İmana bağlanan 3 özellik

Müslümanı müslüman olmayandan ayıran en önemli özellik, Allaha ve ahiret gününe iman ediyor olmasıdır. Yaratıcımızın olması ve bu dünyada yapıp ettiklerimizin bir gün hesabını vereceğimiz inancı bizi inanmayanlardan ayıran en temel farktır. Kuran-ı Kerimde pek çok ayette Allaha ve ahiret gününe iman eden müminlerin yapması ve yapmaması gereken davranışlar sıralanmaktadır.

Mesela;

Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur. (Tevbe Suresi, 18)

Yine Bakara Suresi 62, Maide Suresi 69 ve Nisa Suresi 39. Ayetlerde de Allaha ve ahiret gününe iman edenlerin özellikleri belirtilmektedir.

Bu haftaki yazımızın konusunu teşkil eden hadis-i şerifte peygamberimiz şöyle buyurmaktadır. Ebu Hureyre rivayet ediyor: Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse komşusuna eziyet etmesin. Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse ya faydalı söz söylesin veya sussun!" (Buhari, Edeb 31)

Üç cümleden oluşan hadisimiz, Allah'a ve ahiret gününe iman eden” vurgusu ile dikkat çekmektedir. Bu cümleyi işiten bir insan ahiretini yakından ilgilendirecek bir sözle karşılaşacağını bilir.

Yine cümleye bu sözle başlayan peygamberimiz dinleyenlerin bazı şeyleri ihmal ettiğinin de altını çizmektedir.

Şimdi hadiste anlatılan konuları ele alalım;

Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin.

İnanç ve kültür dünyamızda misafir ağırlamak ona ikramda bulunmak çok kıymetlidir. “Misafir kendi kısmetiyle, bereketiyle gelir” ifadesi bunu desteklemektedir.

Buna binaen Müslümanlar nezdinde misafir azizdir, mihmandarın şerefi ve değeri misafire yaptığı ikram ile ölçülür. Çünkü o Allah’ın misafiridir. Bu nedenle Müslüman evlerinde en güzel, en temiz; oda, yatak, yemek ve gereken eşya misafirindir.

Misafirliğin iki yönü vardır. Misafir açısından; ziyaretlerinde iyi ağırlanmak ister. Kendisinin sıkıntı verdiğinin hissedilmesini istemez. Bu gibi durumda misafir zor sabahlar. Allah, misafirine iyi bakılmasını istediğinden ev sahibine ahirette karşılığının fazlasıyla olacağını hatırlatır. Bu açıdan bakıldığında misafirin hane sahibine teşekkür etmesi ve Allah'a şükretmesi gerekir. Ev sahibi açısından, Kendisine gelen misafirin sıradan bir misafir olmadığı, Allah'ın o misafiri kendisine gönderdiğini ve misafirine iyi davrandığında Allah'ı razı edeceğini bilirse işi kolaylaşır.

Toplumsal kaynaşmanın ve dayanışmanın en önemli göstergelerinden biri olan misafir ağırlamayı sevgili Peygamberimiz müminin vazgeçilmez görevlerinden saymıştır.

Yoğun yerleşimden dolayı insanların âdeta üst üste yaşadığı, aynı binada oturan onlarca komşunun birbirini tanımadan aynı kapıdan girip çıktığı, yüzlerce metrekarelik rezidanslarda bir tanrı misafirine kalacak yer bulunamadığı bir zaman diliminde geçmişten günümüze hangi değerleri kaybettiğimizin de muhasebesini yapmamız gerekiyor.

Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse komşusuna eziyet etmesin.

Elinden ve dilinden başkalarının güvende olması gereken” (Buhârî, İman, 3) Müslümanın, bu temel vasfının bir parçası olarak, komşusuna zarar vermemesi uyarısı yapılmıştır. Öneminden dolayı komşu hakkına bu hadiste ayrıca işaret edilmiştir. Çünkü komşu, toplumsal bir varlık olarak yaşayan insanın mekân olarak en yakınında bulunandır. Bazen bu yakınlık, nesep yakınlığından bile öne geçebilir. Hastalıkta, ölümde, herhangi bir musibette, insanın en önce yardımına koşabilecek kimse, en yakınında bulunan komşusudur. Bu yüzden komşu hakkı önemli sayılmıştır. “Komşusunun, şerrinden emin olmadığı kimse cennete giremez.” (Müslim, İman 73) uyarısı da kesinlikle unutulmamalıdır.

Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimse ya faydalı söz söylesin veya sussun!

Hadiste, “hayır konuşmak ya da susmak” şeklinde ifade edilen üçüncü husus Kur’an’da, “Onlar ki boş söz ve yararsız işten yüz çevirirler.” ayetiyle (Müminûn, 3) kurtuluşa eren müminlerin özelliklerinden sayılmıştır. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse ağzından çıkan her sözün hesabını vereceğini şu âyet-i kerimeden anlar: “İnsan ne söylerse, mutlaka yanında, ağzından çıkanları yazan bir melek vardır” (Kaf: 18)

Faydasız konuşmalar çoğu zaman bizi günaha götürür. Manasını düşünmeden söylediğimiz bir söz Allah Teâlâ’yı gücendirebilir; insanları birbirine düşürebilir. Unutmamalıdır ki, büyük günahları hazırlayan da gereksiz ve faydasız konuşmalardır.

Herkesin konuştuğu susmanın ise çok büyük bir meziyet olduğu günümüzde konuşacağımız sözün faydalı olup olmadığını bilmeli, bu sözün muhataba fayda verip vermeyeceğini tartmalı, sözün fayda vereceği zamanı kollamalıyız.

Sakarya İl Müftüsü

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Başiş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce erken seçim olur mu?