Bağışıklık Sistemimizin C Vitamini Deposu

Merhaba Sevgili Okurlarım,

Yaz mevsimi bitti bitiyor, malum insanoğlu hep memnuniyetsiz, yaz geliyor sıcak diye, kış geliyor soğuk diye hep bir şikayetimiz var ama ne yalan söyleyeyim benim de en sevdiğim, bahar mevsimleri, muhtemelen birçoğunuz gibi…

 Evet, Sonbahar yaklaştı, gece ve gündüz arasındaki ısı farkı yavaş yavaş kendini göstermeye başlayacak. Peki bağışıklık sistemimiz, vücudumuz, bu geçiş dönemine hazır mı?

Gelin vücudumuz hazır değilse de biz hazırlayalım, mevsime yenik düşmeyelim ki, mevsimin tadını çıkarabilelim öyle değil mi?

Peki! Tahmin edebildiniz mi acaba hangi bitkiden bahsettiğimi aslında bitki değil bir küçücük meyveden bahsediyorum.

Yabani gülün meyvesi  desem kaç kişi bu isim ile anılan meyvenin Kuşburnu olduğunu biliyor acaba!

Evet, Kuşburnu, kuşburnunun diğer adları ise yabani gül meyvesi, köpek gülü meyvesi, gül elmasıdır

 Size, sizi kışa hazırlayacak kendi küçücük ama faydaları azımsanmayacak kadar büyük meyve Kuşburnunun faydalarından bahsetmek istiyorum;

Öncelikle Bizim şifalı bitkiler ile ilgili, Pirimiz İbni-Sina’nın  o yıllarda, kuşburnunu göz hastalıklarında kullandığını belirtmek isterim.

Limonun 60 katı fazla C vitamini içeren kuşburnunun çiçekleri tıbbi ilaç olarak, yemişleri ise özellikle bağışıklık sistemini güçlendirmek için bitkisel çay olarak kullanılmaktadır.Bol miktarda çiçek tozu ürettiğinden arıcılık için de çok faydalıdır.

İçeriğindeki ; A, B1, B2, C, K, P vitaminleri, mineraller, tanen, pektin, silisik, nerol, demir, fosfor, kalsiyum, potasyum yönünden zengin içeriği sayesinde pek çok hastalığa şifadır ve içindeki meyve asitleri ise pektin yönünden böbreklere asla zarar veremez.

Tohumları Ekim ve Kasım aylarında don yemeden toplanır. Çok olgun meyvelerinde C vitamini oranı düşüktür. Meyveler toplandıktan sonra boyuna kesilir ve çevresini kaplayan tüyler temizlenir. Gölgede, havadar yerlerde kurutulur, iyi kurutulmuş kuşburnu çok uzun süre saklanabilir. Demir ve bakır vitamin oranını olumsuz etkilediği için bu maddeleri içeren kaplarda saklanmamalıdır.


Kokusu hoş, tadı ekşimsidir, içindeki vitaminler uzun süre değerlerini kaybetmediğinden, günlük çay olarak bir kere yapılıp termosta saklanabilir.

Günlük kullanım olarak 1-5 çay fincanı tüketilebilir, herhangi bir yan etkisi yoktur.

Mevsimi dönüşümünü yaşamaya başlayacağımız bu zamanlarda bağışıklık sistemimizi güçlendirecek etkili bir Kuşburnu çayı tarifi ermek isterim;

10 gr. Kuşburnunu 200 ml suda 3dk. kaynatılır, 10 dk. demlenir ve süzülerek sabahları içilir.

Bitkinlik içinde en iyi takviyedir.

Böbrek taşı ve kumları için ise; günde 3 fincan içeceğiniz kuşburnunun faydasını göreceksiniz.
Aşırı kullanımı böbrek taşı riskini oluşturabilir.

Rahim kanamaları ve genel kanamalarda da günde 2-3 bardak kuşburnu tavsiye olunur.

Çok iyi bir idrar söktürücüdür, özellikle yaşlılarda İyi bir kan temizleyicidir.

Soğuk algınlığına yakalanmamak için önlem çayı olmakla beraber, yakalandıktan sonrada en iyi ilaçtır.

Yağlı yemeğe duyarlılığı olanlar, yemeklerden 1 saat önce 1 çay fincanı kuşburnu çayı içebilirler.

Ağaçtan toplanarak taze taze tüketilen meyvesi bağırsak solucanlarını düşürür.

Ateşli hastalıklarda serinleticidir. Soğuk tüketilmelidir.

Emziren annelerin günde 1-2 fincan kuşburnu çayı içmeleri veya marmelatını yemeleri bebeğin yeterli C vitamini almasını sağlar.

Önemli!!! Emziren anneler kullanmadan önce doktorunuza danışmanızı öneririm.

Böbrek ve idrar torbası iltihaplarında, günde 3-6 çay fincan içilmesi önerilmektedir.

Kabızlık giderici olarak da fayda sağlayacaktır.

Kandaki şekeri düşürür ve şeker hastaları için şiddetle tavsiye edilir. Özellikle şekersiz kuşburnu marmelatıdiyabet hastaları tarafından şeker yerine kullanılabilir.

 

Yeni hücrelerin çabuk oluşmasına yardımcı olur, yara ve yanık tedavilerinde kullanılır.

İçerisinde bulunan A vitamini cildin genç kalmasında da katkı sağlamaktadır. Özellikle Kuşburnu yağının büzücü özelliği kozmetik açısından kullanımı arttırıyor.

Japon araştırmacıların tezi ise; kuşburnu özütünün karın yağlarını eritme konusunda etkili olduğu konusundadır.

Antioksidan etkisi bulunan kuşburnu çayının hazırlanışı da önem taşımaktadır.

Kuşburnu özütü, eklem ağrılarına da iyi gelmektedir. Eklemlerde hasar oluşturan iltihap miktarını azaltmaktadır.Sinir sistemi üzerinde etkilidir.

Kandaki kötü kolesterolün kontrolünde etkilidir, iyi kolesterolün yükselmesinde etki eder. Bu sayede Kalp ve damar hastalıklarına karşı korur.

Ayrıca pek çok kişinin derdi olan dizdeki sıvı kaybına kuşburnunun iyi geldiği yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır.
Kuşburnu püresinde bulunan, önemli birKaratenoidolan likopen katarakt ve göz hastalıkları ilerlemesinde koruyucu etki göstermektedir.

Antioksidan zenginliği sayesinde, kansere karşıda bir kalkan görevi görür.

Bilinen pek çok faydasının yanı sıra gözaltı şişliklerine çok iyi geldiği tespit edilmiştir.

Gözaltı şişlikleri için hazırlayabileceğiniz kuşburnu maskesi;

Az su ile kaynatacağınız kuşburnunu ezerek lapa hale getirin ve temiz bir tülbentin içerisine koyun. Gözaltlarınıza yerleştirip 15 dk bekledikten sonra, güzelce temizleyip kreminizi sürebilirsiniz.

Besin değerine gelince ;

100 gr Kuşburnu: 162 kcaldir.

Neredeyse hiçbir yan etkisi olmamasına rağmen; 1 yaşından küçük çocuklarda doktora sormadan kullanmayınız.

Hepinize sağlıklı günler dilerim.

 

Sağlıklı Beslenme Koçu

İnstagram: @nsaglik_penceresi

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nalan Mettin Kızılkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Hafif raylı sistemin güzergâhı sizce neresi olmalı?