Sendikacı

Öncelikle şunu ifade etmekte yarar var;

Eski sendikacılık,

Eski sendika başkanlığı

Ya da sendika temsilciliği şimdilerde ne yazık ki yok.

Şimdi diyeceksiniz:

‘Neyin eski tadı var ki, sendikacılığın olsun?’ diye.

Sizde haklısınız ya!

Neyse.

Sendika başkanları ile ilgili saltanat

Ve ciddi maaş furyası

Yaklaşık 10-15 günden beri ülkede ve

Sakarya’da gündem.

Düşünsenize,

Memur veya işçi olarak

Bir işe giriyorsunuz.

Daha ilk günleriniz,

Masum ve mazlumsunuz.

Tabi iş sahibi olduğunuz için de mutlusunuz.

Günler, aylar geçiyor,

Sendikalı oluyorsunuz.

Maaş ve sosyal haklarınızla ilgili toplantılar,

Sözleşmeler yapılıyor.

Arkadaşlarınızın etkisinde kalarak,

Kimi kararları beğenmiyor,

Kimini yeterli bulmuyorsunuz.

Sizin için mücadele ettiğini düşündüğünüz

Sendika temsilcisine,

Sendika başkanına,

Arkadaşlarınızla şikâyette bulunuyor ve:

‘Maaşımız yetmiyor’,

‘Sosyal haklarımız yetersiz’

Vs. gibi tepki koyuyorsunuz.

Aradan birkaç yıl geçiyor,

Sendika temsilcisi oluyorsunuz.

Bu defa,

Daha dün yan yana çalıştığınız mesai arkadaşlarınız için mücadele etmeye çalışıyorsunuz.

Onların isteklerini dile getirerek,

İşverenle masaya oturuyorsunuz.

Düne kadar

Bağırıp,

Hakaret ettiğiniz

Ya da hakkınızı yeterince savunmadığını düşündüğünüz

Sendika tarafında koltuktasınız.

Sözleşme koşulları için oturduğunuz masada

Pazarlık yapıyor,

Direniyorsunuz,

Ancak, istenileni alamıyor

Ya da almıyorsunuz.

Ve aynı karavanadan yemek yediğiniz,

Aynı masayı paylaştığınız arkadaşınız,

Dostunuz size tepki koyuyor,

Bu defa da siz:

‘Bildiğiniz gibi değil, ancak bu kadar yapabildik. Ama bir dahaki seferde söz istediğimizi alacağız’ vaadiyle,

Günü kurtarıyorsunuz.

Günler geçiyor.

Bu defa Sendika yönetimine giriyorsunuz.

Mesai arkadaşlarınız,

Sendika üyelerinizin gayretleriyle…

Orada da daha önceden yaptığınız gibi,

İşverenlerle aynı masada oturuyor,

Daha etkili ve yetkili olmanıza rağmen,

İstediğinizi değil,

Makul olanı alarak masadan kalkıyorsunuz.

Ama buna

Daha önceki yıllarda yan yana görev yaptığınız arkadaşlarınız tepki koyuyor ve:

‘Hakkımızı savunmadınız’ diyor.

Gel zaman git zaman,

Genel başkan oluyorsunuz.

Evet,

‘Allah yürü ya kulum..!’ diyor.

Siz de yürüyorsunuz.

Ama bu yürüyüş sendika yürüyüşü mü yoksa

Çıkar yürüyüşü mü bilinmez.

Çünkü sendikacı olarak oturmuş olduğunuz her masada,

İşverene,

İşe başladığınız günlerdeki fikriyatınızı dikta edemiyor,

Karşılıkla yapılan anlaşmalarla masadan ayrılmak zorunda kalıyorsunuz

Ve üyelerinizi memnun edemiyorsunuz.

‘Nasılsa unutulur… ‘ diyerek,

Önünüze bakmayı yeğliyorsunuz.

Belki gerçekten elden bir şey gelmiyor,

Belki her iki tarafın çıkarını korumak adına,

Bu kararları alıyorsunuz.

Eyvallah.

Ancak,

İşçinin,

Memurun,

Aldığı asgari ücretle,

Ya da maaşla geçimini idame ettirmekte güçlük çeken her bireyin ay başında maaşlarından

‘Sendika üyeliği’ adı altında ücret kesiliyor.

Bu ücret direk,

Sendikanın kasasına giriyor.

Kimi sendikalar,

Kimi bakanlıklardan çok daha büyük bütçelere sahip,

Kimi sendika başkanları,

‘İşçi-memur hakkını savunduk ama elimizden bu kadar geldi’ diyerek,

Günü kurtarma planı yaparken,

Kendi aralarında yapılan ve

Kendi maaşlarıyla ilgili genel kurullarda bonkör davranarak,

Savunduğu

İşçi-memurun belki 10, belki 30, belki 50 katı maaş alımı için cesur davranabiliyor.

Geldiği yeri unutup,

Cebini,

Gelirini düşünebiliyor.

Elbette,

Tüm sendika genel başkanlarını aynı kefeye koymak mümkün değil.

Kimi uykusuz kalıyor,

Aldığı ücreti hak etmediğini düşünerek

Mücadele ediyor,

Ama,

Emin olun,

Etmeyen,

Geldiği yeri ve konumu unutan sayısı o kadar fazla ki,

Onlara söyleyecek sözümüz yok.

Neden mi?

Geldiği yeri,

Dününü,

Kendisine o imkânı vereni unutan için

Ne denebilir ki?

Sendika-cı!

Ne acı değil mi?

Güzel söz:

İnsan için en zor olan şey,

Her gün insan kalmaktır.

Cengiz Aytmatov

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Hafif raylı sistemin güzergâhı sizce neresi olmalı?