Bir doktorun vefası

Vehbi Vakkasoğlu anlatıyor:

Bir tarihte Malatya’da çok muhterem bir doktor tanımıştım.

Biz, yanında ve sohbetinde iken bir delikanlı, köyden geldiği belli olan hediye çıkınlarıyla odasına girmişti.

Bu fukara görünüşlü köylü gençle doktor öyle bir sarmaş dolaş oldular, yaşlı gözlerle öylesine bir muhabbet manzarası oluşturdular ki biz hayretler içinde kaldık.

Çünkü doktorun ailesini de tanıyorduk çocuklarını da.

Ama O,

Bu delikanlıya ‘Yavrum, evladım, oğlum’ diye öyle bir sarılmıştı ki biz kim olduğunu ister istemez çok merak ettik.

Doktor, müsaade isteyip yüzünü gözünü yıkayıp geldikten sonra, delikanlıyı da aynı şeyi yapmak üzere göndermişti.

Biz de bu sırada haddini bulmuş olan merakımızı gidermişti.

Meğer bu delikanlının annesini, 18 yıl önce müthiş kan kaybeder halde getirmişler, bir uzak dağ köyünden.

Hemen ameliyata alınması gerekmiş.

Kocası kabul etmiş.

Fakat kadına kan vermek de gerekiyormuş.

Kocasının kan grubu tuttuğu halde vermeyi reddetmiş.

Doktor buna rağmen,

Ameliyat için bütün hazırlıkları alelacele tamamlamış.

‘Kan işi ne olacak?’ diye soran, hemşireye ise;

“Benim de kanım aynı gruptan, ben vereceğim” demiş.

Hemşirenin şaşkınlığına rağmen o bir yandan kan vermiş diğer bir yandan da ameliyat yapmış.

Ameliyatı bitirdikten birkaç dakika sonra da düşüp bayılmış.

Bu genç kadın o ameliyat sayesinde hamile olduğu çocuğunu muhafaza edebilmiş.

Şimdi o adına layık doktorun adını taşıyan bu delikanlı, o doğumun hatırasıymış.

Bir yıl önce vefat edinceye kadar Zeynep Kadın büyük bir vefa duygusuyla her doğum yıldönümünde oğlunu alıp doktora gelmiş, yeniden teşekkür etmiş.

“Size layık değildir ama..” diyerek getirdiği köy hediyelerini doktor hiç zayi etmemiş, saklamış.

Doktor:

“O kızım gibiydi, Allah rahmet eylesin. Kemal de torunum gibidir” diye bizlere tanıttı.

İçimi o ana kadar tatmadığım bir mutluluk kaplayıvermişti ki

Gözyaşlarımı tutamamıştım, insanlığın geleceği adına bir kez daha ümitlenmiştim.

Doktor Kemal Beyler vardı ya, insanlık ölmüş olamazdı.

Ve önümüzde daha güzel günler vardı yaşamaya değer.

Ve eğitimle, sevgiyle, şefkatle yumuşatılacak gönüller vardı. Zeynep Kadın’ın kocası gibi.

Zeynep Kadın’ı kocasıyla doktoru barıştırmıştı.

Zaten başkalarının araya girmeleri netice vermişti. Genç Kemal de okuyup doktor olacaktı ve o da manevi dedesi gibi var gücüyle hastalara hizmet edecekti.

Çocukları, vermeye, fedakârlığa, iyiliğe alıştırmalı.

Kalın sağlıcakla..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Editör'ün Kaleminden - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Sakaryalılar, belediye başkanlarından memnun musunuz?