dedikodu, gıybet, iftira gibi hastalıkları Allah için terk edebiliyorsa o muhacirdir. İçki, kumar gibi kötü alışkanlıklarını bırakabiliyorsa o muhacirdir. “Ne yapalım herkes yiyor” diyenlere inat her türlü haksız kazançtan uzak durabiliyorsa o muhacirdir. Televizyon, internet ve sosyal medyada zararlı alanlara girmeden gününü geçirebiliyorsa o muhacirdir. Başkalarına hastalık bulaştırırım endişesiyle kendini koruyan kardeşimiz muhacirdir. Ailesinin geçimini helal yollardan temin etmek için var gücüyle çalışan kardeşimiz muhacirdir.

Ve nihayet, günahları Allah için terk eden, sıcak yatağından çıkıp rabbine yönelen, nefsinin zorlamalarına, şeytanın her türlü aldatmalarına sırt çevirip Allah’ın rızasını önemseyen, hata ve kusurlarını anlayıp merhametlilerin en merhametlisi olan Cenab-ı Hakkın affını talep eden kardeşimiz de muhacirdir.

Kötülüklerle adeta çepeçevre kuşatıldığımız bu günlerde kötülüklerin tüm cazibesine rağmen onlardan uzak durabilen kardeşlerimize ne mutlu!

Sakarya İl Müftüsü

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Başiş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce erken seçim olur mu?