Sakarya'da Mülteci Sorunu

Tüm Türkiye gibi Sakarya da özellikle; Suriye, Irak ve Afganistan’dan gelen göçmenler konusunda ağır sorunlar yaşıyor…

Resmi rakamlara göre Türkiye’deki yalnızca Suriyeli mülteci sayısı 4 milyon civarında ve bunların çoğunluğu erkek…

0-10 yaş grubu Suriyelilerin oranı yaklaşık %30…

Türkiye’de ki kayıtlı Suriyelilerin yaş ortalaması 22…Türkiye nüfusunun 2018 verilerine göre yaş ortalaması ise 32…

Bizim nüfusumuzdan 10 yaş daha genç eğitimsiz bir toplulukla karşı karşıyayız…

 

Sakarya’daki durum ve öneriler…

Sakarya’da; Suriye, Irak ve Afgan kökenli mülteci sayısı yaklaşık 30.000 civarında… Fakat coğrafi konum, iklim şartları, iş bulma imkanları dolayısıyla rakamlar hızla artıyor…

Iraklılar, daha çok küçük iş yerleri (lokanta, ekmek fırını, ikinci el eşya, emlak ofisi) açarak kendi içinde istihdam oluşturmaya çalışıyor ve Irak’tan gelen maddi desteklerle ekonomik durumları, diğer göçmen gruplarına göre daha iyi…

Suriyeliler, biraz daha farklı… Ekonomik olarak mülteciler arasında orta gelir grubunda yer alıyorlar… Lokanta, kuaför, güzellik salonu, emlak ofisi gibi mikro işletmeler yanında büyük ölçüde kayıtsız olarak farklı iş kollarında çalışıyorlar… Çoğunun gözü Avrupa’ya geçmekte…

Afganlılar ise göçmen gruplar içerisinde oldukça farklı bir konuma sahip… Bunların büyük çoğunluğu genç erkekler ve çalışmak için gelen insanlardan oluşuyor… Çocukları ve aileleri yanlarında değil… Genel olarak; hayvancılık, tarım, inşaat gibi ağır işlerde kayıtsız olarak ve zor şartlarda çalışıyorlar…

Şehirde en fazla görünür olanlar, aileleri ile gelmiş olan çok çocuklu orta yaş üstü Suriyeliler… Bunlar büyük ölçüde Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve diğer yardım fonlarından besleniyorlar… İşsizlik oranları yüksek ve vakit geçirmek için şehrin merkezini ve yeşil alanlarını tercih ettiklerinden çok daha fazla göze batıyorlar…

Bütün bunların dışında Sapanca, Kırkpınar, Beşköprügibi alanlarda pahalı mülkler alarak yerleşmiş petrol zengini çalışmayı sevmeyen Araplar mevcut…

Göçmenlerle ilgili temel sorunlar

Eğitim-öğretim (dil öğrenme, mesleki eğitim, temel öğrenim vb.)

Sağlık

Barınma

Kayıtlı ve güvenli istihdam

Gettolaşma (kümelenme)

Şehre uyum

İnsan ve emek tacirlerine köle olma

Fuhuş ve uyuşturucu tacirlerine sermaye olma

Güvenli geri dönüş

Avrupa ve diğer gelişmiş ülkelere göndermevb…

 

Bu sorunlardan en önemlisi bu insanların kayıt altına alınarak önce eğitim-öğretimlerinin sonrasında kayıtlı ve güvenli istihdamlarının sağlanmasıdır…

En azından bu insanlara, Sakarya’dan ayrılıncaya kadar bu imkanların kendilerine sağlanması insani bir görevdir ve şehirde yaşayan tüm insanların güvenliği açısından birinci derecede önemlidir…

Göçmenlerin; insan tacirlerinin, emek sömürücülerinin, uyuşturucu baronlarının ve mafyanın ucuz sermayesi olmasına izin verilmemelidir…

Burada temel sorumluluk ve görev; göç idaresi ile birlikte Milli Eğitim, Yerel yönetimler ve Valiliğin üzerindedir…

Aslında Üniversitelerin ve sivil toplum kuruluşlarının bu konuda yol gösterici çalışmalar yapması beklenebilir… Fakat Sakarya’da bu kurumlardan etkin çalışmalar beklemek, hayalci bir yaklaşım olur…

Milli eğitim müdürlüklerinin öncelikle okul öncesi dil eğitimi ile birlikte temel öğrenim imkanlarını artırması gerekmektedir… Bununla birlikte her yaştan göçmenler için mesleki eğitim yoğunlaştırmalıdır…

Bu insanlar, uzun bir süre daha burada kalacağı için bunları tüketici konumdan üretici konuma getirmenin en etkin yolu mesleki eğitimlerinin sağlanmasıdır… Bu konuda Almanya ve ABD’nin göçmenler için uyguladığı hızlandırılmış mesleki eğitim programları örnek alınabilir…

Bu mesleki eğitim programlarına katılım için teşvik edici ve zorlayıcı önlemler önemlidir…

Bu konuda etkin projeler geliştirilerek; Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler, Arap Birliği, İslam İş Birliği gibi teşkilatlardan destek alınabilir…

Şehirdeki göçmen karşıtlığını azaltmak için gettolaşmanın (belirli mahallelerde yoğunlaşma) önlenmesi, haksız rekabete neden olan düzensiz ve ruhsatsız iş yeri açılışlarının engellenmesi, Türkçe kullanımının yaygınlaştırılması, istihdam ve eğitim imkanları sağlanarak parklardaki boşta gezer, süslü göçmen yoğunluğunun azaltılması sağlanmalıdır…

Sakarya’nın ve ülkemizin yaşanabilir güvenli bir yer olarak kalmasını istiyorsak gayret göstermemiz şarttır…

Küçük bir azınlığın göçmen konusundan büyük miktarda haksız kazançlar sağladığı açıktır… Fakat olan olmuştur, önümüze bakmamız şarttır…

Aksi halde Türkiye’nin Lüblanlaşması kaçınılmaz bir son olacaktır…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yavuz Soydan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket AK PARTİ'DEN AYRILAN İSİMLERİN YENİ BİR PARTİ KURMASINI DOĞRU BULUYOR MUSUNUZ?