Hareketi ibadete dönüştüren sır. Niyet

Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz! (Fatiha Suresi,5)

Kıldığımız namazların her rekâtında yukarıdaki ayeti okuyoruz. Bu ayeti yaşamak ta imanımızın bir gereğidir. Allah’tan başkası ibadete layık olmadığı gibi dünya ve ahiretle ilgili durumlarda bize gerçek anlamda yardım edecek olan da yalnızca Allahtır.

İbadetlerimiz yalnızca namaz, oruç, zekâttan ibaret değildir. Bunlar temel ibadetlerdir. Bununla birlikte günlük işlerimizi, yiyip içmemizi hatta uykularımızı bile ibadete dönüştürebiliriz.

Burada hareketlerimizi ibadete dönüştürecek bir sır var. Nedir o sır? NİYET!

Tüm hadis kaynaklarımızın ilk hadis-i şerifi olan rivayette peygamberimiz şöyle buyuruyor;

Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah’a ve Resûlü’ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah’a ve Resûlü’ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir.” (Buhari, Bed’ül-vahy 1)

İşte bu hadis yaptığımız işlerde niyetin nasıl sonuçlara götürdüğünü, sıradan bir hareketin nasıl ibadete dönüştüğünü, ancak dikkat edilmediği takdirde de ibadet gibi görünen şeylerin nasıl boşa gideceğini veciz bir şekilde ifade etmektedir.

Adeta ölmüşü dirilten cansız gibi görüneni canlandıran bir harekettir niyet!

İş ya kalple, ya dille veya diğer organlarla yapılır.

Kalbimizle yaptığımız işler, niyet ve düşüncelerimizdir.

Dilimizle yaptıklarımız konuşmalarımızdır.

Organlarımızla yaptığımız işler de fiil ve davranışlarımızdır. Sözler ve davranışlar çoğu zaman niyete bağlı olduğu için, iyi niyet bazen başlı başına bir ibadet olur.

Ebu Abdullah Cabir İbni Abdullah el-Ensari radıyallahu anhümâ şöyle dedi:

Bir defasında Rasulullah ile birlikte bir gazvede bulunuyorduk. Buyurdu ki:

Hastalıkları yüzünden Medine’de kalan öyle kimseler var ki, siz bir yolda yürüdüğünüz veya bir vadiyi geçtiğinizde, onlar da sizinle birlikte gibidir. Sevap kazanmada size ortak olurlar. ” ( Müslim, İmare, 159) buyurdu.

Allah katında makbul olan bir işi imkânsızlıkları sebebiyle yapamayanlar, onu yapmayı ihlâs ve samimiyetle arzu ettikleri takdirde, yapmış gibi sevap kazanırlar.

İyilik edene, yaptığı iyiliğin on misli mükâfat verilir. Kötülük yapan da yaptığının dengiyle cezalandırılır ve onlar zulme de uğramaz.” (En`âm Suresi, 160)

Peygamberimiz “Kim bir iyilik yapmak ister de yapamazsa, Cenâb-ı Hak bunu yapılmış mükemmel bir iyilik olarak kaydeder.

Şayet bir kimse iyilik yapmak ister sonra da onu yaparsa, Cenâb-ı Hak o iyiliği on mislinden başlayıp yedi yüz misliyle, hatta kat kat fazlasıyla yazar.

Kim bir kötülük yapmaya kesin karar vermişken vazgeçerse, Cenâb-ı Hak bunu mükemmel bir iyilik olarak kaydeder.

Şayet insan bir kötülük yapmak ister sonra da onu yaparsa, Cenâb-ı Hak o fenalığı sadece bir günah olarak yazar.” Buyurdu (Buhari, Rikâk, 31)

Enes b. Malik (r.a) Hz. Peygamber (s.a.v) den şöyle bir hadis nakleder: “Mü’minin niyeti amelinden hayırlıdır.” ( Câmiü’s-Sağîr, 4/3810 )

Hepimiz günün belli vakitlerinde uykuya yatarız. Bu sıradan bir durum gibi görünebilir. Ancak bir Müslüman, uykuya yatarken “peygamberim böyle yapıyordu” diyerek abdestli olarak, Allah’ı ve Rasülünü hatırlayarak sağ tarafına yatarsa bu sıradan hareket ibadet hükmüne girebilir.

Yeni doğan çocuklarımıza isim veririz. Bu sıradan bir durum gibi görünse de bu işlemi peygamberimizin sünnetine uygun olarak yerine getirdiğimizde ibadet hükmüne geçebilir.

Belli bir yaşa gelen insanlar evlenirler. Ancak bunu Allah’ın emri, peygamberin kavli olarak yerine getirip “ben bu evlilik adımıyla kendimi ve eşimi haramlardan koruyacağım. Allah’ın razı olacağı bir aile hayatı yaşayacağım” diyerek yaparsa evlilik ve nikâh işlemi ibadete dönüşebilir.

İki çocuğun aynı üniversitenin aynı bölümüne kaydolduğunu düşünelim. Bir tanesi 4 veya 5 yıl sonra alacağı diplomayı düşünerek okuyor olsun. Diğeri ise “ilim öğrenmek farzdır. Ben bu ilimle çevreme ve insanlığa faydalı olacağım. Peygamberim ilim için yola çıkan kimse evine dönünceye kadar Allah yolundadır. İlim Çin’de bile olsa alın diye emretti ben o yüzden okuyacağım,” buyuruyor, derse ikinci çocuk ilim hayatı boyunca sevap kazanabilir. Birincisi sadece diploma alır. Demek ki niyet sonucu değiştirebiliyor.

Camiye girerken cep telefonunuzu kapatarak veya sessize alarak “namaz sırasında telefonum çalarsa diğer Müslüman kardeşlerimin namazdaki huşusuna zarar verebilir. Derseniz sevap kazanabilirsiniz. Yani telefonu kapatma hareketi ibadete dönüşebilir.

Hatta bir kadının yaptığı ev temizliği bile aynıdır. “ooooff ben sizin temizlikçiniz miyim? Diyerek, söylenerek te ev temizlenir, Allah temiz olanları sever, peygamberim temizliği tavsiye ediyor, sağlığım sıhhatim yerinde olduğu sürece elimden geldiğinin en iyisini yapmalıyım diyerek te ev temizlenir. İkinci düşünce ile yapılan temizlik kişiye sevap kazandırabilir ve ibadet hükmüne geçebilir.

Yine bir esnaf kardeşimiz “ben aileme, çocuklarıma hela lokma yedirmek istiyorum. Bu sebeple harama bulaşamam. Benim dinim meşru yollardan çalışma ve kazanmayı emrediyor düşüncesiyle dükkanını açar ve farz ibadetlerini aksatmadan ailesinin nafakasını temin ederse bu duygu ve düşüncesi ibadet hükmünde değerlendirilebilir.

İşte hareketi ibadete çeviren bu sır Allah rızasıdır.

Niyetimiz hâlis olursa, hayat ibadetten ibarettir.

Sakarya İl Müftüsü

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hasan Başiş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.

01

Emir Vardova - Diyanet önce siyasetin emrinden kurtarılmalı. İtibar kazanmak, İslamın bağımsızlığı için. İktidarın, herr gelen iktidarın peşine takılan bir Diyanet, Diyanet değil.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Haziran 14:45


Anket Sizce erken seçim olur mu?