Kaybeden üniversiteler değil, Sakarya

  Sakarya’da on binlerce öğrencinin eğitim gördüğü

İki üniversite var:

SAÜ ve SUBÜ.

Malumunuz iki üniversitede iki yıldan buyana yemekhane nedeniyle başlayan krizler önceki gün,

SAÜ'den SUBÜ'ye gece yarısı operasyonu ile gün yüzüne çıktı.

Ne olmuştu?

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) 

Spor Bilimleri Fakültesi Stadyumu’na gece yarısı yapılan çalışmalarla Sakarya Üniversitesi (SAÜ) tarafından devasa bir reklam panosu yerleştirildi.

Halbuki,

2018 yılında Sakarya Üniversitesi’nden (SAÜ) bölünerek kurulan, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi'ne (SUBÜ) kampüsiçerisindeki binalardan,

Spor Bilimleri Fakültesi ve bu fakülteye bağlı olan stadyum da devredilmişti. 

Sakarya nelere şahit oluyor.

Dostlar,

Seyreyleyin cümbüşü…

Kimin malını,

Neyi bölüşemiyorlar?

İnanın anlamış değilim.

Konuya hakim bir akademisyen dostumla görüşüyorum.

Olayların iç yüzünü soruyorum.

Kendisi,

Yaşanan hadiselerin çok elem verici olduğunu, 

Kaybeden her iki üniversitenin yönetim kadrosunun değil, 

Sakarya’nın olduğunu dile getirerek

Aşağıdaki ifadelere yer veriyor.

Ben hiç araya girmeden,

Olduğu gibi siz değerli okurlarımla paylaşıyorum.

Bakın, okuyun ve görün iki üniversitenin çekişmesini ve

Acı gerçekleri

Ve kararınızı verin.



Aslına bakarsanız,  SUBU YÖK'e başvuruyor, 

SAU’nün uzaktan eğitim binası (UZEM)'i YÖK izniyle/emriyle kendine alıyor.

SAU Rektörlüğünün haberi yok. 

Yazıyı görünce panikliyorlar. SUBÜ orayı rektörlük yapacakmış
Tabi Teknoloji Fakültesi'ne ultra lüks makam odası yapmıştı.

Ultra lüks makam odası ne olacak belli değil.

Onca paraya mal olan o makam odası belki de atıl olarak kullanacak, belki de çöp olacak.
Tabi YÖK’den;’burayı boşaltın’ diye yazı gelince,

Hemen Sakarya Valiliği'ni devreye sokuyorlar. 

Sanıyorum bu girişimlerle geçici bir durdurma oldu..
İki üniversite arasındaki gergin ilişki bu konu nedeniyle yargıya taşınıyor.

Tabi,

SAÜ, 'Hami, Ağabey' üniversite olacak derken, fetret devri gibi birbirini boğmaya çalışıyorlar.

SAÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan’ın hatalarından dolan boşluğu,

SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık ise doldurmaya çalışıyor. 

Yukarıda da değindiğimiz gibi,

Bu sürtüşmenin kazananı

Ne SAÜ, 

Ne SUBÜ…

Kaybeden sadece Sakarya..!

Daha geniş perspektifte bakıldığında,

Sakarya’nın çevresi,

Hatta Türkiye.
Bu gidişatın devamında sıra belli ki akademik kadroya, hocalara geliyor.

Dostluklar, 

Bilimsel rekabete değil, başka şeylere çevriliyor.

Tabi bu arada SAÜ’nün 2 yıllık muhteşem performansını(!),

Başta bilimsel araştırmada, sonra da eğitim öğretimde görüyoruz.

Sonra ne yapıyoruz?

Ayakta alkışlıyoruz! 
SAÜ hiç bir zaman bu kadar mükemmel(!) bir duruma gelip, 

Aidiyet duygusunu yasamamıştı.
Hatta eğitim kalitesi öyle arttı ki, bazı sınıfların imtihanları da tüm sınıf bazı derslerden, yüz üzerinden 100 alıyor!
Toplu sınavlar ve sonuç üstün başarı!
Rektörlük eğitim sorumluları bu başarıyı alkışlıyorlardır herhalde.
16 Temmuz 2020’de iki yıl bitiyor.

SAÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan vakit geçirmeden ‘İcraatın içinden’ yapmalı ve tüm başarılarını burada paylaşmalı.

-SUBÜ’yü serviste ve yemekte engelledik 

-UZEM binasını zorla elimizde tutuk
şeklinde.

Tabi işin şakası bu…
Kamuoyu da yakından takip ediyor, sapan yönetim ve anlayışlar devam ediyor.
Üniversitede ne adalet, ne liyakat ne de başka bir şey kaldı.

Başımız sağ olsun.

İşin garip tarafı hamaset duyguları, yanlış yönetim anlayışları nedeniyle bu cenaze 10 yıl daha ya gider ya gitmez.

Önümüzdeki günleri bekleyip göreceğiz.
SAÜ-SUBÜ dosyası açılmalı.
Maalesef, üniversitelerimizi moral ve isteklendirme açısından bitirdiler.

Çok üzgünüz. 

Evet, kıymetli okurlarım

Durum bu,

Yorum sizlerin.

 

Güzel söz:


Eğitim, gerçeklerin öğretilmesi değildir. 

Düşünmek için aklın eğitilmesidir. 

Albert Einstein

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.

04

Yalandan Kim Ölmüş? - Gerçekçi bildiklerini yaz. Gerçeksen adını yaz. Hangii vekilden bahsediyorsun onu yaz. Hocaysan akademisyensen yaz. Yazara çamur atmamadan hibi gerçekleri yaz biz de seni alkışlayalım üniversite olarak hadiiii. Gerçekçiiiii

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 30 Haziran 09:35
03

Hoca - Gerçek denen kişi. Keşke yazara sataşacağına bildiklerinizi paylaşsaydınız. Eski vekil diyor sayın Mustafa İsen ‘ in bile adını yazamıyorsunuz. Size ne demeli gerçek miş!!! Hadi ordan. Akademisyen.....

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 30 Haziran 09:20
02

Gerçek - Yazarın, "Konuya hakim bir akademisyenden" aldığım bilgiler diye aktardığı kısımlar gerçeği yansıtmamaktadır. Fiziki alan sıkıntısı bir gerçek ve üniversiteyi kurarken verdiği sözleri tutmayan malum eski milletvekilinin bu işlerin sorumlusu olduğunu düşünüyorum. Zira kendi imkanları içinde öğrencileri için çabalarken yalnız kalan rektörleri, içeriğini bilmeden eleştirmek çok kolay. Elbette herkes kendince haklıdır. Ancak bence asıl haksız olan doğru bilgileri edinmek adına rektörler ile görüşmeden, başka ağızlardan alınan yanlış veya eksik bilgiler ile haber yapan gazetecilerdir.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 29 Haziran 22:56


Anket Hafif raylı sistemin güzergâhı sizce neresi olmalı?