Komşunun Tavuğunda Gözüm var

Gözüm var çünkü şehir mis gibi ıhlamur kokuyor.

Yüz bin ıhlamur ağacı ekilmiş şehre. Zamanı gelip çiçeklendiğinde kokuyu içinize çekip gülümseyerek yürüyorsunuz.

Gözüm var çünkü sınava girecek öğrenciler dahil ihtiyaç duyan herkese online psikolojik destek verdi.

Gözüm var çünkü Eşme sahil kordonu gibi geniş bir  yürüyüş/piknik/vakit geçirme kordonunu, en uzun  Sapanca sahili  Sakarya’da olmasına rağmen biz yapamadık.

Serdivan GölPark’ı ayrı tutuyorum diyeceğim ama oraya da kocaman kapıdan geçerek giriyorsunuz.

Bizde durum şöyle, sahil kenarlarını özel işletmelere tahsis etmişiz.

Tıpkı şehir içinde ya da metropol ilçelerde “yeşil alan” olarak görünen bazı yerleri özel işletmelere tahsis ettiğimiz gibi; kafeye, restorana girer gibi gidip sahil kenarında ancak o şekilde oturabiliyorsunuz.

Eşme sahili öyle değil. Eşme’ye gittiğinizde, tıpkı Pendik, Kartal sahilinde olduğu gibi düzenleme yapılmış, isterseniz yürüyün, isterseniz bir  banka oturup kitabınızı okuyun, isterseniz birkaç tane park içi işletme mantığında hizmet veren kafelerde yiyip için, isterseniz de belediye tarafından konmuş mangallarda kendiniz hazırlayıp kameriyelerde yiyin..

 

Bu arada da isteyen suya girsin, isteyen amfi tiyatroda vakit geçirsin.

Ceviz ağaçları, söğüt ağaçları, çam, meşe, erik hatta fındık bile var…

Sakaryalı olarak Kocaeli’nin reklamını neden yapıyorum?

Çünkü gözüm var gerçekten, Yahya Kaptan çevre düzenlemesinden tutun da şehir  trafik düzenlemesine,  alternatif yollarına, hafif raylı sistemine, Seka Parkı'na,  kentsel dönüşüm desteklerine, sahil şeridine, Millet Bahçelerine kadar hemen her şeyinde var.

Millet Bahçeleri dedim farkında mısınız?

Onlarda birden fazla olacak.

Çünkü bizdeki açıldı, açıldığı günü akşamı, takip eden günlerde kapalıydı.

Açılmadan bir akşam önce drone çekimi yapıldı her yer ışıl ışıl oldu. Sandık ki açıldıktan sonra da böyle parlayacak.

Bir de tabi parkın içinde araçla dolaşmak yasak değil mi? Taşıt girmemesi gereken, insanların yürüdüğü yolda Zabıta aracı tur attı ilk akşamlarda.

Yanlış anlaşılmasın açıklayayım:

Park açıldı, açıldığının akşamı kapalıydı.

Ertesi akşam da ışıklar kapalı arka kapı zincirliydi.

Buna rağmen Sakaryalılar geldiler karanlıkta oturup yürüdüler. Arka kapıdan giremeyenler sosyla medyadan şikayet edince ışıkların bir kısmı açıldı. Bir zabıta aracı da içeride tur attı; insanların yürüdüğü, onlar için yapılmış yürüyüş yolunda.

Başka illerde örneği var mıdır bilmiyorum ama Sakarya’nın talihsiz bir yer olduğu aşikar.

Onlar bahçe yaparken, biz parkları OTOPARK'a dönüştürüyoruz değil mi kiralık araçlara yer bulunmadığı için.

Kocaeli de Büyükşehir, Sakarya da Büyükşehir.

Ne var ki fotoğraflar yan yana konduğunda aradaki fark yediyi geçiyor.

Burası sadece adı büyükşehir olan bir yer. Biz hizmeti hak etmiyoruz belki de öyle mi görüyorsunuz?

Yoksa bu kadar günü kurtarmak için “yaptık oldu” türünden, var gibi görünen ama hep sorunlu işler yapmazdınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yüzleşme Yüzleşme - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Hafif raylı sistemin güzergâhı sizce neresi olmalı?