Sey-di-oğlu Terörü

Seydioğlu baklavalarının sahipleri, trafikte terör estiriyor…

İçinde hamile bir bayanın bulunduğu arabaya vahşi bir şekilde saldırıyor; arabayı yumruklamak dışında, aynasını kırıyor ve aracın üstünde tepiniyor…

Aracın içindeki insanlar biraz arsız olsa ve silahları olsa belki çok daha vahim sonuçlar ortaya çıkabilirdi…

Normal şartlada bu insanların, ağır bir şekilde cezalandırılması gerekiyor…

Fakat gerçekte öyle olmuyor… Magandalar, muhtemelen bu işten karlı çıkacaklar…

 

Nasıl mı?

Olayın görüntüleri sosyal medyada paylaşılınca; bilinçsiz bir şekilde büyük bir linç kampanyası başlıyor…

Trafikte gerçekleşen olayla ilgisi olmayan Seyidoğlu baklavaları, kurumsal olarak bu linçten payına düşeni alıyor…

Seyidoğlu Baklavaları, Türk Patent Enstitüsü aracılığı ile kurumsal olarak marka tescilini yaptırmış…

Sonrasında trafik terörü estiren Seydioğlu baklavaları firmasının sahipleri hakkında İstanbul Anadolu Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesi ve Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne marka ihlali dolayısıyla davalar açmış...

Aslında dikkat etmeyince anlaşılması zor bir durum…

SEY-Di-OĞLU ile SEY-İD-OĞLU markaları arasında yanızca iki harfin yani İ ve D harfleri yer değiştirmiş…

Buradaönemli nokta; görevi, güvenliği sağlamak olan bir devlet kurumu olan TPE’nin yeterli özeni göstermemiş olması…

Devletin yegane görevi, kurum ve kuralları ile GÜVENLİĞİ sağlamaktır… Başka da bir görevi yoktur ve olmamalıdır…

Devlet kurum ve kuralları ile tüm vatandaşlarının; can, mal, namus, akıl, seyahat güvenliği dışında fikri mülkiyet yani MARKA güvenliğinide korumak ve kollamak zorundadır…

Trafikte yaşanan bu terör eylemi sonucunda, Seydioğlu Baklava firmasının sahipleri Hasan Sel ve Hüseyin Sel bu işten karlı çıkacaklar gibi görünüyor…

Emniyette kapıda karşılanma, muhtemel salıverme dışında büyük bir reklam kampanyası gerçekleştirdiler…

Daha da önemlisi davalı oldukları Seyidoğlu firmasına büyük bir ekonomik darbe vurdular

Bizim insanımız cehaletin verdiği bir cesaretle; “Kaş yapalım derken göz çıkardı”…

Trafik magandalarını cezalandıralım derken olayla ilgisi olmayan bir kurumu ve çalışanlarını cezalandırdı…

Bizim insanımız; adaletin sağlanmasını isterken adaletsizlik yapmanın en önemli örneklerinden birisi olacak bu hikayeyi dünya edebiyat tarihine kazandırdı…

Amma velakin buradaki en büyük sorumlu; marka tescili de dahil olmak üzere FİKRİ MÜLKİYET konusunda devletin tek yetkili kurumu olan Türk Patent Enstitüsü’dür…

Umarım bu kötü örnekten ders çıkarılır…

Buradaki diğer önemli bir konu ise kutsal değerlerin markalaştırılmasının engellenmesidir

Mevzuat bunun için uygundur…

Seyid, Seyda, Seydi; peygamberimizin soyundan gelenler için kullanılan bir tanımlamalardır…

Vatandaşların isimlerinin Hasan ve Hüseyin olması Seyid veya Seydi olmalarına yetmeyeceği gibi bu tür kavramların, marka tescillerine de müsaade edilmemelidir…

Hatta birileri Peygamberimizin soyundan geldiklerini ispat etseler dahi bunun ticari bir meta olarak kullanılması engellenmelidir…

Sonunda bu işten hem Seyidoğlu hem de Seydioğlu nasibini alacağa benziyor…

Şu bizim memleketin haline; ağlayalım mı gülelim mi? bilemedim gitti…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yavuz Soydan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Sakarya Markaları

NetGaste, Sakarya ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (532) 066 06 61
Reklam bilgi

Anket Sitemizin yeni görüntüsünden memnun musunuz?