Ciğeri delik deve

 Bugün günlerden Şehit,

4 Mayıs’ta Kuzey Irak tarafından açılan ateş sonucunda,

3 Mehmetçik şehit olmuş,

1 Mehmetçik’te ağır yaralanmıştı.

Apor topar,

Ankara’ya götürülmüş

GATA’da yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı.

Herkes seferber olmuş,

Ellerinden geleni yapmışlardı.

Ancak,

O, buna bir ay dayanabilmişti.

8 Haziran 2019 Cumartesi akşamı,

Şahadet şerbetini içerek,

Ruhunu teslim etmişti.

Uzman Çavuş Celal Hayta,

Sakarya İli Adapazarı Kurtuluş Mahallesi’nde yetişmiş,

Fidan gibi bir delikanlıydı.

Yürekleri yaktı,

Ciğerleri dağladı.

Haberi yaparken bizi,

Okurken sizleri.

 

Haberin altına bir yorum yapılmıştı.

Tam da her şeyi anlatırcasına,

Şunları yazıyordu;

“Başkurt Celal 'im yaşam mücadeleni acılar içinde bitirdin canım evladım. Annem nasıl dayandın 1 ay acılara? Hakkını helal et bize ŞEHİDİM canım yavrum.

Aciz olduk bir şey yapamadık yapamıyoruz.

Allah C.C. kahretsin ne olduğu niçin olduğu belli olmayan lanet terörü. Başımız sağ olsun.

 TÜRKİYE. Kederli ailesine sabır ihsan eylesin Yiğit 'imin.”

Ardından,

Ateş düştüğü yeri yakar misali,

Çoğunuzun bildiği bir hikâyeyi paylaşmak isterim.

 

 

Ciğeri delik deve

 

Bir gün adamın biri devesini kaybetmiş.

Pazarda gezerken ilk görüşte devesini tanımış.

Gitmiş adamın yanına;

“Efendi bu deve benimdir.”

Öteki de;

“Hayır benimdir.”.

Benimdi senindi derken diğeri karışmış lafa;

“Kadıya gidin anlatın diye”

Varmışlar kadının karşısına.

Kadı sormuş;

“Deve kimindir? “

İkisi de aynı anda;

“Benimdir.” Demişler.

Kadı da;

“Var mı buna bir deliliniz?” demiş.

Pazardaki adam susmuş.

Diğer adam ise;

“Vardır efendim.” demiş.

“Bu deveyi keselim, ciğeri delikse ben arkadaşa bir deve alayım, değilse o alsın.” demiş.

Diğer adam da içinden devenin ciğeri delik olduğunu nereden bilecek diye düşünerek hemen kabul etmiş.

Kesmişler deveyi.

Bir de ne görsünler,

Gerçekten devenin ciğeri delik…

Kadı ile adam şaşırmış ve,

“Nerden bildin devenin ciğerinin delik olduğunu?” demiş.

Adam da;

 “Bu deve yeni doğurmuştu, bizim köyde bir köprü vardır. Yavrusu köprüden aşağı düşüverdi. Deve de bir feryad-ı figan, ben de bu kadar acıya devenin ciğeri dayanamamıştır, delinmiştir diye düşündüm.” demiş.

 

Hadise bu.

Ateş düştüğü yeri yakıyor.

Bir vatan evladı daha ebediyete intikal etti.

‘Öldü’ demiyoruz.

Diyemiyoruz.

Ama bildiğimiz ve sıkça duyduğumuz,

O ve O’nun gibilerin,

Kâinatın Efendisi Peygamberimiz Hz. Muhammed’e komşu oluşu içimizi rahatlatıyor,

Ayrıca,

Kur’an-ı Kerim’de,

Bakara Suresi, 154. Ayette,

“Allah yolunda öldürülenler için "ölüler" demeyin. Hayır, onlar diridirler, fakat siz bilemezsiniz” denilmekte.

Evet,

İnancımız o dur ki,

Celal Çavuş’ta ölmedi,

Ama, şahadet şerbetinin bizim bilmediğimiz güzelliğini yaşamanın erişilmez mutluluğu ile,

Yeniden ve yine şehit olmak isteyeceğini biliyoruz.

Ve bu duygu düşüncelerle,

Yüce Allah’tan tüm şehitlere Rahmet,

Kederli ailesine ve sabırlar diliyorum.

 

Güzel söz:

Kurşun oruç bozmaz şehidim,

Sen bugün,

Allah katında,

İftara davetlisin..!

@Necdet_Basoglu

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (532) 366 43 74
Reklam bilgi