Fikri Sağlar'ın konuşması

Geçenlerde Fikri Sağlar bir konuşmasında başörtülü hakimler konusunda “adaleti yerine getirebilecekleri konusunda kuşkum var” demiş ve önemli bir kesim tarafından tenkit edilmiş, hatta suç duyurularında bulunulmuştu.

Öncelikle Sayın Sağlar’ın, basında yer aldığı şekliyle ne dediğine bakalım. Sayın Sağlar:

"Kendimden söylemek istiyorum. Ben yargılandığım zaman, türbanlı bir hâkimin karşısına gittiğimde benimle ilgili haklarımı koruyacağı ve adaleti yerine getirebileceği konusunda kuşkum var" demişti.

Hemen ve peşinen belirtelim ki; Sayın Sağlar’ın bu genellemesine katılmıyor, doğru da bulmuyoruz.

Çünkü:

1- Toptancı bir yaklaşım içinde bulunması, tüm tesettürlü hanımları aynı kapsama alması ve tamamını zan altında bırakması fevkalade yanlıştır.

Aynı yaklaşım, başörtüsü kullanmayanlar için de geçerlidir ve aynı toptancı yaklaşım onlar içinde asla yapılamaz.

Yani, birisi de çıkıp;” Ben başı örtülü olmayan bir hakimin karşısına çıktığımda, benimle ilgili haklarımı koruyacağı ve adaleti yerine getirebileceği konusunda kuşkum var” dese, aynı ölçüde yanlıştır ve toptancı bir yaklaşımdır.

Daha genel ve her konuda söylenmesi gereken söz; toptancı bütün yaklaşımların doğru olmamasıdır.

2-Hakimlerin adaleti yerine getirmesinde kılık kıyafetin değil; YARGININ BAĞIMSIZLIĞI, KANUNLARIN HUKUKİ VE ADALETLİ OLMASI, yargıçların EĞİTİM DÜZEYİ, AKIL VE VİCDANLARIN rolü vardır.

Hukuki ve adaletli olmayan kanunlarla, adaletli karar vermek mümkün değil veya en azından fevkalade zordur.

Eğer, başörtüsü bağlamında hakimlerin karar vermesi değerlendirilmeye tabi tutulursa, başörtüsü takan bir hâkim, İMAN, VİCDAN ve AKIL ölçeğinde çok daha hassas hareket etmesi, kılı kırk yarması, vereceği kararın, MUTLAK HESAP GÜNÜNDE karşısına çıkacağı ve hesap vereceğini düşünmesi ve çok çok daha adil olmasını gerektirecektir.

Zira,İnanç ve İman ona şu Ayeti hatırlatacaktır: “ Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutun, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Herhangi bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adaletsiz davranmaya itmesin. Adaletli olun; bu, takvâya daha uygundur. Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” (Maide,8)

Gerçek manada iman etmiş bir hâkim, önündeki kanunlardan, hele hele hukuki olmayan kanunlardan ziyade; iman, vicdan ve aklını kullanarak adaletli olmaya çalışacak ve bu Ayetin gereğini yapacaktır.

Gerçek hukuk eğitimi almış, ama iman ile bağı olmayan bir hâkim de, kanunlardan ziyade hak ve hukuku önceleyecek, akıl ve vicdanını devreye koyarak aynı neticeye varacak, adaleti tesis etmeye çalışacaktır.

Bağımsız olmayan bir yargı ve yargıç, hele bir de siyasallaşmış ve politize olmuşsa, başı örtülü veya açık olsa da, kararı adil olmayacak ve bu nokta da bendeniz de, karşılarına çıktığımda, benim hakkımda adaleti yerine getirebileceği konusunda fevkalade kuşkum olacaktır.

Gelelim Sayın Sağlar hakkında suç duyurusuna.

Sağlar; herhangi bir hüküm verme ve yargılama yetkisi olmayan, sadece düşünce ve kanaatini belirtmiş bir insandır. Hakaret ve aşağılama yapmadığı, baskı ve şiddet kullanmadığı sürece, konuşması düşünce ve ifade hürriyeti kapsamındadır.

Suç duyurusunda bulunulması yersiz, insan hakları ve hukuka uygun görülmemekte, en küçük hukuk bilen bir hâkimin bunu suç sayması mümkün görünmemektedir.

Sayın Sağlar bakan olsaydı veya herhangi bir bakan bunu söyleseydi, yargıya müdahale olur, suç olur ve suç duyurusu mesnetli olurdu.

Gelelim bunun CHP boyutuna.

Önce, Sayın Sağlar’ın bu konuşmasına, CHP Genel Başkanı Sayın KILIÇDAROĞLU’nun ne cevap verdiğine bakalım.

Sayın Kılıçdaroğlu basına yansıdığı şekliye:

“Efendim hâkim böyle olursa ya da şöyle olursa… Hâkim hukukun üstünlüğüne ve vicdani kanaatine göre karar verirse gerçek anlamda hakimdir ve benim başımın üzerinde yeri vardır. Başörtüsü takar takmaz başka bir şey yapar yapmaz o ayrı bir şey o onun özel yaşam tarzıdır? Ona benim saygı duymam lazım. Ama ben saygı duyarken ondan ne bekleyeceğim gerçek anlamda adalet dağıtmasını bekleyeceğim. Adalet dağıttığı süre içinde hiçbir sorunum yok. Kaldı ki bizim parti meclisinde de var. Üstelik hukuk mezunu arkadaşlarımız da var parti meclisinde görev yapıyor. Evet dolayısıyla böyle bir ayrımcılığı asla kabul etmiyorum ve doğru bulmuyorum." Şeklinde ve muhtevasında bir cevap vermiş, Sayın Sağlar’ın konuşmasını onaylamadığını, reddettiğini açık seçik beyan etmiştir.

Buradan hareketle, Sağlar’ın konuşmasını Kılıçdaroğlu ve CHP’ye mal etmek, onlara atıfta ve suçlamada bulunmak da, son derece yersiz, hukuksuz, akıl ve vicdandan yoksun bir yaklaşım olacaktır.

Efendim, “Siyaseten ve oy kaygısıyla öyle demiştir, KALBİ ÖYLE DEĞİLDİR” yaklaşımı da, KALPLERİ YARIP BAKMAK gibidir.

Kalpleri Allah bilir ve Müslümanlar zahire göre hareket etmek durumundadır.

Böyle düşünenlere şu olayı ve Hadisi hatırlatmamız doğru olacaktır.

“Bir gün Resulüllah’a kaba davranan birisi için Halid bin Velid, ‘şunun boynunu vurayım mı ya Resulüllah?’ dediğinde, ‘Hayır, namaz kılan birisi olabilir’ buyurdular. Halid; ‘öyle namaz kılanlar var ki, dili başka kalbi başkadır’ deyince Resulüllah: ‘Ben insanların kalplerini deşmek, karınlarını yarmak için gönderilmedim’ buyurdu. (Bezzar, hasen)”

Bir başka olay ve Hadis de şöyle:

“Usame B.Zeyd anlatıyor: “Resulûllah aleyhisselam bizi bazı kabilelere gönderdi. Onlar da bizim gelişimizden haberdâr olarak kaçtılar. Biz bu grubun içinden birisine yetiştik. Onu yakalayınca, ‘Lâ ilahe illâllah’ deyiverdi. Fakat biz kendisini öldürdük. Döndüğümüzde bu olayı Peygamber aleyhisselâm’a aynen anlattım. Peygamber aleyhisselâm: ‘Kıyamet gününde o adamın söylediği bu tevhid kelimesinin kıymet ve büyüklüğünden dolayı sana kim yardımcı olacak?’ dedi.

Ben: ‘Ey Allah’ın Resûlü, o adam, bunu ölümden korktuğu için söyledi,’ diye cevap verdim.

Peygamber Aleyhisselâm: ‘Kalbini yarıp baktın mı ki, bunu başka bir sebepten dolayı söylemiş olduğunu bilesin! Kıyamet gününde ‘Lâ ilâhe illallah’ kelimesinin karşısında kim senin yardımcın olacak?’ buyurdu. Bu sözü o kadar çok tekrar etti ki, ‘keşke

Müslümanlığa o günden sonra girmiş olsaydım,’ dedim.”

OSMAN KARAGÜZEL 13 OCAK 2021 ÇARŞAMBA MAKALESİ

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Karagüzel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sakarya'da koronavirüs (Covid-19) denetimlerini nasıl buluyorsunuz?