Cehennemin Yolları, İyi Niyet Taşlarıyla Döşelidir.

Biz Türkler, her zaman yardımlaşmayı ve zorda olanlara destek olmayı bilir, elimizden geleni yaparız. Çünkü biz atalarımızdan böyle gördük, tarih kitaplarında bu şekilde okuduk.

Dünya, Türklerin yardımseverliğini iyi bilir.

Türk geninde yardımlaşma yatıyor. Tabii, Müslüman bir ülke olunca her yere, herkese yetişmeye çalışıyoruz. Ama unuttuğumuz bir nokta var; “cehennemin yolları iyi niyet taşlarıyla döşelidir.” Kime iyilik ettiğine dikkat etmek gerekiyor.

Ülkemizde başta Suriyeliler olmak üzere, sığınmacılara ve mültecilere elimizden geldiğince misafirperver davranıyoruz. Ama tehlikenin fakında değiliz. Hem içeriden hem de dışarıdan resmen Türkiye kuşatılmış vaziyette. İlerleyen yıllarda ne olacağını bilmeden yardım edip, ülkenin kapılarını açmaya devam ediyoruz.

Başta Kilis, Hatay ve Gaziantep; Suriyelilerin çoğunlukta olduğu hatta Türklerin azınlık olmaya başladığı illerimiz. Kendi egemenliklerini kurup sokaklarda korku salmaya başladılar. Her yerde olaylar, daha da ciddisi saldırı şekilleri. Tüm Suriyelilerin, Türklere saldırı şekillerinin boğazlarını kesmek olduğunu biliyor muydunuz?

Basında okuduğumuz tüm saldırıların şekli aynı. Bir kitapta şöyle bir cümle okumuştum. “Sevgi her şey, sevgisizlik çok şey.” Savaştan çıkmış ve psikolojisi iyi olmayan bir halktan ne beklenebilir? Zaten küçük bir değişiklik olduğunda bile depresyon giren, motivasyonu düşen insanoğlu; sevdiklerini gözünün önünde kaybetmiş, savaştan çıkmış ve vatanından uzaktayken nasıl bir psikolojide olabilir ki? Neler yapabilir? Düşünmek gerek.

Bir belediye başkanının açıklamasını okudum. Suriyelilerin bilgilerinden yararlanıyoruz diye. Hangi bilgilerinden sormak isterim? Ülkemin genç, tertemiz yeteneklerini beyin göçüyle kaybederken, neden bu genç beyinlerimizin bilgilerinden yararlanılmıyor? Bunu ayrıca sormak istiyorum.

Benim ve Türk halkının, Suriyeliler ve diğer sığınmacılarla bir sorunu yok. Biz komşularımızı severiz. Ancak herkes kendi evinde, kendi toprağında olduğu sürece…

Ülkesini, bayrağını seven her Türk vatandaşı gibi ben de Suriyelilerin ve sığınmacıların bir an önce gönderilmesini istiyorum. İlerleyen yıllarda bu insanların ülkem için bir tehdit olmaması ve ileride yaşanabilecek olası bir savaşta hem içeride hem de Türkiye sınırlarında güçlü olmak adına, en kısa zamanda ülkelerine göndermeli; hatta güvenli yaşam alanları inşa etmeliyiz.

Avrupa ülkelerinden birinde bir araştırma yapılıyor.

Soru; ‘’Suriyelileri neden ülkenizde istemiyorsunuz?’’ Cevap ise ‘’çocuğuma son model bir iPhone alabilecekken, onlar gelirse gelir seviyemiz düşer ve alamam’’ şeklinde.

Türkiye’de kişi başına düşen milli geliri 84 milyona değil, 94 milyona bölerseniz Avrupalının ne demek istediğini çok daha iyi anlarsanız.

Çok güzel bir deyim var, tam olarak bugünler için söylenmiş: “Evli evine köylü köyüne.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halime Önen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.

01

Sergünaz Kılıç - Türkiye AB ve Asya ülkelerinin hatta dünyanın sigortasıdır. Üç bel Afgan baya Suriyeli geldi diye yaygaraya bence gerek yok.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Temmuz 10:18


Anket Sizce erken seçim olur mu?