2021 Yılı nasıl geçecek?

Sizi bilmem ama,

Ben bu ara

Prof. Dr. Özgür Demirtaş ve

Selçuk Geçer’i takip ediyorum.

Ekonomik verileri, 

Onların değerlendirmesine göre yorumluyorum.

Aşağıda kaleme aldığım tüm yorumların sahibi de 

Bu iki ekonomiste ait.

 

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda

2021 bütçe görüşmeleri sürüyor ve

1.4 Trilyon harcama planlanıyor aynı zamanda da

1.1 Trilyon gelir bekleniyor.

Yani vergi toplanması bekleniyor.

Peki mümkün mü?

Oldukça zor…

Pandemi nedeniyle,

Talebin bu kadar düşüş yaşadığı ortamda,

Bu kadar vergi toplamak gerçekten çok zor.

Kurumlardan elde edilecek gelirler zaten sorunlu.

Tahsil edilemiyor.

Her kurumun yıllardır biriken ve tahsil edilemeyen vergileri var.

Bu da ortada gün gibi duruyor.

Velev ki vergi toplansa bile, 

Ülkemiz;250 Milyarlık bütçe açığı ile karşı karşıya ve

Bu açığı kapatmak için de yeni borçlanma yapmak zorunda.

Zaten hali hazırda 308 Milyarlık bir hazine borçlanması olduğu konuşuluyor.

Yeni bir borçlanma nasıl ve ne şekilde olacak bilemiyoruz.

Kuru baskılamak için bu kadar faiz ödemeye

Değer miydi?

Düşünün..!

1.1 Trilyon vergi topladığımızı var sayarsak,

Bunun yüzde 17’si nereye gidiyor biliyor musunuz?

Maalesef faize..!

Ne eğitime, ne sağlığa, ne savunma giderlerine.

Bu da ne demek?

180 Milyar lira faize gidecek demek.

Peki niye?

Doları baskılamak,

Yani yükselmesini kontrol altında tutmak için

Bunu 2021 yılında ödeyeceğiz.

Bu da önümüzdeki 2021 yılının ekonomik olarak çok zor geçeceğini gösteriyor.

Çok zor aylar bizi bekliyor.

Altın,

Dolar ve 

Euro’nun yükselişi,

Faiz oranlarının art arda artışı,

Sırtımızdaki yükün ne denli ağır olacağını gösteriyor.

Dolar’ın 8.80’i,

Euro’nun 11 lirayı,

Sterlin’in ise 13.5’u zorlayacağı,

Altın’ın da 535'lere çıkma ihtimali yüksek.

Kurlarda ciddi yükseliş beklentisi var.

Ödemeler dengesi bozulur,

Bankacılık sektörü alacaklarını tahsil edemez ise, 

Bunlar batık hanesine işlemeye başlar,

Reel sektörde sıkıntı başlar.

İşsizlik artar ise, 

Enflasyon aynı şekilde yükselmeye devam eder.

Faiz artırımları işe yaramaz, dövizdeki tırmanış devam ederse,

Ki bunun olacağına kesin gözüyle bakılıyor!

Bütçe dengeleri,

Devlet gelir dengeleri bozulur.

Gelir elde etmede zorlanır, beklenen tahsilat gerçekleşemez ise,

İşte o zaman yıl içinde birkaç kez devalüasyon görülebilir.

Bu iş, 2018’deki gibi olmaz.

Devalüasyon peş peş olur ve bu da kur artışına neden olur.

İşte o zaman Dolar 16 Lirayı bulur.

Ha doğru bir strateji izlenir ve beklenen gelişmeler yaşanmaz ise,

Bu süreç 1-1,5 yıl daha uzamış olur.

Tabii bu sadece ülkemiz için geçerli değil elbet.

Dünya ekonomisinde ciddi bir çözülme söz konusu.

Her ülke ciddi ekonomik sıkıntı içinde.

 

Evet kıymetli dostlar;

Dedim ya ben ekonomist değilim,

Ama izliyorum.

Zamanım oldukça da okuyorum.

Gidişatın çok da iyi olmadığını gözlemliyorum.

Tabii temennimiz kötü olmamasından yana.

İnşallah ben de,

Ekonomistler de yanılırız.

Tam tersine.

Ülkemiz ekonomide çıta yükseltir,

Faizden kurtulur.

Kur artışı bugünkü gibi olmaz ve müreffeh bir yaşam sürer kalkınırız.

 

Ama geçmişte yazdım.

Yine hatırlatarak yazıma son vereceğim.

Merhum Başbakan Mesut Yılmaz döneminde,

Korkmaz Yiğit isimli bir iş insanı vardı.

5-6 gazetesi, 3-4 TV’si,

Bankaları,

Şirketleri vardı.

Hasılı, 

Koç ve Sabancı’yı da sollayacak zenginlerinden biriydi.

Öyle ki, 

O günkü şartlarda

Kur’u,

Faiz oranlarını O belirlerdi.

Çünkü,

Memurun,

Emeklinin maaşı,

O’ndan alınan ödünç para ile ödeniyor.

Kendisine Devlet borçlanıyordu.

Ara ara Başbakan Yılmaz’ı arar:

‘Bugün faize şöyle zam yaptım, böyle yaptım’ der,

Ekonomiyi yönlendirirdi.

Hatta bir ara,

Yer altı dünyasının önemli isimlerinden olan Alaattin Çakıcı kendisini bir konu için aradığında:

“Vücut kimyam değişti” diyerek,

Korkusunu kamuoyu ile paylaşmıştı.

Daha sonraları ise çöküşü başlamış,

Elinde avucundakini de ne yaptığı malum.

Yani ülkemiz bu günleri gördü.

Allah tekrarını nasip etmesin 

İnşallah.

Ama 2019’da, 2020’nin kötü geçeceği vurgusu yapıldığında,

İnanmamıştık.

Nasıl geçtiği malumunuz.

Şimdi önümüzde 2021 var.

Kimine göre,

Ekonomi şaha kalkacak,

Ülkemiz düze çıkacak deniliyor olsa da,

Kimi ekonomistler,

2021’nin ekonomik veriler açısından çok sıkıntılı geçeceğine vurgu yapıyorlar.

Umarım ve dilerim ki,

Dediklerinin tersi olur.

2021 yılı, 

İçinde yaşadığımız 2020’den çok daha iyi geçer.

 

Değerlendirme ve yorum sizlerin.

Kalın sağlıcakla.

 

Güzel söz

Eğer girişim ilerliyorsa, 

Bolluk ekonomi ile birlikte artar; 

Ama girişim yoksa

Bolluk ekonomi ile birlikte çürür. 

John Maynard Keynes

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sakarya'da koronavirüs (Covid-19) denetimlerini nasıl buluyorsunuz?