Abdurrahman Çakar’ın ardından

Abdurrahman Çakar, uzun yıllar

Arifiye’de,

Şimdi ise Sakarya Büyükşehir Belediyesi Otobüs Terminali karşısında bulunan Mısır Araştırma Kurumunda Müdürlük yapıyordu.

Ardından,

Sanıyorum ANAP hükümeti döneminde,

İl Tarım Müdürü Barış Çullu vardı.

Bir nedenden dolayı görevden alınmıştı.

5 Yıl İngiltere’de kalmış,

Yüksek lisansını orada yapmıştı.

Tecrübeli ve bilgiliydi.

O günkü şartlarda ondan iyisi yoktu.

Yerine Abdurrahman Çakar getirilmişti.

Sakarya İl Tarım Müdürlüğü görevine getirildi.

Yıllarca o görevde bulundu.

Hakkını da verdi.

Hatta bir ara,

Tarım Bakanlığı’na müsteşarlık için adı bile geçmişti.

Türkiye’de o görevde bulunan ender kişilerden biriydi.

Sakarya için büyük bir şanstı.

Aynı şehirde

16-17 yıl bürokrat olarak kalabilmek kolay mı?

Günlerden bir gün…

Kimin nasırına bastıysa,

Beklenmeyen bir anda görevden alınmıştı.

Şoktaydık.

Sadece biz değil Sakarya şoktaydı.

Köy ve mahalle muhtarları açıklama yayınlayarak, Çakar’a sahip çıkmak istediler.

Siyasete baskı yaptılar,

Ama nafile.

O günlerde Nuri Okutan Sakarya Valisi

Bürokratını iyi tanıyor,

Kendisine danışılmadan en iyi bürokratının alınmış olması,

Siyaseten de olsa zoruna gitmişti.

Bakanlık evrakını imzalamama hakkı vardı.

(6 ay süreyle)

Vali Okutan, ‘Ben bu evrakı imzalamam’ diyerek dik duruş sergilemişti.

Sakarya ilk kez böyle bir hadiseye şahitlik ediyordu.

Yazı tebliğ edilmediği için

Çakar görevdeydi,

Ama

Eski azmi, şevki kırılmıştı.

Yargıya gitti.

Çok değil bir iki ay sonra idari yargı kararı ile görevine dönmüştü.

Ama öyle omurgalı,

Öyle dürüst,

Öyle adam gibi adamdı ki,

Ben istenmediğim yerde durmam dedi.

Emekliliğini istedi.

Hatta o günlerde AK Parti İl Başkanı Yusuf Alemdar bile aleni olmasa bile,

Arkasında durdu ve

Yakın çevresine:

‘Alınmaması için elimden geleni yapacağım’ demişti.

Ama olan oldu.

Devlet için mesai mefhumu bilmeyen,

Köylüyü,

Çiftçiyi koruyan,

Onlara elinden gelen önemi, gayreti gösteren

İyi bir Devlet adamı,

Siyasete kurban gitmişti.

Sakarya’ya,

Tarıma,

Çiftçiye yazık oldu.

Ama boş durmadı.

Kendisine birçok firmadan teklifler yağmaya başladı.

Böylesi tecrübeli birisini kim boşta bırakır ki?

Şen Piliç’in ısrarlı danışmanlık teklifine olumlu cevap vermişti.

Ve Yönetim Kurulu’na danışmanlık yapmıştı.

Daha iyi imkanlarda çalışıyordu.

Biri kız, iki çocuğu vardı.

Sosyaldi.

SATSO Meclis üyeliği,

Söğütlü Organize Sanayi Yönetim Kurulu üyeliği,

Sakarya Trabzonlular Kültür ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı

Vs.. vs..

Sağlıklı,

Kendisine dikkat eden biriydi.

Nasıl oldu anlamamıştık.

Üç hafta önce,

Çok sevdiği ve sürekli birlikte olduğu, 

Uğur Eğitim Kurumları Genel Müdürü Yavuz Müftüoğlu,

İş İnsanı Melih Uyar ile birlikte Cuma namazı kılmış,

Yemek yemiş ve evine dönmüştü.

İki gün ateş ve ağrılarını önemsememişti.

Oysa,

SEAH eski Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Akif Çakar yeğeni,

Kızı ve damadı doktordu.

Ayrıca, Prof. Dr. Fehmi Çelebi yakını olmasına rağmen ağrı ve ateşini

Önemsememişti. 

Kızının ısrarı üzerine hastaneye götürülmüş,

Yapılan test ve tetkiklerde korona olduğu öğrenilmişti.

Hemen tedaviye alındı.

İki üç gün toparlar gibi olsa da,

Sonra yoğun bakım servisine kaldırılmıştı.

Sadece kendisi mi?

Kızı, damadı, eşinin de testleri pozitif çıkmıştı.

Ama onlar biraz daha hafif atlatıyordu.

Çakar ise, yoğun bakıma alınmış,

Endişeleri artırmıştı.

12 günlük tedavi süreci olumlu sonuç vermeyince

Endişeler daha da artmıştı.

Birkaç gün sonra tedavi cevap verir gibi olduysa da çok sürmemişti.

Çakar, 

10 Aralık 2020 saat:23.00’te,

Yapılan tüm müdahalelere rağmen Hakk’ın rahmetine kavuşmuştu.

Atlatır,

Güçlüdür

Dediğimiz Abdurrahman Ağabeyimiz,

‘Pes’ etmişti.

Yatmaya hazırlandığım saatlerde,

Bir iki kişi aradı.

‘Doğru mu?’ 

‘Abdurrahman Çakar öldü mü?’ diye bana soruyorlardı.

Değil diyemedim.

Döneceğim bekleyin dedim.

Yavuz Müftüoğlu’nu aradım ve:

‘Ağabey doğrumu?”  demeden

Necdet Başımız sağolsun, Abdurrahman’ı kaybettik’ dediğinde…

20-25 saniye ne O ne de ben konuşamadık.

Bu anlatılmaz.

Yavuz Ağabey’in en yakınındaki arkadaşı,

Benim ise

Ağabeyimi kaybetmiştik.

Tarifi mümkün olmayan bir acı..

Şu an bile buğulu gözlerle yazımı yazıyorum.

Öyle çok seveni vardı ki,

Haberi okuyan beni arıyor

Ya da yorum yapıyordu.

Herkes şoktaydı.

Dr. Aydın Sarı nın dediği gibi

‘Hastalık değil, ecel öldürür..!’

Aynen öyle oldu ve

Korona sebepti.

Yüce Yaradan vadeyi buraya kadar takdir etmişti.

O’nun hükmüne sual olunmaz,

Sorgulanmaz.

Cenaze günü evine gittik.

Trabzon’dan,

İstanbul’dan,

Adana’dan

Ve buradan sevenleriyle oradaydık.

Mezarlık SATSO villalarının karşısında,

Doktorlar sitesinin altındaydı.

Özel bir mezarlık yeriydi ve

Seneler önce almış ve

İlk mezarın kendisi için kazılacağını bilmeden çevrelemişti..

Mezar başındaydık.

Sevenleri,

Herkes oradaydı.

Yavuz Müftüoğlu yere çömelmiş,

Maskeyle yüzünü kapatmış,

Göz yaşlarını gizliyordu.

Dr. İsmet Kartal

Sessiz, sadece mezarlıkta yapılanı gözlüyordu,

Bir ara bana dönerek

Baktı, ‘nasılsın?’ dedi. O da hüzünlüydü.

Doktor kızı…

Oğlu,

Mezarın başında,

Kızı ağlıyor:

‘Babam nereye gidiyorsun? Ne olur babam… Bırakma bizi…’ diyordu.

Kelimeler kifayetsiz,

Tarifsiz.

Herkes maskesiyle oynuyor.

Kimse göz yaşlarının görünmesini istemiyordu.

Ağlıyorlardı.

Kızının yanına elini mermere koyarak

Mürsel Ağabey (Mürsel Albayrak)

Ağlıyordu.

Öyle ki,

Kızının hıçkırıklarını bastıracak kadar çoktu.

Diğer yanda

Melih Uyar,

Çimene oturmuş,

Kafasını ters tarafa çevirmişti.

O da ağlıyordu.

Ben ise,

Gözlerimi etrafa bakarak kaçırıyordum,

Ama tutamıyordum ki kendimi.

Erkeklik burada para etmiyor.

Hani derler ya.

‘Erkekler ağlamaz…’

Hikaye...!

Hem de öyle ağlar ki

Sevmeye gör,

Üzülmeye gör. İşte o zaman

En büyük ağlamayı onlar yapar.

(Şu anki gibi….)

Tarifsiz.

Allah sevdiklerimizle sınamasın.

Ama dedik ya,

Dünyanın kanunu bu!

Herkes bir gün ölecek.

Evet dostlar;

Abdurrahman Ağabey’i ebediyete uğurladıktan sonra,

Mezarlıktan evine doğru yöneldik.

Evine

Yavuz Ağabey ile birlikte geldik.

Yenge oturduğu sandalyede

Yavuz Ağabey’e

Kısık sesle:

‘Hani arkadaşın nerede? Neden bıraktın O’nu orada?’ diyerek ağlayışı,

Ben dahil oradaki herkesi bitirmişti.

Yavuz ağabey

Gözyaşlarını saklamak için yönünü değiştirdi.

Diğerleri, 

Sadece gözyaşlarını gizleyebildi.

Ayrılık vakti gelmişti. 

Abdurrahman Ağabeyin emaneti yengemize

Tekrar baş sağlığı dilemek için yanına gittik.

Ama dudaklarımız kilitlenmişti.

Sadece elimizi göğsümüze getirerek,

Kafamızı eğebildik

Ve ayrıldık.

Evet dostlar;

Allah hepimize böyle güzel yaşamayı,

Güzel dostluklar edinmeyi

Nasip etsin.

Selam ve dua ile…

 

Güzel söz:

Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber...
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?
Öleceğiz müjdeler olsun, müjdeler olsun!
Ölümü de öldüren Rabbe secdeler olsun!

N.F.Kısakürek

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.

03

Geçmişten Enstantane - Mithatpaşa İlk Okul Müdürü olan yakını da cok farklıydı. Kibir ve kırıcı tavrı hemen farkediliyor du.Abdurrahman Çakar Refah Parti zamanında da görevden alınması teklif edilmişti de o günlerin Tarım Bakanı olan Musa Demirci red etmişti. Gerekçe olarak ta Türkiye de tarımı çok iyi bilen 3 kişiden biri diyerek sahip çıkmıştı.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Aralık 08:49
02

Tülay Çakır - Abi bu kadar mı güzel ifade edilir? Yüreğine sağlık.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Aralık 01:41
01

Ahmet Trabzon - Allah razı olsun bu kadar mı güzel tarif edilir ve mükemmel ifade edilir. Başoğlu adamsın kardeşim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Aralık 01:12


Anket Sakarya'da koronavirüs (Covid-19) denetimlerini nasıl buluyorsunuz?