Bir Hayati İnanç klasiği

Sohbetlerini ara ara izler,

Hoşuma giden bazı hikâyelerini de köşeme taşıdığım.

Hukukçu-Yazar

Hayati İnanç Sakarya’ya geldi.

Ev sahibesi AK Parti Sakarya İl Kadın Kollarıydı.

İnanç’a olan sevgimiz ve

Başkan Zehra Hatipoğlu’nun nazik daveti,

Bizim bu konferansa katılmamıza vesile oldu.

Arkadaşımla gittiğimiz 

Tıka basa doluydu.

İçeri girmek isteyenler izdihamdan giremiyor.

Biz de giremeyeceğimiz endişesine kapıldığımız anda,

Başkan Hatipoğlu imdadımıza yetişti.

İl Yönetiminden Esra Hanımın mihmandarlığında zemin kata oradan da,

Yolluk, merdiven, hatta, sahne önünü bile dolduran onca bayanların arasından,

Önde ayrılan birkaç koltukta yerimizi aldık.

Keyifle Hayati İnanç’ı izleyeceğimiz konferansa odaklandık.

Ancak İnanç hoca gelmemişti.

Saatler ilerlerken birden

Hayati İnanç,

SBB Başkanı Ekrem Yüce,

SB Başkanı Yusuf Alemdar ve

Ak Parti İl Kadın Kolları Başkanı Hatipoğlu bizim girdiğimiz yerden giriş yaparak,

Bulunduğumuz yere yöneldiler,

Oturdular.

Salonu dolduran yüzlerce ‘İnanç hayranı’ sabırsızdı.

Kongre Merkezi’nin üst taraflarından bazı bayanlar,

‘Koltuklarda 2’şer, 3’er kişi oturulsun. Çok kişi dışarıda kaldı’ demesi üzerine,

Yerde oturanlar sahneye davet edildiler.

Öyleki,

Onlarca bayan, anında sahneye doluverdiler.

Yanımıza oturan Hayati İnanç ise,

‘Maşallah Sakarya süper’ diyerek bize baktı.

Ardından organizasyonda önemli katkısı olan,

Hayati Hoca'nın onca yoğunluğuna rağmen Sakarya’ya gelmesinde rol üstlenen,

Başkan Zehra Hatipoğlu konuşma yapmak üzere çıktığı kürsüde:

“Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi yiğitlerimiz, ana kuzuları şu an Barış Kalkanı Harekatı için sınır ötesindeler. Allah onlardan razı olsun” demesiyle kopan alkış tufanını,

Yine Hatipoğlu’nun:

“Biz Sakarya’da 2 bin kişilik bir aileyiz. Her gün yılmadan, bıkmadan kapı kapı dolaşarak davamıza hizmet etmeye çalışıyoruz” dedi.

Heyecanla:

“2 Bin, 3 Bin kişi önünde konuştum. Ama Hayati İnanç Hocamın önünde konuşurken heyecanlandım. Beni mazur görün” diyerek,

Yerini SBB Başkanı Ekrem Yüce’ye bıraktı.

Ardından konferans için sahneye çıkan Hayati İnanç oturana kadar,

İzleyicilerin alkışı hiç susmadı.

Evet,

Herkesin

Evini, işini, eşini, çocuğunu bırakarak geldiği

Hayati İnanç Konferans, için masaya oturdu.

Konu, ‘Aile ve Kadın’ idi.

Eşinden,

Aile yapısından örnek verdi İnanç Hoca.

16 Yaşında yaptığı evliliğini,

İlkokul mezunu olan eşini,

650 km yol kat ederek hukuk eğitimi için gittiği gurbeti,

İki evladı, 3 torunu olduğunu dile getirdi.

Ailenin önemine,

Eşin, kadının ne denli yüce bir varlık olduğuna temas etti.

Örnekler verdi.

Öğrencisi olan bir Kaymakam (Bununla ilgili bir makale yazmıştım) ile ilgili anısını,

İlham aldığı ancak,

Her gün

Üstat Necip Fazıl Kısakürek’in,

Erenköy’deki evinin önünden geçmiş olmasına rağmen bir türlü cesaret ederek kendisini ziyaret edememenin hüznünü ve öldükten sonra gazetelerde yer alan şiiri ile ilgili anısını paylaştı.

Kimi zaman duygulu,

Kimi zaman mizahi olan şiirlerinden bahsetti.

Kimi zaman oturdu,

Kimi zaman ayağa kalktı.

Eli cebinde,

Kendisine sürekli gelen çayı,

Suyu yudumlarken,

Arada izleyicilere;

‘Yazın, not alın’ diyerek takılan,

Ara sıra da

Resmini çeken,

Konuşmasını kayda alan hayranlarına,

Son zamanlarda bu tür önemli toplantılarda, konferanslarda en önemsiz konular üzerinde duruyoruz. En önemsiz iki konu, imza ve resim…

Ama zaman ve enerjimizin yüzde 80’ini bu iki şeye harcıyoruz. Aman imza alalım, aman resim çekelim derken, sözler havada kalıyor. Hani çekmeyin demiyoruz kimseye. Ama konferanstan çıkıyoruz, delikanlıya soruyorum.

‘Ne anladın?’ diye,

Delikanlı:

‘Hocam ses tonunuz çok güzeldi..!’ diyor.

Salonda kahkaha ve gülüşmeler…

Israrla delikanlıya soruyorum:

‘İyi de oğlum ne dedim söyle?’ diyorum.

Delikanlı:

‘Hocam boş ver..!’ diyor.

Hayati İnanç güne damga vuran sözü söylüyordu:

“Bizler de resim çekilirdik 45 sene önce.

Ama bakmak için.

Şimdilerde resimler bakılmak için çekiliyor..!” diyordu,

Gülümseyerek.

Evet,

Arada fark var,

Hem de büyük fark var.

Delikanlı, ‘beni sevdiğini’ söylüyor.

Ben de kendisine:

“Ben de seni seviyorum” diyerek yüzüne bakıyorum.

Delikanlı:

“Hocam yüzüme değil, makineye bakar mısın?” diyor.

Delikanlı:

“Hocam size büyük saygım var” diyor,

Ama nereye bakacağımı da söylemekten geri durmuyor..!

Salon yine kahkahaya boğuluyor.

Ardından alkışlar…

Hayati Hoca,

Hayatı mizansenleştirerek anlatıyor,

Yüzlerce kişi olan salonda tek bir ses yok.

Ve Hayati İnançHoca için ayrılan sürenin sonuna yaklaşılıyor.

Hoca yine rica ile salona,

Kütahya’dan Sakarya’ya gecikmeli geldim,

Buradan da çok önemli bir program için İstanbul’a yola çıkacağım.

Biliyorum ki,

İmza ve resim için ısrar edeceksiniz,

Ama inanın zamanım yok.

Burada sizlerin birkaç dakikasını aldım, ‘Hakkınızı helal edin’,

Aynısınu İstanbul’da beni bekleyenlere yapmam doğru olmaz.

Başka bir zamana inşallah diyerek,

Kendisi için takdim edilen hediyeleri almasının ardından,

SBKKM’den ayrılıyor.

Çok geç ve zor girebildiğimiz salondan,

Yine en sonda ve zor çıkıyoruz.

Ama,

Bizi misafir edenlerin ilgileri,

Hayati İnanç Hoca’nın anlatımı gerçekten

Keyif vericiydi.

Teşekkürler

Zehra Hatipoğlu,

Teşekkürler

Hayati İnanç..

 @Necdet_Basoglu

Güzel söz:

Herkesin bir hikâyesi var,

Kiminin anlata anlata bitiremediği,

Kiminin içine atıp söyleyemediği…!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket AK PARTİ'DEN AYRILAN İSİMLERİN YENİ BİR PARTİ KURMASINI DOĞRU BULUYOR MUSUNUZ?