Ne hale gelmişiz!

Devlet kurumunda çalışan bir arkadaş ile sohbet ediyoruz.

Sakarya’ya isteyerek,

Severek geldiğini ve:

“İş yerinde huzurumuz yok. Anadolu’da daha mutluyduk oysa. Bakıyorum etrafıma, sadece ben miyim diye, herkes aynı” diyor.

Devam ediyor:

“Teselli de olsa Anadolu’yu arıyorum. Çalıştığım kurumdan  herkes ayrılmak, kaçıp gitmek istiyor. Samimiyet yok. Herkes ikiyüzlü olmuş, birkaç iyi niyetli var, onlar da gitmenin yollarını arıyor maalesef.

Herkes bir yere yosunlaşmış.

Her memur negatif enerji dolu…

Kadın-erkek arasında mesafe kalmamış.

Seviye hak getire.

Müdürü sevsen ‘Yalaka’ oluyorsun.

Ama başkası severse, ‘sevgi’ oluyor.

Başıboşluk var.

Müdür iyi biri ama çalışanlar değiller.

Herkes kendini düşünüyor.

Kimsede arkadaş, dost yaklaşımı yok.

Bananecilik var.

Uyum yok,

Ne bayramda, ne seyranda bir araya gelmiyoruz.

Herkes mesaiyi doldurup bir an önce kaçıp gitmenin derdinde.

Kaba-saba davranan insanlar,

Dedikodu yapanlar,

Şakalaşarak birbirlerini zarflayanlardan..!

Uzak duruyorum.

Utanıyorum kimi zaman,

İğreniyorum hatta.

Yemek yerken bile doyumsuzluk hakim.

Yeni yeni gelenler bile gittiler,

Gidecekler de var.

Bunalımdayım,

Çare arıyorum.

Oysa Anadolu’da çalıştığım yerde,

Bize aynı kurumda siyasiler gelirdi.

Gayet kibar ve nazik bir şekilde hal hatır sorar, vatandaşın sorunu gibi çalışanın sorunuyla da ilgilenirlerdi.

Okuduğun kitaba,

Gazeteye,

Konuştuğun arkadaşına karışıyorlar.

Nasıl bir yere geldim diye düşünüyorum.

Üzülüyorum.

Kimseye karışmam.

İnsanları seviyorum

Yaradan aşkına.

Kimi bayanlar, bazı görevlere gitmek istemez,

Bahane uydurur,

Ya da eşini yakınını getirterek müdüre çıkarır,

‘Aman müdür bey dışarı göreve göndermeyin. Falan işi yaptırmayın. Ben kıskancım, ben şöyleyim’ falan filan der.

Aklı sıra eşini düşünür,

Ama sosyal medyada eşi her türlü eğlencede başrol.

Kimlerle resimler çektiriyor,

Neler yapıyor ve

Paylaşıyor.

Ama orası önemli değil..!

Yani anlaşılır gibi değil.

İfade etmekte zorlanıyorum.

Üzülüyorum

Ülkeme,

Devletime,

Sakarya’ya.

Bu şehir çok güzel.

Anadolu’da böyle güzellikler yok.

Deniz, nehir, ırmak, göller, yeşillikler var.

Bu kadar güzel bir şehirde bunlar olmamalı” diyor.

Sizlerle paylaşmak istedim.

Kalın sağlıcakla..

Güzel söz:

Bir devleti kurmak için bin sene ister,

Yıkmak için ise bir saat kafidir.

Lord Byron

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket AK PARTİ'DEN AYRILAN İSİMLERİN YENİ BİR PARTİ KURMASINI DOĞRU BULUYOR MUSUNUZ?