Kaybetmek Bazen kazanmaktır

Rüzgarlar esmese,dünya pis kokudan geçilmezdi.

Kar’lar yağmasa,mikroplar sürekli yaşarlar ve çoğalırlardı.

Mevsimler, insan hayatına benzer.

Ya da bakıp düşünmemizi sağlar.

Tabi tefekkür edebilene.

Ülkemizde bir yerel seçim gerçekleşti.

Sonuçu aslında güzel oldu sayılır - sayılmaz.

Almanların böyle duruma güzel bir cevapları vardır.

Yain (ya-nein)

Evet-Hayır,ortası bir durum söz konusu olunca,şapkalar çıkarılıp öne konulur.

Kazanılacak iller- ilçeler nasıl ve ne neden ile kaybedildi.

Sonuçlar masaya yatırılır.

Gerçi Çarşamba’nın gelişi Salı dan belliydi de!!!

Benim kanımca ilk suçlular

Milletin Vekilleri!

Adı üstünde ama maalesef milletin sözü ve istegi İle hareket etmiyorlar.

Kendi çıkarlarını öne almayı ilk şart edinmişler.

Bu sözlerim tüm vekiller için elbette değildir.

İl ve ilçe teşkilatları da başka bir alem olmuş.

Koltuk sevdası mı desem

Kendini bir halt sanıp makam da makam deyip

Zırvalayanlar mı desem... Demekle bitmez de!

Gözlemlerim beni adeta hüzne boğuyordu.

Sesim çıksa da, Reise ulaşmıyordu.

Seçimlere az zaman kala,

Umre ziyaretine gittim.

Ruhumda sıkıntı öyle baskındı Kİ!

Madem Reise sesim duyulmuyordu,

Ben de Rabbime şikâyetimi duyururdum.

(En büyük makama)

İlk ziyaretimiz Medine olunca,

Medine’de Efendimize şikâyet ettim.

Ümmetin, dünyaya sevdalanmış...

Diye başladım anlatmaya.

Kabe’ye varınca,

Allahın evinde misafir olunca,

Hüzünlü kalbimi

Ağlayan gözlerimle,şemalara kaldırdığım ellerimle,

”Ya Rabbi,mümin kulların,

dünya sevdasında,makam ve mevki derdinde...

Din ve vatan sadece dillerde kaldı.

Ülkeme,dini bütün senin rızan için çalışan bir yönetici nasip ettin.

Müslümanların çaresizliğine çare olmak için

Kafa kaldırdı.

Mücadele etti.

Ebu Cehillerin torunları hiç eksilmedi ki,

Lakin zamanla onunda, etrafına akrepler doldu.

Hakka ibadet

Halka hizmet

Diyen bir Başkanı

Yalaguz(yalnız)bıraktılar.

Rabbim senin misafirin olarak senden niyaz ederim.

Reis bu akrepleri görsün.

Bir rüzgar estir.Ve bir şer den hayır doğsun...”

(Amin)diye rabbime anlattım.

Şimdi,İçten ettiğim duamı yaşıyorum.

Ankara ve İstanbul’un kaybedilmesi,bir çok şerli odakların ve şahısların açığa çıkmasına vesile oldu.

Ve çok şükür,esen rüzgarda kırılan dallardan

Ağaç kurtulacak.

Ve yeni filizler açacak.

Ama biz Haçlı seferlerine alışık milletiz.

Bu savaşta bizim lehimize olacak.

Sadece okçular tepesini erken terk eden,

Müminlerin yaptığını yaptılar.

Ama Uhud’un ardından,

Hendek savaşı kazanıldı.

O yenilgi ise islamın çoğalmasına bir vesile oldu.

Şimdi yapılan haksızlıklar ile kazanılmış bir İstanbul’da Ve Ankara var.

CHP liler diyoki;”tebrik edin. Biz kazandık”

Yahu güldürmeyin.

Allah aşkına.

Reis, bahar temizliği yapsın da,

Şöyle Nisan yağmurları bereketiyle

Çifte bayram yapalım.

İstanbul bize

Peygamber müjdesiyle övgüsüne sahip olmuş

Fatih Sultan Mehmet’in emanetidir.

Saygılarımla

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tülay Demircan Koyuncu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (532) 366 43 74
Reklam bilgi