Sakarya neden hizmet alamadı?

Pazartesi günü yazımda AKP’nin 17 yıllık iktidarı döneminde Sakarya’nın istenen düzeyde hizmet alamadığını yazmıştım.

Bunun nedenleri de dün için yazacağımı belirtmiştim.

Pazartesi yoğunluktan bilgisayarın başına oturamadım.

Dolayısıyla yazı bugüne kaldı.

Evet, bunu çok tekrar ediyorum ama bir kez daha belirtmeliyim ki, Sakarya AKP’ye verdiği oy desteğinin karşılığını hiçbir zaman alamadı.

Bunda belediye başkanlarının, milletvekillerinin, parti yöneticilerinin büyük rolü var.

Bunda Sakarya’ya atanan bürokratların mülayim Sakarya halkına hizmet etmek yerine iktidara yaranma gayretlerinin rolü var.

Bunda hizmet yoksunu olmasına rağmen her seferinde ısrarla AKP’ye desteğini arttıran seçmenin büyük rolü var.

Bunda Sakarya’nın çözümsüz bunca sorununa rağmen sesini çıkartmayan muhalefetin büyük rolü var.

Bunda adeta iktidar partisinin yan yapılanması gibi çalışan ve iktidar partisine karşı en küçük bir ses çıkarmamak için azami gayret gösteren STK’ların büyük rolü var.

Bunda gücün yanında olmayı, halkın içinde olmaya tercih eden biz yerel basının rolü var.

Tüm bunların yanında, bizim hizmet yoksunu olmamızda “Sakarya nasıl olsa hep bizim yanımızda. Biz başka yerlere bakalım” anlayışındaki iktidar yöneticilerinin de rolü büyük.

AKP’nin 17 yıllık güçlü iktidarı döneminde ne yazık ki çok güçlü milletvekilleri olmadı.

Şaban Dişli iki dönem, Ayhan Sefer Üstün bir dönem, bir dönem de Ali İhsan Yavuz Genel Başkan yardımcısı oldular.

Bir dönem Ayşenur İslam, Bakan oldu.

Bu son dönem hariç milletvekilleri arasında hep bir savaş vardı.

Milletvekilleri çok uzun yıllar “Nasıl Sakarya’ya hizmet ederiz?” diye birlikte kafa yoracaklarına, “Nasıl bir diğerimizi yerizin?” hesabını yaptı.

Ayşenur İslam gibi nezaket timsali kadın siyasetçiyi bile küçük hesaplarla siyasetten küstüren milletvekilleri oldu.

İşi gücü bırakıp belediye başkanları, milletvekili arkadaşları, yetmedi STK başkanları hakkında dosyalar hazırlayıp, sağa sola servis eden şahıs, tam 4 dönem Sakarya’nın milletvekili oldu.

Sakarya’da cevval, tuttuğunu koparak belediye başkanları çıkmadı.

Çoğu Ankara’ya gidip, bir şey istemek yerine koltuklarını sıcak tutmayı tercih etti.

Muhalefet milletvekilleri, genel siyasette etkili olurken Sakarya’da olan bitenle çok ilgilenmediler.

İçlerinden, iktidarın yerel temsilcileriyle kötü olmak istemediğini itiraf edenler bile oldu.

STK başkanlarının ve yöneticilerinin çok büyük bölümü, koltukları korumak arzusu veya başka nedenlerle hep iktidara yakın olmaya çalıştılar.

İktidar partisinin Genel Başkan ve yöneticileriyle aynı karede olmak onlar için yetti.

Üyelerinin sorunlarını gündeme taşımak yerine, iktidar partisine yaranmayı tercih ettiler.

Bu süreç içinde çok nitelikli bürokratlar da geldi, ama bürokratların büyük çoğunluğu “suya sabuna dokunmadan, başımı ağrıtmadan görevimi tamamlayayım” derdinde oldu.

Biz yerel basın da bu süreçte görevimizi layıkıyla yapmadık.

Bunun birçok nedeni var ama kalemlerimizin keskinliği daha önceki iktidarlar dönemine göre oldukça azaldı.

Ve kendi içinde birlik olamayan, sorunlarına sahipsiz kalan Sakarya’ya kulaklarını tıkadı.

17 yılda geriye dönüp baktığımızda Sakarya, çok güçlü AKP iktidarına verdiği büyük desteğin karşılığını alamadı.

Keşke artık kendimize gelsek de bundan sonra Sakarya için bir şeyler isteyebilsek.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket AK PARTİ'DEN AYRILAN İSİMLERİN YENİ BİR PARTİ KURMASINI DOĞRU BULUYOR MUSUNUZ?