Yardım…

Türkiye maalesef yine ikiye bölündü.

Cumhur ittifakı, Millet İttifakı.

Birinin ak dediğine, diğeri hiç tereddüt etmeden hayır diyor.

Amaç ne kadar iyi niyetle olursa olsun, kimden geldiğine bakılarak evet/hayır cevabı veriliyor.

Devletimizin başı ulusa sesleniş konuşmasında başlatmış olduğu ‘Biz bize yeteriz Türkiyem’ kampanyası anında karşılık bulmuştur.

Bu kampanya başlar başlamaz, karşı cenah Twitter hesaplarından ‘zırnıkyok’ takı açarak karşı atağa geçmiş, böylesi bir dayanışma teklifini dahi sulandırma, reddetme kampanyasına dönüştürmüştür.

Peki, biz böylesi millete başvurma işini ilk kez mi yaptık?

Tarihte bunun örnekleri yok mu?

Hemen tarihi kaynaklara göz attığımızda görüyoruz ki;

Ulusal felaket zamanlarında milli dayanışma duygularının güçlendirilmesi, yardım kampanyalarının açılması her zaman başvurduğumuz bir yöntemmiş.

-“Bunun en belirgin olanı 7 Ağustos 1921 tarihinde başvurduğumuz ‘Tekalif-i Milliye’ kararlarıdır.”

Bu kararla birlikte kurulan komisyonlar marifetiyle halkın elindeki ayni ve nakdi ne varsa neredeyse yüzde kırkı devlet tarafından alınmıştır.

Karar metninin içerisinde alınanların bir bölümünün durum düzelince iade edileceği belirtilmiştir.

Bu elzem bir durumdu. Devletimiz Kurtuluş Savaşını yapıyor, ülkenin ayakta kalması için her türlü fedakârlık şarttı. İnsanımız canını vermiş iken verilen malın hesabını tutmak kimsenin de aklına gelmemeli.

Eleştirilecek her hangi bir yanının da olduğunu düşünmüyorum.

Bizim Ülkemiz İkinci Dünya savaşına aktif olarak katılmamıştır.

Buna rağmen 11 Kasım 1942 tarihinde çıkarılan ‘Varlık Yasası’ ile devlet bir kez daha vatandaşlarından destek istemiş, Türkiye Milli bütçesinin yüzde sekseni kadar bu yasa ile halktan para toplanmıştır.

Varlık Yasası ile toplanan gelirin büyük bir bölümü de Gayri Müslimlerden toplanmış olduğunu belirtmek isterim.

Yine benim de bizzat şahitlik ettiğim 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen Büyük Marmara Depremi…

O zaman milletimiz top yekûn seferberlik ilan etmiş, adeta deprem bölgesine yardım yağdırmıştır.

Devletimizde 26 Kasım 1999 tarihinde bir yasa ile Deprem Vergisi kanunu çıkarmış, bir kez daha milletine gitmiştir.

Önce 1999 Büyük Marmara ve ardından yaşanan Düzce depremi, takiben Afyon Dinar, Van, Elazığ ve Malatya depremleri.

Devletimiz halkından almış olduğu ekonomik destekle olaylara müdahale etmiş kısa süre içerisinde deprem yaraları sarılmaya çalışılmıştır.

Korona virüs deprem gibi bir şey mi?

Korona virüs kurtuluş savaşı gibi bir şey mi?

Dün elli dört yaşıma girdim. Kurtuluş savaşını, ikinci dünya savaşını görmedim. Ama 17 Ağustos depremine şehir merkezinde yakalandım.

O gün yaşanan lokal bir olaydı.

İnanın durum şimdikinden çok daha iyiydi.

Dünya bize yardıma koşmuştu.

Şimdi ise dünya karantinada, kimsenin kimseyle ilgilenecek durumu yok.

Devletimiz bir kez daha milletini, ihtiyacı olanlar için göreve davet etmiştir.

Tamamen gönüllülük esasına göre, verenden Allah razı olsun.

Vermeyene toplananlardan verilsin, helali hoş olsun.

***

Belediyeler hayır toplayamaz mı?

Tabii ki toplayabilir! Devlet nizamı içerisinde gerekli başvurusunu yapar, Valilik izni ile faaliyetlerini yasal olarak sürdürür.

Allah niyetlerini kabul etsin.

Banka hesaplarının dondurulması yanılmıyorsam bir prosedür sebebiyledir.

Devletimiz belki de HDP’li belediyelerin, beli kırılmış can çekişen PKK’ya olan maddi kaynak aktarımının önene set çekiyordur.

Bu konuda İçişleri Bakanımızın söylediklerinin doğru kabul edilmesi gerekir.

***

Korona virüs ne durumda?

Son durum şöyle; Tespit edilen vaka sayısı 13.531, vefat eden insan sayımız 214, hastanelerde iyileşip taburcu edilen hasta sayımız 243 kişi.

Durum nereye doğru gidiyor?

-“En doğrusunu Allah bilir, iyiye gider inşallah.”

Biz hangi ülke ile kıyaslanmalıyız?

Nüfus ve yüz ölçüm bakımından bize en yakını Almanya.

Eğer bir kıyaslanma yapılması gerekiyorsa Almanya ile kıyaslama yapılması daha gerçekçi olur diye düşünüyorum. İki ülkenin nüfusu da 83 Milyon civarın da.

Diğer Avrupa Ülkelerinin üçü beşi bir araya gelse bir Türkiye yapmıyor.

Peki, Almanya’da son durum nedir?

Tespit edilen vaka sayısı 71.808, vefat eden insan sayısı 775, hastanelerde iyileşip taburcu edilen hasta sayısı 18.274 kişi.

Ölenlere rahmet, hastalara acil şifalar dilerim. Allah insanlığı böylesi felaketlerden korusun.

Sağlıcakla “Hayat eve sığar” evde kalın. Bu iş çok fazla uzamasın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bayram Akyüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Sakaryalılar, belediye başkanlarından memnun musunuz?