Cemil Çiçek’i izlerken

Hebertürk TV’de

Eski Adalet Bakanı,TBMM Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Cemil Çiçek Soruları cevaplandırdı.

Keyifle izlediğim programda aldığım notları sizlerle paylaşacağım.

Çiçek, günümüz siyasetinin geldiği noktayı öyle güzel özetlemişti ki,

Bizlere adeta tercüman olmuştu.

Çiçek:

“Bir defa 100 küsur yıllık süre içerisinde özellikle siyaset yapan insanlar olarak devlet sorunu ile hükümet sorunu ayrımını doğru dürüst yapamadık.

Terör sorunu bir devlet sorunudur. Halbuki geriye dönüp baktığımızda, devlet bütün gücüyle uğraşıyor, Allah razı olsun hepsinden.

Biz devlet sorununu hâlâ hükümet sorunu kabul ettik. 80 öncesi sağ-sol teröründe 'hükümet gider terör biter' denildi.

Günde 3 kişi ölüyor iken hükümet değişince 20 kişi ölür hale gelmişti.

Konunun ayrımını doğru dürüst yapamazsak tedbirinde de hata yaparız. Hükümet gitse de o vahşet, ülkeyi sıkıntıya sokan terör olayları devam edecekse alabileceğimiz tedbirler farklıdır.

Örneğin, Kıbrıs sorunu 50’li yıllardan buyana bir devlet sorunudur.

Türkiye değişik hükümetler döneminde bu sorunu çözmek istemiş olsada hâlâ Kıbrıs sorunu var.

Acaba bugünkü hükümet gitse Kıbrıs sorunu çözülmüş olacak mı?

Bu ayrımı yapamadığımız için birbirimizi suçladık. Şehit cenazelerinde bile birbirimizin yüzüne bakmadan yan yana durmadık” ifadelerine yer verdi.

Terör konusunda da geniş değerlendirmede bulunan Çiçek:

“Bugün tartıştığımız konuların önemli kısmı Türkiye Cumhuriyeti devletinin önemli sorunudur.

Terörle boğuşan demokratik ülkeler var. İspanya, İngiltere var, başarılı oldular.

Orada da siyaset yapan partiler vardı. Onlar bu meseleyi hükümet değil, devlet sorunu olarak kabul etti.

Bir araya geldiler.

Yapılacak işleri sessiz-sedasız yaptı. IRA ile İngiliz hükümetlerinin görüşleri 10 yıldan fazla sürdü.

Ama kimse bunu iç siyaset malzemesi yapmadı.

Birlikte tavır aldılar.

Biz bu sorunun ayrımını yapamadık” dedi.

Bu tip usül ve üsluplarla sadece bağırıp çağırmayı biliyoruz diyerek açıklamalarını sürdüren Cemil Çiçek:

“Biz 1908'den bu tarafa her konuyu siyaseten tartışmışız.

Her olayın elbette siyasi yanı vardır. Ama bilimle alakalıysa, siyaset ikinci planda ise evvela o konunun bilgisini ortaya koymak lazım.

Mesela 28 Şubat'ta bunu en ağır bir şekilde yaşadık. Diyelim ki dini bir konu var.

Bunu kimin tartışması gerekecek? Bu alanın uzmanları verecek.

İlahiyat fakülteleri, Diyanet İşleri Başkanlığımız var. Hiç kimse bunlara bir şey sormaz, siyaseten bunu tartışırız.

Bu üslup ve usülle, tavırla bu konuyu tartışırsak sadece bağıracağız, çağıracağız”

110 yıllık süre içerisinde tartışmaların yüzde 99'u gerçeği ortaya çıkarmak için değil, birbirimizi köşeye sıkıştırmak için yapıldığına dikkat çeken Cemil Çiçek:

“Bu ülkede ne kadar laiklik tartışması yaptık?

Şimdi başörtüsü konusu ne oldu?

Biz bunu niye 30-40 sene tartıştık da birçok insanın hayatına, tahsiline maloldu?

Ne vardı bunda endişe edilecek?

Bunu bir türlü gerçekleştiremedik.

Ben bunu Anayasa Mahkemesi'nde de söyledim, savunduğum partilerin davasında.

YÖK ve Diyanet İşleri Başkanı anayasal kurum. YÖK diyor ki, 'Ben başörtülü üniversiteli öğrenciyi kabul etmeyeceğim'.

Diyanet de diyor ki, 'Başörtüsü Allah'ın emridir, inanırsınız, inanmazsınız o başka mesele'.

Bu ülkede vatandaşı düşünün devleti için dinini mi terk edecek, dini için devletini mi terk edecek?

Şimdi bakın çözüldü.

Keşke daha önce çözülseydi ama ağır bedeller ödüyoruz maalesef”dedi.

Ak Parti’nin denetimli serbestlik altında olduğuna dikkat çeken eski adalet Bakanı ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek açıklamalarını şu şekilde sürdürdü:

“Demokrasi çok şükür doğru bir tercih. Kazandıranlardan Allah razı olsun.

Düzeltmek, eksiği tamamlamak bizim işimiz.

Bunu kültür ve ahlak haline getirmek de siyaset yapan bizim, aydınlarımızın, üniversitelerimizin görevi.

2008'e kadar AK Parti deplasmanda maç yaptı.

Ya da denetimli serbestlik altındaydı.

İktidarsınız, vatandaş sizin her şeye kadir olduğunuzu zannediyor.

Ama size 60'dan beri virüsün yuvalandığı bir kısım kurumlar sebebiyle en makul olan en doğru olan şeyleri yapamamışsınızdır.

Devlette bir çatışma çıkmasın diye durmuşsunuzdur.

Bir anayasa fırladı devletin kurumları dibe vurdu. Bunları bağrımıza bastık.

Cumhurbaşkanlığı seçimini yapamadı bu devlet. Meclis'te anayasaya uygun Cumhurbaşkanı seçilemedi, devlet krizi oldu.

Neredeyse daha kötüye gidecekti” dedi.

Çiçek daha birçok açıklamalarda bulundu.

Zevkle izlediğim programda alabildiğim notlar bunlardı.

Siyasette uzun yıllar farklı görevlerde bulunmuş.

ANAP döneminde de AK Parti döneminde de önemli isimlerinden olan Cemil Çiçek’in görüş ve açıklamalarını sizlerle paylaşmak istedim.

Umarım beğenmişsinizdir.

Güzel söz:

Bir siyasetçi gelecek seçimi,

Bir devlet adamı gelecek kuşağı düşünür.

James F.Clarke

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Hafif raylı sistemin güzergâhı sizce neresi olmalı?