İnsanlık Korona'dan ders aldı mı, alacak mı?

  Hepimiz, tüm insanlık Korona’ya kilitlenmiş durumda.

       Gözler ekranlarda, kulaklar gelecek haberlerde.

       Aşısı, ilacı bulundu mu? Hastalanma ve vefat oranı düştü mü? Korona’yı yendik mi ?                Elbette şu anda birinci öncelik bu salgının ortadan kaldırılması, ilacının bulunması olmalıdır. Bunda en ufak bir şüphe veya tereddüt yoktur.

        Zira, sağlıktan daha mühim bir meselemiz olamaz. Sağlık yoksa, hiçbir şey yok demektir.

         Ancak, korona’nın ilacının veya aşısının bulunması, bu hastalığın insanlığı tehdit unsuru olmaktan çıkarılması yanında, bu musibetten ders alıp alamadığımız da, en az sağlık boyutu kadar önemlidir. Yani, Korona’yı ortaya çıkaran maddi ve manevi sebeplerin tespiti, bunlardan ders alınması ve bunların bir daha tekrar edilmemesi hayati önem arzediyor.

         Her birimiz ve tüm insanlık ne yaptı da, böyle bir tufan ile karşı karşıya kaldı?

         Bu soruyu tüm insanlık kendine sorup, bir muhasebe yaptı mı? Şu hataları yaptık, artık vazgeçiyoruz dedi mi? Küresel ölçekten balar ve sorgularsak;

         Emperyalist ve ziyonist ABD Irak’ta, Suriye’de, Yemen’de, Libya’da, Afganistan’da, daha geçmişte Kore, Vietnam ve Afrika’nın birçok yerinde yaptığı işgal, soykırım, taciz, tecavüz, katliam ve sömürülerinden vazgeçti mi? Hata yaptık, ders aldık, özür diliyor, bütün suçu üzerimize alıyor, her türlü tazminatı ödeyeceğiz dedi mi? Kızılderili ve Zencilere yaptığı soykırımdan dolayı tövbe etti mi? 40 Yıldır ve halen, salgın esnasında bile İran’a uyguladığı ve bütün dünyaya uygulattırdığı insanlık dışı ambargodan vazgeçiyorum dedi mi? Ülkemizdeki ve dünyadaki tüm teröristleri desteklemekten ve beslemekten vazgeçtik  dediler mi?

        Ziyonist İzrail, 70 yıldır mazlum Filistin halkına yaptığı ve halen devam eden katliam ve soykırımlardan vazgeçme sözü verdi mi? İşgal ettiğim tüm topraklardan geri çekiliyo, zulmü sona erdiriyor  ve verdiğim tüm zararları tazmin etmeye hazırım dedi mi?

         Çin’in başındaki firavun yönetim, D.Türkistan’da yaptığı etnik soykırım ve insanlık dışı mezalimleri durdurdu mu? Durduracak mı?

          Rusya;  Çeçenistan, Suriye, Kırım ve Ukrayna yaptığı soykırımlardan, geçmişte Türk Cumhuriyetlerinde, Kafkaslar ve Orta Asya’da yaptığı işgal, sürgün ve soykırımlardan  pişmanlık duydu mu? Vazgeçiyor ve elimi mazlumlardan çekiyorum dedi mi?

          Myanmar yönetimi Arakan’da, barbar Ermeniler Kaarabağ’da, Rular Kıbrıs’ta, Sırp vahşileri Bosna’da, Hind zorbaları Hindistan’da  ve Keşmir’deki Müslümanlara yaptığı zulümlerden vazgeçmeye söz verdi mi? Pişmanlık ifade etti mi?

          Bütün bir Batı, Afrika’da yıllardır yaptığı işgal, sömürü ve katliamlardan dolayı pişmanlık duydu mu? Bir daha yapmayacağına söz verdi mi?

          Dünyayı idare edenler, yerkürenin birçok yerinde sürdürdükleri, feryatları arşa yükseltmiş bu kirli, acımasız, vahşi ve barbar savaşlardan vazgeçecek mi?

          Petrol kırallıkları; halklarını sömürüp ezmekten, yaşadıkları lüks, sefahat ve israftan vazgeçiyoruz, ümmetin hakkı petrolden gasp ettikleri ve Batı bankalarına yığdıkları paraları çekip, fakir halklara ve yoksul ümmete dağıtmaya söz verdiler mi?

          Dünyayı haraca bağlayan ve perde arkasından idare eden malum karanlık, eli kanlı ziyonist aileler, artık bu sömürüden, şeytanlık ve gavurluktan vazgeçiyoruz dediler mi?

          Vahşi kapitalizmin insanlığı mahvettiğini idrak edip, adalete ve adil bölüşüme dönüş yolunda insanlığın bir itirafı, adalete yönelik bir adımı var mı?

            Küresel emperyalist ve ziyonist caniler, bütün dünyayı yok edecek nükleer silahlara sahip büyük bir güç olduklarını zannederken, gözle görünmez bir virüse yenildiklerini idrak edip, acziyetlerini anladılar mı? Anlayabilecekler mi?

                İnsanlık; sınırsız üretim ve sınırsız tüketim, lüks, israf, savurganlık, her türlü ahlaksızlık, sapkınlık ve şeytanlıktan vazgeçecek mi?

                Bir yanda patlayıncaya tıksırıncaya kadar yiyip içenler, her türlü şeytani eğlenceyle kendinden geçenler varken, diğer yanda milyonlarca insanın açlıktan öldüğü bu bozuk düzenden vazgeçilecek mi?

                Dünyanın nimetlerle dolu bir sofra olarak insanlığın önüne konduğunu, bu sofrada hepsine yetecek yiyecek bulunduğunu, buna rağmen, insanca yemeyerek, “hepsi benim olacak” diyerek ve adil bölüşmeyerek, ilk insandan beri bu sofrada kavga ettiklerini idrak edip, kavgaya son verecekler mi?

                 Devletleri idare edenler, en alttan en üste kadar makam sahibi olanlar hırsızlığa, yolsuzluğa, çalmaya, insan hakkı yemeye, soyguna, vurguna, talana son verecekler mi?

                Her bir insan ve her birimiz, elimize geçirdiğimiz devlet gücünü zorbalıkta, zulümde, haksızlık ve adaletsizlik  üzere kullanmaktan vazgeçecek miyiz?

                Basın gücünü ele geçirip, yalan, algı, manipülasyon, iftira, karalama, yaftalama, ötekileştirme, gıybet, nefret, ayrıştırma, bölme ve düşmanlaştırmak üzere kullanmaktan vazgeçecek miyiz?

                ADALETSİZLİĞİN TAVAN YAPTIĞI BİR DÜNYADAN VAZGEÇİP, BARIŞ, KARDEŞLİK VE ADALETİN ESAS OLDUĞU YENİ  BİR DÜNYA KURULACAK MI?

                İlmi; insanlığı yok edecek silahları üretmeye değil, insanlığın yararına kullanmaya sevk edecek mi? ”İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir” dersini verecek mi?

                İnsanoğlu yaratılış gayesini anlayacak ve bu müthiş kainat düzenine bakıp, YARADANINI  bulabilecek ve O’na teslim olacak mı?

                Her birimiz kendi muhasebemizi yaptık mı?  “Benim bu salgın afetinde dahlim, suçum, günahım nedir” sorusunu KENDİMİZE SORDUK MU?

               Bu afetten sonra, kim olursa olsun ZALİMİN KARŞISINDA, MAZLUMUN YANINDA olacak mıyız? “MAZLUMUN KİMLİĞİ SORULMAZ” ilkesini benimsedecek mi?

               Bu musibet bize, “ HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR” İlahi buyruğunu yerine getireceğimiz konusunda ders oldu mu?

                Siyasette kumalığı ortadan kaldıracak, çürüme ve kokuşmayı önleyecek mi?

                Her alanda “ADALETİ” esas alarak hareket edeceğimize söz verdirtti mi?

                Şeytani tüm iş ve eylemlerden vazgeçip, tövbe ettirdi mi?

                Kısacası, Türkiye ve dünya insanlığı olarak, topyekün hayat anlayışımızı yeniden gözden geçirip, yaratılışa, fıtrata, tabiata be tabiiliğe  aykırı ne varsa yaşamından, dilinden, davranış ve eylemlerinden çıkaracak, nasuh bir tövbe ilke yeni bir hayata başlayacak mı?

                BÜTÜN BUNLAR OLMAYACAKSA KORONA NEDEN GİTSİN? NİYE GİTSİN? Gitse bile yeni koronalar, Allah korusun başka  salgınlar, depremler, kasırgalar, seller ve başka felaketler neden gelmesin? Biz neleri hak ediyoruz, ama Mevla’mızın rahmet ve merhameti sonsuz, yine bize merhamet ediyor değil mi?

               Mevla Korona’dan ders alanlardan eylesin. Hüda tüm yanlışlarımıza ve sapkınlıklarımıza son verme basireti, feraseti ihsan eylesin. Korona uyanmamıza ve titreyip kendimize gelmemize vesile olsun. Hüda Korona’yı Müslümanların ve tüm insanlığın üzerinden uzaklaştırsın.

                ZULME KARAR VERENLERİN, ZALİMLERİN, ADALETSİZLERİN, İNSAN HAKKI YİYENLERİN ÜZERİNE MUSALLAT EYLESİN. Amin.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Karagüzel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Sakaryalılar, belediye başkanlarından memnun musunuz?