Yaratana yakınlığı hissettiren ibadet Kurban

"Allah'a yakınlık sağlamaya vesile kılınan şey" manasına gelen kurban kelimesi, dini bir terim olarak ibadet maksadıyla belirli şartları taşıyan hayvanı usulünce kesmek veya bu şekilde kesilen hayvan demektir.

Kurban ibadeti, rabbimize yaklaşma, iyiye güzele, hakikate ulaşma arayışıdır. Sevgi, vefa ve sadakatin simgesidir.

Sahip olduğumuz imkânları inandığımız değerler uğruna feda edebilme iradesi kazandıran büyük bir ibadettir.

Kurban, Hz İbrahim’den günümüze bir peygamber sünnetidir. İbrahim peygamber gibi adanış, İsmail peygamber gibi bir teslimiyettir. Kurban ibadettir. Namaz gibi, oruç gibi, zekât gibi. Hayvan veya et kesimi değildir.

Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık.” (Hac Suresi, 34)

Tarihin her devrinde yaratana karşı, sevilen ve sayılan şeylere karşı kurban adama, sunma vardır ve İslam’a göre yaratıcıya şükrün bir şeklidir.

Peygamberimiz “ Âdemoğlu kurban bayramı günlerinde kurban kesmekten daha sevimli amel işleyemez.” Buyurmaktadır. Demek ki kurban bayramı günü en sevimli amel kurban kesmekmiş.

Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Allah’a ulaşacak olan ancak, sizin O’nun için yaptığınız, gösterişten uzak takva üzere olacak amel ve ibadettir.” (Hac Suresi,37)

Bu ayetlerde zikredilen hayvan kesiminin, et ihtiyacı temini için olmadığı, bunların ibadet amaçlı birer uygulama oldukları gayet açıktır. Et ve kanların Allah’a ulaşamayacağının, asıl olanın ihlâs ve takva olduğunun bizzat ayetin metninde yer alması bunu açıkça ortaya koymaktadır.Demek ki etini kanını konuşmak Allaha ulaşmayan yönünü konuşmaktır.

Kurban kesmek, akıl sağlığı yerinde, büluğa ermiş (ergen olmuş), dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve mukim olan her müslümanın yerine getireceği malî bir ibadettir.

Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, organları tam ve besili olması, hem ibadet açısından, hem de sağlık bakımından önem arz eder.

Kurban bayramı günleri yaklaştığında gündem maddesi olan birkaç konuyu kısaca özetlemek isterim. Bunlardan bir tanesi ölen yakınlarımız için kurban kesmenin hükmüdür.

Ölmüş olan bir kimse adına her zaman kurban kesilebilir, bunun belli bir zamanı ve vakti yoktur.Kesen kimse kendi parasıyla aldığı ve sevabını ölmüş bir yakınına bağışlamak üzere kestiği bu kurbanın etinden yiyebilir. Başkalarına da yedirebilir.

Vefat edenin vasiyeti gereği kurban kesiliyorsa o zaman o kurbanın etinden vefat edenin yakınları yiyemez ve hepsini tasadduk etmeleri gerekir. Adak hükmünde olur.

Diğer bir gündem maddesi de kurban yerine bedelinin sadaka olarak verilmesinin doğru olup olmadığı meselesidir.

Öncelikle ifade edelim ki; Allah'ın insana kötü bir işi emretmesi beklenemez. Allah Teâlâ’nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da Müslümanın önemli vazifelerinden biridir. Zaruret derecesinde ihtiyaç içerisinde bulunan kimseye yardım etmek dinimizde farz kabul edilmiştir. Ancak, bu iki ibadetin birbirinin alternatifi olarak sunulması doğru değildir. Bu sebeple kesme olmadan hayvanı, sadaka olarak bir kişiye vermek kurban yerine geçmez. Aynı şekilde kurban bedelini de yoksullara ya da yardım kuruluşlarına vermek suretiyle, kurban ibadeti ifa edilmiş olmaz. Bir ibadet başka bir ibadetle bedel olarak değiştirilemez.

Kurban yerine bedelinin veya kıymetinin ödenmesi uygulaması Hz. Peygamber döneminde mevcut değildir. Resûlullâh’ın hayatında kurban kesimine alternatif veya ruhsat olarak nitelenebilecek bir uygulama bulamıyoruz.

Kurban yardımlaşma, paylaşma ise kurban kesmeyelim parasını yardım kuruluşlarına verelim demek te bu ibadetin sadece yardımlaşmaktan ibaret olmadığını anlamamaktır diye düşünüyorum. Çünkü peygamberimiz veda haccında bizzat kendisi 63 tane deve kurban etti ve 100 e tamamlattı. Demek ki burada et yeme ve paylaşmanın ötesinde başka bir şeyler var. Buradan anladığımız etlerin dağıtılması ve yardımlaşma kısmı ayrı bir ibadettir. Normal et kesiminde şahıs menfaati, kurbanda ise toplum menfaati vardır.

Peygamberimiz ve ashabı kurban kesmişlerdir. Sadaka daha faziletli olmuş olsaydı kurban kesmeyip yerine sadaka öderlerdi. Oysa Resûlullâh, Medine’de bu ibadetin meşru kılındığı hicretin ikinci yılından vefatına kadar hiçbir zaman kurbân yerine sadaka ödememiştir.

Kurban; kesilecek sıradan bir hayvan değil, Allah’a yakınlaşmak için sunulan bir armağandır. Bu sebeple, her gün binlercesi kesilen hayvanları görmeyip, kurban kesmeyi tenkit konusu yapmak, iyi niyetle bağdaşmaz.

Her gün yeryüzünde binlerce hayvan kesilir ve yenir. Ama bunlardan sadece zenginler ve imkânı olanlar istifade eder. Hâlbuki kurbanda böyle değil. Fakat bazı art niyetliler bunu inatla görmek istemiyor. Hatta sadece derisi, kürkü, boynuzu için binlerce hayvan vahşice öldürülüyor.

Kurban ibadetinin sıhhi şartları ve hijyen koşullarına riayet konusunda her türlü tedbirin alınmasını istemek herkesin hakkıdır. Ve doğru olan da budur. Televizyon ekranlarına yansıyan ilk gün görüntülerinde, kaçan hayvanlar, kendini yaralayan acemi kasaplar, yaralı vaziyette kaçırılan kurbanlıklar, sağlıksız ortamda kesilen ve doğaya bırakılan atıklar hep bu ibadetin manevi atmosferinden uzaklaştığımızı göstermektedir. Çünkü peygamberimiz “kestiğiniz zaman kesmeyi iyi yapın, hayvana eziyet etmeyin” buyuruyor.

Sonuç olarak şunu ifade edelim. Kurban, önce Allaha sonra kullarına yaklaşmaktır.

Kurban, Hz İbrahim gibi Allah dostu olmanın; Hz İsmail gibi Allah’a teslim olmanın göstergesidir.

Bayramımız mübarek olsun. Kurban yakınlaşmak olduğuna göre bu ibadet bizi rabbimize yaklaştırsın inşallah.

Hasan BAŞİŞ

Sakarya İl Müftüsü

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Başiş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce erken seçim olur mu?