Korona, Dünyayı değiştirebilir mi?

Küresel boyutta ölümcül bir salgın(pandemi) haline gelen Yeni Korona (Kovid-19), insanlık tarihinde önemli “genetik” değişikliklere ve yenilik hareketlerine yol açacak gibi görünüyor…

Eğer Korona sonrası “hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” ise olasıdeğişim konusundaki öngörü ve önerilerin ortaya konması gerekmektedir…

O zaman üç ay gibi kısa bir sürede iki yüz bine yakın insanın ölümüne neden olan bu küresel salgının, bugün itibarı ile hangi alanlarda ne tür etkilerinin olduğu ve hangi yönde değişimlere neden olabileceğine belli başlıklar altında bakmaya çalışalım…

 

Şeffaflık ve Güven

Dünya Sağlık Örgütü, korona pandemi sürecinde başarısız olmuştur… Dolayısı ile kürenin sağlığının korunmasında ve sürdürülebilir bir iyileşme için yeni oluşumların devreye alınması kaçınılmaz olacaktır…

Devletler, uluslararası kuruluşlar ve ilaç şirketleri, koronadan sonra özellikle sağlık alanında daha şeffaf olmak zorunda kalacaklar…

Şeffaflığın olmadığı bir yapıya güven duyulması neredeyse imkansızdır…

Şeffaflık tam olarak işleyebilseydi Çin’deki durum çok kısa sürede tüm dünya ile paylaşılarak;  izolasyon sağlanabilir, 15 günlük bir süre için dünyadaki hareketlilik en alt seviyeye indirilerek ve dünyanın çeşitli bölgelerindeki ileri bilimsel ve teknolojik imkanlar izolasyon bölgesine yoğun bir şekilde yönlendirilerek; pandemioluşumu engellenebilir ve virüs, kaynağında baskılanarak ilaç ve aşı konusunda standart çalışmalar yürütülebilirdi…

Geldiğimiz noktada önemli husus,olanlardan gerekli dersleri çıkararak, bundan sonra bu tür küresel bir mekanizmaya işlerlik kazandırabilmektir…

Korona virüsünün tetiklediği ölüm ve vaka sayıları konusunda Çin başta olmak üzere birçok ülkenin şeffaf olmadığı görülmektedir… Bu durum, virüsün ilk çıktığı dönemlerde önemli olan, artık önemini kaybetmiş bir husustur… Gerçek rakamlar, son 5 yıllık ölüm istatistikleri yayınlandığında büyük ölçüde açığa çıkacaktır… Bunun geleceğe yönelik kötü tarafı, oluşacak güven kaybıdır…

 

Sağlık Sistemleri

Küresel korona salgını, dünyadaki mevcut sağlık sistemlerinin yetersizliğini ve çarpıklığını ortaya çıkarmaya yetti… Aslında çok yüksek teknoloji gerektirmeyen müdahale ve tedavi, bir kaosa dönüştü…

Uzaya mekik gönderen, Mars’a yolculuk için hazırlanan dünya; basit koruyucu maske, önlük, solunum cihazı için birbirine girdi… Hatta dünyanın önde görünen devletleri mafyavari yöntemlerle biri diğerinin maskelerine, solunum cihazlarına el koymaya çalıştı…

Kovid-19 pandemi sürecinde, gelecek nesillere örnek olabilecek küresel bir dayanışma sağlanamadı…

Süreç sonrasında; Kovid-19 gibi ölümcül yeni salgınlar ortaya çıktığında; acil ilaç ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi, salgının yayılmasını önleyici bilgi ve teknolojilerin paylaşılması, aşı gibi uzun soluklu önleyici çarelerin geliştirilmesi konularında; çıkar eksenli olmayan evrensel ahlaki değerleri esas alan; kriz çıkış bölgelerine acil ve etkin destek sağlayacak; küresel ve ulusal mekanizmaların oluşturulması gündeme gelecektir veya gelmelidir…

Korona nedeniyle İtalya ve İspanya gibi ülkelerde özellikle yaşlıların veya ABD’de Afrika kökenli Amerikalıların ölümü, bazı insan türleri için sosyal güvenlik kurumları açısından kısa vadede “fayda” gibi görebilir… Fakat virüsün genç bünyelerde oluşturduğu kalıcı hasarların, orta ve uzun vadede sosyal güvenlik kurumları yanında gelecek nesillerin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyeceği de açıktır…

Dünya ülkelerinin büyük çoğunluğunda yönetimlerin geç ve yanlış kararları sonucunda virüsün hızla yayılmasına ve koruyucu ekipman sağlayamamasına rağmen; sağlık çalışanlarının, kendilerini ve yakınlarını riske atarak sergiledikleri özverili çalışmalar, herkesin takdirini ve minnetini kazanmıştır… Bunun en önemli kahramanı, Çin yönetiminin tüm baskı ve engellemelerine rağmen; Wuhan’da ortaya çıkan virüsü, tüm dünyaya duyurmaya çalışan ve sonunda korona etkisiyle ölen Çinli doktor LiuZhiming’dir…

 

İnsan ilişkileri

Korona sonrasında insanlar arasındaki ilişkilerin uzun bir süre daha mesafeli olacağı açık…

Önemli olan oluşacak bu fiziksel mesafenin, gönüllerdeki mesafenin azalmasına katkı sağlayıp sağlayamayacağı…

Özellikle aile içi yakınlaşmanın artacağı beklenebilir…

Aile dışı ilişkilerde ise sosyal medyanın önemli bir rol oynayacağı anlaşılıyor…

Sanal ortam üzerinden iş toplantıları, partiler, kahvaltılar, çay ve kahve sohbetleri yaygınlaşacak gibi görünüyor… Şimdiden Japonca sözlüğüne “internet aracılığıyla beraber bir şeyler içmek” anlamına gelen yeni bir kelime eklenmiş bile “on-nomi”…

 

Kültürel Değişim

Ulaşım imkanlarının artmasına bağlı olarak dünyanın küçüldüğü ve ekonomik şartların iyileşmesine bağlı olarak insanların yoğun bir şekilde seyahat ettiği bir dünyada, virüslerinde tüm dünyaya hızla yayılabildiği görüldü… 

Dolayısı ile artık dünya üzerindeki her birey,dünyanın her köşesindeki nimetlerden faydalanmak istiyorsa; yediğine, içtiğine ve sağlığına dikkat etmek zorunda kalacaktır… Çin, bu pandeminin bedelini ağır ödeyecektir veya ona bu bedel zorla ödettirilecek gibi görünüyor…

 

Ekonomi

Gözle görülmeyen boyuttaki bir virüsün, çok kısa bir sürede ekonomileri sarstığı, üretim ve tüketim alışkanlıklarını değiştirebildiği görüldü…

“Sağlıklı bir zenginliğin, çok şeye sahip olmak değil az şeye ihtiyaç duymak olduğu”, kısa bir süreliğine de olsa anlaşıldı…

Kapitalizmin dayattığı ve komünizmin çöküşünden sonra alternatifsiz olarak görülen mevcut üretim ve tüketim döngüsünün,vazgeçilmez olmadığı çok net bir şekilde görüldü…

Mal ve hizmet alanındaki değişimin önemli bir aracı olan paranın, dengesiz bir enstrüman olduğu belirginleşti… ABD, çok yüksek miktarlarda karşılıksız para basmasına rağmen önemli bir sarsıntı geçirmezken, Türkiye gibi ülkelerin para basmasının olumsuz etkileri can yakmaya başladı…

Dünya çapında ulaşımın azalması ve sanayi üretiminin durma noktasına gelmesi, petrol tüketimini önemli ölçüde azalttı… Buna bağlı olarak stok maliyetlerinin artması ve stok hacimlerinin durması vadeli piyasalardaki petrol fiyatlarını negatife döndürmeye yetti… Uzun süreli olması beklenmeyen bu gelişme bile her şeyini petrole bağlamış ülkelere yeni bakış açıları kazandıracaktır…

Zengin devletlerin, şirketlerin, ailelerin ve bireylerin korona dolayısı ile önemli bir kriz yaşaması beklenmemelidir…

Bu pandeminin en ağır ekonomik etkisi; başta gün kazanıp gün harcayan birikimsiz bireyler, işini kaybedenler, iş yerlerini kapatmak zorunda kalan veya işleri durma noktasına gelen küçük esnaf ve orta ölçekli işletmeler üzerinde olmaktadır…

Bunun dışında birikimi olan bireylerin, devlet memurları ve emekliler gibi düzenli geliri olan insanların,korona etkisiyle ekonomik olarak zor duruma düştüklerini söylemek anlamsızdır…

 

Eğitim-Öğretim

Korona, eğitim ve öğretimde köklü değişimleri hızlandırdı… Özellikle internet destekli çalışmalar yaygınlık ve ağırlık kazandı… Normale dönüldükten sonra da bu etkinin, kalıcı izler bırakacağı açık…

Eğitim ve öğretimde özel okullar ve öğretmenler üzerine yıkılan yükün dengesiz olduğu dolayısıyla ailelerin bu sorumluluktaki payı anlaşılmış oldu… Aileler, çocuklarının eğitim ve öğretimlerinde daha fazla sorumluluk duyacak ve kendilerini bu yönde geliştirmeye çalışacaktır…

 

Siyaset

Koronadan sonra dünya siyasetinde önemli değişimlerin olacağı görülüyor…

Özellikle zenginlik ve güç kaynaklarındaki değişime bağlı olarak diktatörlüklerin, oligarkların, sultanlıkların, popülizmin ve kapitalizmin etkisinin azalacağı ön görülebilir… 

Birleşik Krallık etkisindeki ABD’nin, özellikle dünya gençliği nazarındaki baskın güç algısı azalacaktır…

Korona pandemisinin özellikle ilk evrelerinde; popülist politikacılar, insani ve ahlaki bir yaklaşım yerine çıkar elde etmeye yönelik fırsatçılık yapmaya çalıştılar….

Fakat büyük çoğunluk; eve kapanmanın tetiklediği yaygın sosyal medya kullanımı ve sonucunda harekete geçen vicdani muhasebenin etkisiyle; tepkide gecikmedi… Bu tepkilerin yanında, salgının ciddi olduğunun yakınen hissedilmesiyle birlikte bir kısım politikacı, kendini toplamayı başarabildi…

Bu toparlanmada Yeni Zelanda, Almanya ve Japonya başbakanlarının aldıkları;ahlaki, vicdani ve bilimsel;pozisyonların da etkisi büyük oldu…

Fakat henüz olayın ciddiyetini anlayamayan ülkeler ve ülke yönetimlerinin olduğu da kendini hissettiriyor… Bu ülkelerde kısır çekişmeler ve politik ayak oyunları, hızını artırarak devam ediyor…

 

Din

Din, dini kurumlar ve ibadet şekilleri, geçicide olsa büyük bir değişime ve sekteye uğradı… Bu değişikliklerin bir kısmının kalıcı olacağı ve ibadet kültürünün ilave bazı değişimlerezorlanacağı açık…

Özellikle toplu ibadetler ve toplu ibadet mekanlarının yeniden gözden geçirileceği beklenebilir…

Zamanında alınmayan önlemler dolayısıyla özellikle Umre ibadetine bakışta ortaya çıkan olumsuz algının izlerinin silinmesi zaman alacak… Özellikle Müslümanların Hac ibadeti ile ilgili köklü değişikliklerin ve Kabe’nin etrafının yeniden düzenlenmesinin kaçınılmaz olduğu ve bunun yalnızca Suud Prenslerine bırakılamayacağını sanıyorum…

Aynı şekilde ABD, İtalya gibi ülkelerde yaşanan kilise vakaları ve İran’ın Kum kentindeki vurdum duymazlıkların yol açtığı olumsuz sonuçlar uzun süre hafızalardan silinmeyecektir…

İnsanlığın, rönesansta olduğu gibi “din” ile bilim arasında ayrıştırıcı bir seçimden ziyade; bunları bağdaştırıcı yeni ahlaki arayışlara yönelmesi beklenebilir…

 

Seyahat

Sağlanan ekonomik gelişmeler ve ulaşım imkanlarının artmasına paralel olarak insan ve mal trafiği büyük bir artış gösterdi… Artan bu trafik, sağladığı büyük faydalar yanında umulmadık bir zamanda korona virüsünü de taşıyarak küresel boyutta büyük bir kaos ve trajediye neden oldu…

Koronadan sonra dünya trafiğinde önemli değişimlerin yaşanacağı kesin gibi görülüyor… İnsanlar, Çin’den gelenlere uzun bir zaman kuşku ile yaklaşacaktır… İnsan, unutkanlığı ile bilinen bir varlık olsa da güvenliği esas alan düzenlemelerin artacağı beklenebilir…

 

İletişim

İletişim alanında gazete, dergi gibi basılı iletişim araçları ve dünya ölçeğinde tekelleşerek aşırı politize olmuş CNN, FOX gibi televizyon kanallarının önemini ve güvenilirliğini yitirdiği açıktır…

Kullanıcı sayısı ve etkinliği açısından ön plana çıkan sosyal medya ise kişisel verilerin güvenliği açısından büyük sorgulamalar geçirecektir…

Özellikle 5G teknolojileri konusundaki tartışmaların farklı boyutlar kazanacağını düşünüyorum… Somut verilere ve doğrulanmış bilgilere dayanmasa da dünya genelinde 5G teknolojisi konusunda şüpheler oluşmuştur… Bu şüphelerin giderilmesi ve güven sağlanması gerekecektir…

 

Özgürlükler

Korona sonrasının en büyük soru işaretleri özgürlükler alanında yaşanacaktır… Can havliyle özgürlük alanlarının daraltılmasına müsaade eden sessiz çoğunluk, korona pandemisi atlatıldıktan sonra bunun devamına izin verir mi? sorusu askıda durmaktadır…

Çin ve Rusya gibi diktatöryal rejimlerin, özgürlüklerin daraltılması ve mahremiyetin yok edilmesinin en etkin aracı olan bireyler üzerindeki BÜYÜK GÖZÜN kapsam alanını genişletmek isteyeceği muhakkaktır… Dünyanın kalan kısmı da bu yola mı girecek yoksa daha ahlaki yöntemler mi geliştirecek göreceğiz…

Yüz tanıma teknolojileri ve cep telefonları üzerinden izlemenin yanında insan bedenine (deri altı, beyin vb.) yerleştirilecek yongalarla kişinin sağlık, his ve duygu durumlarınında algılanarak veri bankalarında toplanması ve yapay zeka yardımıyla işlenmesi sonucunda ortaya çıkacak çoğu zaman ahlak dışı kaotik durumlar nasıl kontrol altına alınacak, henüz belli değil…

Özellikle bu bilgi ve teknolojilerin Trump, Boris, Macron, Putin, Cinping gibi ahlaki boyutları zayıf kişiliklerin söz sahibi olduğu bir dünyada nelere yol açabileceği aşağı yukarı tahmin edilebiliyor…

 

Üretim

Korona, üretim modellerini ve dengelerini de değiştirecektir…

İş gücü, enerji ve hammadde yoğun üretim kalemlerini Çin başta olmak üzere uzak doğuya kaydırmış olan ABD başta olmak üzere gelişmiş batı ülkeleri, korona dolayısıyla bunun büyük bir hata olduğunu gördüler…

Batılılar; maske, eldiven, tulum, solunum cihazı ve test kiti üretmekten; aciz bir üretim sisteminin acil durumlarda ne kadar büyük kaotik durumlar oluşturabileceğini geç de olsa anladılar… Koronadan sonra Batı’nın, üretim ve tüketim modellerini gözden geçireceği muhakkaktır…

Çin’in devlet olarak ortaya çıkan bu küresel pandemiden hangi ölçüde sorumlu olduğu er ya da geç anlaşılacaktır… Her ne olursa olsun Çin, üretim merkezi olma açısından eskisinden daha iyi bir konumda olmayacaktır…

 

Savaşlar ve Göçler

Kovid-19, dünya üzerindeki birçok savaş ve göç hareketlerine ara verilmesine neden oldu…

Muhtemelen korona salgını olmasaydı 2020’nin ilk dört ayında savaş ve terör eylemleri sonucunda ölenlerin sayısı koronadan ölenlerden çok daha fazla olacaktı ve ölenlerin büyük çoğunluğu yaşlılar değil bebekler ve gençler olacaktı…

İnsanlık, korona virüsünün sağladığı bu doğal ateşkes dönemini, birçok yerdeki zalimane savaşların durdurulması için bir fırsat olarak da değerlendirebilir…

 

Sonuç olarak kovid-19 salgınının, yukarıda bir kısmını açıklamaya çalıştığım başlıklarda köklü değişimlere kapı aralaması beklenebilir… Olası değişikliklerin, insanlık açısından iyiliğe evrilebilmesi için bireylerin alacağı pozisyonlar çok etkin olacaktır…

YENİ KORONA, kişisel özgürlükleri baltalamayan şeffaflığın ve hesap verebilirliğin etkin olduğu; gönüllüDAYANIŞMAve onurlu paylaşımın benimsendiği; yönetime talip olanların yaptırımları olan sorumluluk ahlakına sahip olması gerektiği; kavga, terör ve savaş gibi zulümlerin azaltıldığı YENİ bir dünyaya ve ahlaki değer taşıyan YENİLİKLERE kapı aralayabilirse; “bir musubet, bin nasihatten etkiliymiş” deyişi doğrulanmış olacak…

Umalım ki; güneşin taç küresine benzediği için korona ismi verilen 125 nanometre (0,000000125 metre)büyüklüğündeki bu virüs, daha fazla canlanmadan benzediği güneş gibi insanlığın canlanmasına ve yeni bir baharın doğmasına vesile olsun…

Şimdilik bu kadar….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yavuz Soydan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Hafif raylı sistemin güzergâhı sizce neresi olmalı?