Rum Elçisi

Rum elçisi Medine-i Münevvereye siyasi bir görüşme için gelir.

Halife Hz. Ömer'in sarayını sorar.

Sorduğu kimseler:

"Halifenin köşkü yoktur. Onun parlak bir gönül sarayı vardır. Kendisinin dünyaya ait yalnız fakirlerin ve gariplerin barındığı gibi bir kulübesi vardır"derler.

Rum elçisinin bu sözler üzerine dehşeti ve hayreti artar.

Yükünü atını hediyelerini başıboş bırakır.

Hz. Ömer Faruk aramaya koyulur.

Her tarafta Halifeyi sorar.

Hayretle kendi kendine:

"Demek dünyada böyle bir hükümdar var ki aynı ruh gibi etrafın nazarından gizli kalıyor" diye mırıldanır

Halifeye ram olmak için Onu aramaya devam eder...

Bir Arap kadın:

"İşte senin aradığın Halife şu hurma ağacının altındadır"

Herkes yatakta döşekte yatarken,

O bunların zıddı olan kumların üzerindedir Git de hurma ağacının gölgesinde yatan zıll-i ilahiyi Hakkın gölgesini gör.."der.

Uyumakta olan Hz. Ömer'den elçiye heybet ve ruhuna hoş bir hal gelir.

Elçi muhabbet ve heybet birbirinin zıddı iki haslet olduğu halde bu tezadın kendi ruhunda nasıl birleştiğine hayret eder.

Kendi kendine Ben imparator görmüş ve onların nezdinde takdir toplamış bir kimseyim, onlarda hiçbir heybet görmediğim halde bu kişinin heybet ve muhabbeti şuûrumu izale etti.

Bu Halife silahsız müdafaasız yerde yatıyor ve uyuyor.

Ben ise karşısında bütün bedenim ile titriyorum.

Bu hal nedir?

Bu hal neyin nesidir?

Demek ki bu heybet Hakkındır. Şu aba giyen kimsenin değildir."der.

Rum elçisi böyle ruhi ihtilaçlar çalkantılar yaşarken,

Hz. Ömer ra uykudan uyanır.

Rum elçisi Hz. Ömer'e tazim ile selam verir.

Halife selam mukabele eder.

Ondan sonra yüreği oynamış elçiyi can sarayına alır huzura kavuşturur.

Virane olmuş gönlünü tamir eder.

Ona ince derin esrarlı sözler söyler.

Elçi hal ve makam müşahede eder.

Hz. Ömer'e ağyar yabancı suretinde gelen elçi yar olur.

Bu sohbetin neşvesiyle kendinden geçer.

Hatırında ne elçilik ne de bir haber verip almak kalır...

Günümüzde öyle bir dönem var ki ..

Hedefi şaşar sözünü unutur samimiyetini kaybeder ve makam mevki hırsından biçare sözü özü güvenini yitirir.. Belli konumlara gelen dava insanıyım düşüncesinden uzaklaşıp şaşalı bir hırsın içinde kaybolan nice örnekler var maalesef..

Oysa gidişimizin vakti her an gün ve gün yaklaşmakta..

Ne diyelim?

Bir ÖMER gerek her devire .bir de her şeyden vazgeçmiş gönüllü bir Elçi .

Ne dersiniz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nesrin Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.

02

Vedat Taşdelen - Sesli dinliyim dedim hz' ye hazreti demiyor da he ze diyor ilginc bi durum.guzel bi yazı olmuş her döneme bir Ömer r.a gerekli

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Mart 20:34
01

Saadet - Evet .. HZ. ÖMER kıssaları bitmez.

Ornek bir lider örnek bir müslüman..

Bizler dünya makamlarına aldanıp çevremize duyarsız kalan beşeri gaflet sarhoşu bir yığın insanoğluyuz.

Nesrin hanım; çok güzel ve önem arzeden bir konuya sade bir yorum katmışsınız.

Kaleminiz hiç susmasın,okuyanlarınız bol olsun..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Mart 18:56


Anket Sizce Sakarya'nın En Başarılı Belediye Başkanı Kim?