Tüyü bitmemiş yetimin hakkı var!

BELEDİYELER yıllardır Ramazan ayında etkinlik yapmayı kendilerine görev addetmişler. Bunu da iyice gelenek haline getirmişler.

Tabi bu etkinliklerin bir maliyeti olmalı! Bazı dönemlerde uçuk ücretler ödeyerek dini sohbetler yapan şahıslar getiriyorlar.

Maalesef son yıllarda belediyelerimiz en kolay para harcayan kurumlar haline geldi.

Gelelim işin diğer boyutuna!

Bazı belediyelerimiz kıt bütçelerine rağmen mahalle iftarları veriyor.

Yahu siz kimin parasıyla kime iftar yemeği veriyorsunuz?

Tabi bazı kamu kurumlarının da belediyelerden farkı yok.

Onlarda devletin parasıyla iftar yemeği veriyor.

………………

Geçtiğimiz gün bir kamu kurumumuzdan arayıp şahsımı iftar programına davet ettiler!

Kendilerine nazikçe bir dille katılamayacağımı söyledim.

5 yıldızlı bilmem ne otelde!..

Ramazan ayı öncesi bu tür israf içerikli programlara katılmamak için prensip kararı aldım.

Kamu kurumlarının, belediyelerin, kurum ve kuruluşların, vakıfların, sivil toplum kurumlarının yemekli hiç bir toplantısına katılmayacağım.

Tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan parayla iftar yemeği verenlere ne diyebilirim ki!.. Üyelerinden topladığı aidatla ona buna iftar yemeği veren kurum ve kuruluşlara da bir şey diyemem!..

Ha! Beni şahıslar davet edip kendi ceplerinden harcıyorlarsa davete icazet ederim. Kamu kurum ve kuruluşlarının, belediyelerinde iftarlarını ilgililer kendi ceplerinden versinler “helal olsun” deyip onların davetlerine katılırım.

Bu kurum ve kuruluşlar belediyeler, fakir fukaraya bir şeyler yapsın kılımız kıpırdarsa namerdiz. Ama devletimin parasıyla hakkı olmayanlara, ihtiyacı olmayanlara yemek vermek ne derece doğrudur?

………………

Eskiden kalma siyasi bir bozukluk olan, devletin parasıyla reklam kokan bu davranışların ‘helal-haram’ kavramıyla değerlendirilmesi gerekir.

Bu konuda belediyelerimiz işi iyice siyasete döktü!..

Mahalle muhtarlarına yurt içi seyahatler, gazeteci, yazar-çizerlere gezilerv.b...

Yahu siz bütün bunları kimin parasıyla yapıyorsunuz?

Bu gezilere katılanlara, bu yemekleri yiyenlere ne demeli!..

Müftülüğe de bir görev düşüyor!..

Acaba devletin parasını bu şeklide kullanmak helal mi?

Gerçi dükkân kiralayıp, ‘kermes’ adı altında ticaret yapıp vergi ödemeden, kazanç temin edenlere, başkalarını mağdur eden bu ahlaka hiç ses çıkarmayıp fetva vermeyen Müftülüğün buna da bir şey diyeceğini düşünmüyorum.

………………

Konuyu bir hikaye ile tamamlayayım. Belki birileri daha duyarlı olur.

Hz. Ömer vefat etmiş oğlu babasının rüyasına girmesi için her gün dua etmiş. 40 gün sonra Hz. Ömer oğlunun rüyasına girmiş.

Oğlu: “Baba 40 gündür seni rüyamda görmek için dua ediyorum nerelerdesin?”

Hz. Ömer: "Oğul! Fırat’ın kenarında kaybolan bir koyunun hesabını 40 günde anca verdim. Bu yüzden rüyana giremedim" der.

Allah bizi doğru yoldan helal rızıktan ayırmasın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamdi Yuluğ - Mesaj Gönder



Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (532) 366 43 74
Reklam bilgi