AYM’den kemer sıkmaya

Başlığa bakınca

‘Ne alaka?’

Diyeniniz olacak…

Okuyunca beni anlayacağınız inancındayım.

Geçen hafta ülke gündemi yine yoğundu.

Malum,

AYM’nin, toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunundaki "şehirlerarası karayollarında toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenlenemez" hükmünü iptal eden kararına 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu

AYM Başkanı Zühtü Arslan'a Kızılcahamam Kampından tepki göstererek:

Polis koruması almana gerek yok. Bisikletinle işe git gel bakalım. Hadi git gel, özgürüz ya. Tamamen her şey güvenlik altında, hadi git. Niye polis koruması alıyorsun, niye eskortlarla geziyorsunuz? Ben varım sen var mısın, Sayın Anayasa Mahkemesi Başkanı? Ben varım. Tek başıma arabamla gitmeye ben varım, sen var mısın?

Her yere biz buralardan gideriz. Ama ne olursunuz, bu ülke büyük bir mücadele içerisinden geçiyor, ayağımızı topal, bizi naçar bırakmayın, bizi zorluk içerisinde bırakmayın ne olursunuz." demişti.

Üslup ve tarz iyi olmamıştı.

Bunu kamuoyu önünde yüksek sesle dile getirmek ne denli doğruydu?

Hayır, bir de

Bakıyorsun ki

Herkeste polis koruması var. 

Yak çakar lambaları, 

Bir eskort önde, biri arkada…

Bu ne Allah aşkına..?

Bir bakıyorsun, 50-60 arabayla korunuyorlar.

Yahu iyi de, kimden ve neden korunuyorsun?

Söyleyin,

Herkes birbirinden korunuyor,

Korkuyor.

Bize neler oluyor böyle?

Anayasa Mahkemesi Başkanı bir yere korumasız gidiyor mu, gitmiyor mu?

Ha eğer burada AYM Başkanı korumasız bir yere gitmiyorsa

Bunun suçlusu kim peki..!

İçişleri Bakanlığı herkesin güvenli yaşamasını, korunmasını sağlamakla yükümlü değil midir?

İşte tam da burada,

Tabiri caizse Soylu, bu polemikte topu kendi kalesine atmış olmuyor mu?

Bir de İçişleri Bakanlığı’nın görevi,

Gösteri yapan-yürüyen kişileri gözaltına almak,

Onlara izin vermemek olmamalı,

Onları güvence altına almalı.

Demokrasilerde bu böyle değil midir?

Bir çok Avrupa ülkesinde,

Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya hatta İngiltere’de, 

Parlamento dağıldığında,

Kimi milletvekilleri, hatta bakanlar otobüse,

Metroya biniyor ve

İnsanlarla yolculuk yapıyorlar.

Kimse yüksünmüyor veya

Alçaklık kompleksine kapılmıyor.

Yahu bizde,

Belediye başkan yardımcısı,

Sıradan bir milletvekili veya bürokrat, neredeyse

Bir yerden başka bir yere önlü arkalı eskortlu gidecek.

Nedir bu saltanat?

Bakın bizim TBMM’de

Herkeste Mercedes, Audi marka otomobiller var.

Hatta oraya gitmeye bile gerek yok.

Belediyelere bakın.

Siz hiç dolmuşta, belediye otobüsünde belediye başkanı ile yolculuk yaptınız mı?

Yada milletvekili ile

Veya Kaymakam, Vali,

Daire müdürü ile ….

‘Yok ‘ dediğinizi duyar gibi oluyorum.

Evet maalesef,

Herkeste koruma,

Çakarlı araba var…

Sonra;

‘Millet kemer sıksın!’ ,

Yok ya!

Peki, sen sıkıyor musun?

Bakın nereden nereye geldik.

Bu tartışma, işi buraya getiriyor.

İnsanlara,

Adeta ‘Hasbünallah’ dedirtiyor.

Ha bir de şunu düşünelim;

Bugüne kadar AYM Hükumet aleyhine kaç karar aldı?

Yüzde bir o da belki…

O nedenle böylesi çıkışlar,

Ne Soylu’ya ne de AYM’ye yakışır.

Toplumun öncelikleri var ve

Böylesi çıkışlar toplumun, siyasetin gerilmesine neden oluyor başka hiçbir şey değil.

Benden söylemesi..

Kalın sağlıcakla..

 

Güzel Söz:

Taraf tutmayan insan, şahsiyeti felce uğramış insandır.

Ben tarafım, hakikatin tarafıyım.

Cemil Meriç

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Hafif raylı sistemin güzergâhı sizce neresi olmalı?