Öğretmen, öğrencinin oyuncağı oldu

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayati Akyol:

"Çocuğu o kadar özgürleştirdik ki okula gelmesine gerek yok. O kadar özgürleştirdik ki öğretmeni öğrencinin ayağının altına verdik. Özgür edelim ama terbiyesiz etmeyelim. Özgür edelim ama sorumsuz etmeyelim" dedi.

Akyol:

"Çocuğu özgür edelim ama terbiyesiz etmeyelim"

"Algı konusunda çok kötü bir durumdayız. Çocuğu o kadar özgürleştirdik ki okula gelmesine gerek yok. O kadar özgürleştirdik ki öğretmeni öğrencinin ayağının altına verdik.

Bir aşırılıktan öteki bir aşırılığa gidiyoruz. Özgür edelim ama terbiyesiz etmeyelim. Özgür edelim ama sorumsuz etmeyelim.

Bunu hepimiz için söylüyorum.

Ne demiş atalarımız; ağaca çıkan keçinin, dala bakan oğlağı olur. Onun için ne model verirseniz arkasından o olur.

Türkiye'de öğretmen yetiştirmede yapılan bir hata da kısa zamanda az maliyetle çok sayıda öğretmen yetiştirmek.

Bir değişiklik yapıyoruz bir alanda, büyük bir öğretmen açığı ortaya çıkıyor.

Hemen oraya öğretmen yetiştirmek için kısa vadeli uygulamalarla bir şeyler yetiştiriliyor.

Bunu mektupla öğretimden tutun, formasyon da şu anda bir anlamda böyle.

Aslında ihtiyacımız bile olmamasına rağmen kısa zamanda formasyonla da öğretmen yetiştirmeye hala devam ediliyor.

Az maliyetle hiçbir uygulaması yok,

Şunu yok,

Bunu yok.

Başka alanlardan topluyoruz,

Bu öğrencilerin uygulama yapacağı alan bile yok.

Fakat biz bunlara ayaküstü bir uygulama yaptırıyoruz."

Açıklamasında bulunmuştu.

Yalan değil,

Hakikat.

Hocam az bile söylemiş.

Arkadaş ne günlere kaldık!

Bakar mısınız?

Veli toplantıları yapılıyor,

Öğretmen:

”Lütfen, çocuklarımıza sahip çıkalım. Okul çıkışlarında kız çocuklarımız neidiği belirsiz kişilerle çekip gidiyor. İsim vermek istemiyoruz. Bunlar bizim evlatlarımız. Az daha evlatlarımıza özen gösterelim” diyor.

Başka bir öğretmen,”Çocuklarımız WC’lerde, merdiven boşluklarında sigara içiyor. Uyarıyoruz, ama dinlemiyor. Lütfen sizler de bir şeyler yapın” diyor.

Bir diğer öğretmen,

Öğrencisini uygunsuz başka bir gençle yakaladığını,

Öğrenciye, “Seni ailene şikayet edeceğim” diyerek ikaz ettiğinde ise,

Öğrencisi ise, “Hele et de görelim. O zaman beni taciz etti. Bana  yaklaşmak istedi ben de tersledim. O nedenle iftira atıyor derim” diyor.

Öğretmen çaresiz,

Öğretmen sessiz.

Kimi öğretmenler:

“Sınıfa girer, zille derse başlar, zil çaldığında ise dersten çıkar giderim. Sınav zamanı da soruyu sorar, kâğıtları alır değerlendiririm. Öğrencilerle yakın temas, ya da ikili ilişki kurmam. Allah korusun..!” diyerek,

Geldiğimiz noktanın ne denli vahim olduğuna dikkat çekiyor.

Dostlar; bu konuda

Midenizi bulandıracak o kadar çok

Hikâye duydum ki,

O kadar çok eğitimci mesleğinden bu bağlamda soğudu ki,

Çoğu eğitimci,

Emekliliğinin dolmasını bekleyecek kadar,

Özveriyle,

Hevesle üniversite tercihini yaparak seçtiği bu meslekten adeta soğumuş.

Neden dersiniz?

Güzel söz:

“Dünyada insanın en önemli işi,

Yüzünü ağartacak çocuklar,

Yetiştirmektir”

Bertrand Russell

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Giraycan Erdeniz - Yıkılan imam hatip ve askeri lojmanların bulunduğu alanın çevre duvarları boyunca, 200-250 metre b.şehir ve başkan ismi afişleriyle çevrildi. Hani israf yapmayacaktık. Kimin parasıyla onlarca metre reklam döşüyorlar. Bu ekonomik darboğazda, işsizlik ve geçim sıkıntısında bu reklam, bu israf ne? Basın olarak bunu yazın, görün, gösterin, uyarın lütfen.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 12 Şubat 15:32
01

hoca - Evet ben bir hocayım ve talebenin oyuncağı olduk. Hocanın caydırıcı hiçbir yetkisi kalmadı. Her yetki talebenin elinde

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 12 Şubat 15:14

Anket Sakaryalılar, belediye başkanlarından memnun musunuz?