Ölmek istemiyorum!

Tüyleri diken diken eden bir hikâyeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ortalıkta,

Bulvarda,

Orada burada,

Korona ile alay edip

Maske takmayı ‘lüks’ kabul eden,

‘Bana bir şey olmaz’ diyerek,

Sözüm ona erkeklik taslayan

Acınası zavallılar için yazıyorum.

Okuyun.

Okuyun da belki ders alırsınız.

Yoğun bakım doktoru:

“Yoğun bakımda tanık olduklarımı gören biri evden bile çıkmazdı” diyerek feryat ediyordu.

Olay Diyarbakır’da yaşanmıştı.

Hoş sadece Diyarbakır mı?

Bu illet; Adana, İzmir, Manisa, Trabzon, Mersin, yurdun her yerinde,

Dünyanın her ülkesinde kol geziyor.

Nedeni ise,

Kurallara uymayan,

Fiziki mesafeyi ve maske takmayı önemsemeyenler..

Yoğun Bakım Uzmanı Doç. Dr. Hakan Akelma, yoğun bakımda Covid-19 tedavisinde neler yaşadığını açıklamıştı.

Herkese örnek ve

İbret olsun!

Doktor açıklamasında,

Tüyleri diken diken eden ifadeyle:

‘'Ölmek istemiyorum' diyerek yatağı parçalayan bir hasta hayatını kaybetti” açıklamasında bulunmuştu. 

Ardından da,

'Benim yerime yoğun bakıma girselerdi ve görselerdi, inanın evlerinden bile çıkmazlardı' diyerek ekleme yaptı.

Yoğun bakım servisine gelen, 

Orada çaresiz bir şekilde yatan ve türlü zorlular çeken hastalardan kesitleri paylaşan Doktor Akelma, 

Tedavide yaşam mücadelesini yitiren hastaların yüzlerinde pişmanlık olduğuna dikkat çekti. 

Genç hasta da gördüm yaşlı hasta da gördüm. Çoğu ciddi solunum sıkıntısı çekiyordu. Özellikle genç bir hastamız vardı, solunumu 55'lerdeydi, normal bir insan 12 soluk alır. 

Her an öleceğini hissederek soluk alıyordu. 

Ben de onu yatıştırmaya çalışıyordum. 

Çarşıda dolaşan ve korona ile alay eden o sorumsuz insanların hastanede çaresizce iyileşmeyi bekleyen hastaları görmesini isterdim.

Hastaneye gelen hemen her hastanın yüzünde çok büyük bir pişmanlık var.

'Ölmek istemiyorum' diyerek yatağı parçalayan hastamızın bir müddet sonra şuuru gitti.

Ve o hastamızı 3 gün sonra kaybettik. 

Bu şekilde deliryuma giren hastalarımız oluyor. 

Özellikle birçok hastamızda aşırı ajitasyon, aşırı ölmeme isteği ve ölüm korkusu onları resmen sarmalıyor ve yaptıklarına çoğu da pişman oluyor.

Hemen yanı başındaki hastalar ölüyor, bunun farkına varıyorlar, bu da onlarda ciddi bir pişmanlıklara neden oluyor.

Hastalarıyla yaşadığı travmayı anlatan ve anlattığı esnada sesi ve elleri titreyen Akelma sözlerine şu şekilde devam etti:

Hastaların tümüne kendi yakınımız gibi yaklaşıyoruz.

Hep derler ya hani 'erkekler ağlamaz' diye,

Çok defa ağladığımı gördüm. 

Onlara güç olmaya, ümit vermeye çalışarak, 

‘Hadi güçlü ol, kendini topla' dediğimde bile duygularımı gizleyemiyordum.

Hastalarım ile yaşadığım o duygulu anlar anlatılmaz,

Ancak yaşanır.

Şuan bile içim titriyor, sesim buğulanıyor.

Hastanızın, yanınızda çırpına çırpına ölmesini görmek sizi üzüyor. 

Adeta kahroluyorsunuz.

Bir şey yapamamanın üzüntüsü sizi bitiriyor.

Son anlar, son çırpınışlar…

Entübasyon yapıyorsunuz, her türlü cihazı takıyorsunuz, birçok müdahaleyi yapıyorsunuz ama bir noktadan sonra bu meret çok kötü, akciğeri harap edecek düzeye getirdiğinde, hastaya yapabileceğiniz bir şeyin olmadığını anladığınızda gerçekten büyük bir hayal kırıklığı yaşıyorsunuz. 

Maalesef

Bu süreç herkesi de bizleri de çok yıprattı.

Son anlarda,

Hastaların periferlerinde siyahlık,

Morarma oluşuyor.

Oksijen gitmiyor dokularına, 

Ayaklarına, 

Ellerine, 

Yüzlerine ve hastaların o haldeki durumu sizi çok ürkütüyor ve üzüyor. İnanın her hastam öldüğünde psikolojik olarak kendimi günlerce toparlamaya çalışıyorum,

Ama nafile.

Çünkü her gün yenileri geliyor.

Ve siz yine yeniden başlıyorsunuz.

Sadece hastanın adı ve şekli değişik oluyor.

Evet dostlar;

Bu konuda çok yazılar yazdık.

Belki daha da yazacağız.

Hadise bu kadar derin,

Bu kadar manidar,

Bu kadar kötü.

Maske takmayan,

Maskeyi çene altına takan,

Koronavirüs’ü önemsemeyen,

Alay eden herkese diyecek çok sözümüz var da,

Demeye lüzum görmüyorum.

Şu doktorun yazısını okuyup da maskeye,

Fiziki mesafeye önem vermeyen varsa eğer,

Bilsin ki,

Tüm insanların vebali üzerinedir.

Sağlıklı günler dilerim dostlar. 

 

Güzel Söz:

Her mutluluğun temeli iyi sağlıktır.

Leigh Hunt

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.

01

Önder Can - Çok teşekkür ederiz. Umursamayanlar belki anlarlar...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Ağustos 10:33


Anket Sakarya'da koronavirüs (Covid-19) denetimlerini nasıl buluyorsunuz?