Sizin çocuklar kırgın!

GECENİ gündüzüne katarsın, davan için verdiğin mücadelede karşı gruplar tarafından hedefe oturtulursun, işinden edilirsin, Cumhurbaşkanı’na hakkında düzmece dosya hazırlanıp verilir, yargılanırsın, hareketin lideri için kelleni ortaya koyarsın, azıcık bir derdin olduğunda kapısını çaldığın partinin yöneticileri tarafından "Off ya bu da şimdi nereden geldi" tarzında karşılanırsın!

Gördüğün vefasızlığa için sızlar…

Bir işyeri açılışı yaparsın, davet edersin! Açılışına bile katılma tenezzülünde bulunmazlar!

Bu duruma tepki gösterip davada hiçbir emeği olmayanların el üstünde tutulduğunu ifade ettiğinde işte o sihirli lafı duyarsın;Amann onla bir mi tutuyorsun kendini? Sen bizim çocuksun…”

Görün artık sizin çocukları!.. 

Süslü püslü sözlerin sırt sıvazlamanın ötesinde değer verin “bizim çocuk” dediklerinize!..

Mendil misali kullanıp bir kenara atmayın, yaralarına merhem olun, vefasızlık yapmayın!

Bizim çocukları yolda bulduklarınıza değişmeyin.

Nedir bizim çocuklara vefanız?

Bizim çocuk dedikleriniz kırgın,

Bizim çocuk dedikleriniz üzgün,

Bizim çocuk dediklerinizin içi kan ağlıyor.

Vallahi de ağlıyor billahi de ağlıyor…

Unutulmak, hiçe sayılmak, haksızlığa uğramış olmak, değer verilmemek bizim çocuk dediklerinizi kahrediyor.

Sürekli üvey evlat muamelesi yapacaksanız, artık sizin çocuk olmak istemiyoruz!

Ötekileştiriyorsunuz!..

Hareketin liderine, partinin yöneticilerine hakaret edenlere, sonradan gelenlere daha çok değer veriyorsunuz.

İnsana “Keşke sizin çocuk olmasaydım” dedirtiyorsunuz!

Bu partide bugüne kadar ne çektiyse “bizim çocuk” dedikleriniz çekti.

Ne bedel ödediyse “bizim çocuk” dedikleriniz ödedi.

Keşke yolda bulduklarınızın, yanlışlarının bile arkasında durduğunuz kadar “bizim çocuk” dediklerinizin doğrularının arkasında dursaydınız da bizim çocuklar ilk günkü heyecanıyla ülkücü davaya sımsıkı sarılsaydı!

Gidin kapı kapı dolaşın!

Geçmişten bugüne kadar ne kadar Ülkücü davaya hizmet vermiş “bizim çocuk” varsa gönüllerini alın!

Düşmanlarımızı dost edinmeye çalışırken unuttuğunuz dostunuz olan “bizim çocukları” kendinize düşman etmeyin.

İNCE’DEN GÜZEL HABER

 

"BİR ayağı Kandil'de, diğer ayağı Brüksel'de olmayan bir parti kuracağım…"

(Muharrem İnce)

...

 

Ben, sayın İnce'nin kuracağı partinin Pensilvanya'ya da uzak olacağından eminim veya en azından ben dahil herkesin beklentisi bu yönde.

CHP'de olması gereken oluyor.

Daha öncede tek bayrak, tek vatan ve Türk milleti ve devletinin ali menfaatlerini özümseyemeyenlerin yığıldığı, odağı haline geldiği dönemlerde merhum Bülent Ecevit ve sayın Deniz Baykal partiden koparak başka yol çizmiş ve bu şekilde partiyi temizlemişlerdi.

Maalesef sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Atatürkçülük ile devlet ve milletin özgürlüğü, bağımsızlığı, dini, örf, adet ve gelenekleriyle bağdaşmayan, devlet, millet, din düşmanı, bölücü kim ve düşünce varsa hepsini CHP'de topladı.

Muharrem İnce'yi milli duruşundan dolayı tebrik ediyor,

çıktığı yolda başarılar diliyorum.

İnşallah oy uğruna ideallerinden vaz geçmez!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamdi Yuluğ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Hafif raylı sistemin güzergâhı sizce neresi olmalı?