Ergün Atalay’ın bırakma kararı!

Türk-İş Başkanı Ergün Atalay’ı mesleğe başladığım ilk yıllardan itibaren tanırım.

Demiryol-iş Şube Başkanlığı’ndan Türk-iş Başkanlığı’na geçiş sürecini çok yakından izledim.

Vagon fabrikasının Çırak okulundan bugüne, başarı öyküsü mutlaka detaylı bir şekilde yazılması gereken bir sendikacı…

Her zaman “Şoför Recai, Abaza Fahriye’nin oğluyum” diye övünen Vagon işçisi Ergün Atalay, 30 yıllık sendikacılık hayatına son vermeyi planlıyor.

Bir süredir, her görüşmemizde “Çok yoruldum, artık bırakacağım” diyordu.

Ben de bu kararına katılmadığımı söylüyordum.

Demiryol İş Sendikası’nda yıllardır devam eden geleneksel bayramlaşma töreninde bu kararını deklare etmiş…

Demiryol İş Sendikasının 24-25 Ağustos tarihlerinde Olağan Genel Kurul toplantısında yeniden aday olmayacağını açıklamış…

Bayramlaşma töreni bitmeden de Ankara’ya yola koyulmuş…

Telefonla aradığımda Ankara yolundaydı…

“Sezai bırakmayı bilmek lazım. Ben 30 yıldır buralardayım. Zirvedeyken bırakmak istiyorum. Şimdi sözleşme görüşmesi için aradılar. Ankara’ya gidiyorum. Sanırım anlaşacağız” dedi.

Toplu sözleşme imza töreninde yaşananları biliyorsunuz…

Bakan’la konuşurken kaydedilen görüşmeler tüm televizyonlarda yayınlandı.

Dün sabah Fox Tv’de o sözüne ve neden 8 artı 4’ü kabul ettiklerini anlattı.

Anladığım kadarıyla o mikrofon kazasına ve sözleşmeyle gelen tepkilere çok üzülmüş.

Birçok kez televizyonlarda izlediğim Atalay ilk kez gergin ve kızgındı.

Kim ne derse desin, Ergün Atalay bu şehrin bir değeridir ve bu şehre katkı veren biridir.

Başkası olsaydı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la dostluğunu, başka türlü değerlendirirken Atalay, bu büyük gücü başında bulunduğu işçi kesimi ve Sakarya için kullandı.

Atalay, Demiryol-iş Sendikası’nın başkanlığından sonra Türk-İş Başkanlığını bırakır mı bilmiyorum.

Atalay’ın bırakma isteğine, ilk duyduğumdan itibaren hep karşı durdum.

Ama son süreçten sonra saygı duyuyorum.

Evet, Ergün Atalay bırakma kararıyla galiba doğru olanı seçti.

Benim için Atalay, sevdiğim büyüğüm.

Görevlerini bırakıp Adapazarı’na döndüğünde de benim sevdiğim büyüğüm olmaya devam edecek.

….

Hamdi Güler

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası’nda 20 yıl Meclis üyeliği, bir dönem yönetim kurulu üyeliği, bir dönem de Meclis Başkanlığı yaptı.

İş hayatındaki başarıları yanında müzisyen kişiliğiyle de tanınırdı.

Benim çok fazla muhabbettim yoktu.

Ama şehirde herkesin saygı duyduğu düzgün bir insandı.

Dün sevenleri tarafından son yolculuğuna uğurlandı.

Allah rahmet eylesin…

….

Coşkun Çakmak

Her bayram o arar ve bayramımı kutlardı.

Bayram sabahı bu sefer kardeşi Sezgin aradı.

“Abimi kaybettik” dedi.

5-6 yıl kadar önce beyin kanaması geçirmiş uzunca bir süre yoğun bakımdan sonra yeniden hayata tutunmuştu.

O kadar hayat doluydu ki, hiç böyle bir haber beklemiyordum.

Coşkun Çakmak…

Tekvando antrenörü…

Berber…

Üniversiteye giderken Çıracılar’da babası Musa Amca’nın küçücük dükkanında tıraş olurdum…

Sonra Sezgin ve Coşkun Çıracılar’da büyük kuaför salonunu açtılar.

Babaları her ikisini de hem esnaf, hem insan olarak çok güzel yetiştirdi.

Ben dükkandan her geçişimde mutlaka selam vermeye özen gösteririm.

Ama bazen dalgınlıkla geçtiğimde mutlaka dükkandan çıkıp, kendileri seslenir, dükkana davet ederler..

Coşkun çok iyi bir tekvandocuydu.

O camiada da çok sevilirdi.

Şehirde tanımayanı yoktu.

Tekvando faaliyetlerinin gazetede haber olmasından büyük mutluluk duyardı.

Yenicami’deki cenazesi ne kadar çok seveni olduğunu herkese gösterdi.

Öğrencileri, arkadaşları, tüm sevenleri Coşkun için gözyaşı döktü.

Allah rahmet eylesin…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (532) 066 06 61
Reklam bilgi