Reklamı bırakın, icraat yapın

Kıymetli dostlar;

Allah sağlığımızdan etmesin,

İşimiz zor.

Hem de çok.

Dün akşam yürüyüş yapıyorum.

Sağlık camiasından bir dostumla karşılaşıyorum yolda.

Yürüyüşe o da katılıyor.

‘Ne var, ne yok?’ diyorum,

Demez olaydım.

Hoca dertli:

“Yahu arkadaş, adama bir selam verdik diye, bizi arayarak, ‘Yahu hocam bize falanca bölümden randevu alsana’ diyor.

Peki, sen neden almıyorsun?’ diyorum.

‘Hocam vallahi biz alamıyoruz’ diyor ve ekliyor,

‘Sen hocasın ayarlarsın’ diyerek ukalalık da yapıyor…” diyor,

Belli ki sinirlenmiş.

Ee diyorum…

Hoca anlatıyor:

“Arkadaş hastane var, ama yetersiz, doktor var ama yetmiyor… Hasta yağmur gibi, vakit sınırlı, doktor ne yapsın” diyor

Ve ekliyor:

“Hastanelerimiz yetersiz, doktorlar yetersiz. Ancak hasta maşallah bereketli (şakayla karışık..!) Yazık, üzülüyor insan” diyor.

Devamında:

“Sakarya mükemmel bir şehir. Emin olun, imkanlar elverişli olsun, yeterli hastane, yeterli yatak olsun bu şehre her yerden doktor gelmek ister. Sıkıntı da yaşanmaz. Ama imkanlar kısıtlı, yoğun bakım için bile biliyorsunuz Yalova , Kocaeli, Gebze, İstanbul’a sevkler yapılıyor. Halimiz gerçekten içler acısı. Bu şehrin akilleri neden hastane sorunu konusunda gereğini yapmazlar? Niçin bu hastalar için çıkış yolu bulamazlar? Üzülüyoruz hekimiz ama çok da yapacak bir şeyimiz yok” diyerek konuşmasını sonlandırıyor ve yanımdan ayrılıyor.

Kesinlikle katılıyorum.

Sayısını bilmiyorum ama onlarca yazı yazdık,

Onlarca haber yaptık.

Fakat kimsenin umurunda değil.

Elinde avucunda olan belli,

Bir kilo undan 100 tane ekmek çıkarmak isteniliyor.

Bağıra bağıra herkes,

Sakarya’daki Sakarya Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi’nin,

Toyota-Sa Hastanesi’nin,

Yenikent Devlet Hastanesi’nin yetersiz olduğunu,

Acilen yeni hastane yapılması,

1000 Yataklı Şehir Hastanesi için verilen sözlerin yerine getirilmesi gerektiğini dile getiriyorlar.

Ama kimse duymuyor,

Kimse ilgilenmiyor,

Nasıl bu insanların vebaline giriyorlar,

Sanırım farkında değiller.

Diğer yandan,

Sağlık Bürokratları ziyaret ve kutlama haberleri ile günü geçiştirmeye devam ediyor.

Gülüyorum,

Gerçekten

Üzülüyorum da.

Yahu hastanede falanca hastayı ziyaret etmiş,

Yok, 112’yi ziyaret etmiş,

Yok, bilmem ne toplantısına katılmış haberleri yapmaktan bıktık kardeşim.

Gidin

Ankara’da yatın,

Gerekirse çadır kurun

Siyasilerin kapılarında,

Bakanlığın önünde.

Bunları bize bildirin biz de sizlerin yanında olalım,

Haberleştirelim.

Kamuoyu desteği ile içler acısı halimizi paylaşalım.

Ama işinize gelmiyor,

‘Ya birini gücendirirsek, ya birilerinin hışmına uğrarsak’ diye.

Hani göreve gelirken,

Gece-gündüz çalışacak,

Sağlıkta tüm sorunları çözecektiniz?

Nerde?

Hangi soruna neşter vurdunuz?

Ne çalışan memnun,

Ne doktor,

Ne hasta,

Ne hasta yakını..

Allah aşkına,

Az samimi olun da şu sorunları masaya yatırın.

Paneller düzenleyin,

Konferanslar yapın.

Vekillere,

Bakanlık müsteşarlarına,

Brifing verin.

Sakarya sağlıkta ‘SOS’ veriyor deyin.

Deyin ki bizler de,

Makamın hakkını veriyorlar

Diyelim.

Olmuyorsa da,

Çalıştığınızı bilelim.

Yazık oluyor

Bu şehre,

Çok yazık…

Nasıl gece yattığınızda rahat uyuyabiliyorsunuz?

Nasıl vicdanınız huzur buluyor?

Merak ediyorum.

Yahu gecenin saat: 02.00’sinde,

SAÜEAH’de,

Acil serviste,

350 kişi muayene için bekliyorsa,

O makamlarda sizler daha ne için oturuyorsunuz?

Söyleyin Allah aşkına ne için?

Güzel söz:

“Hayatta bir gayesi olmayan insanlar,

Bir nehir üzerinde,

Akıp giden saman çöplüğüne benzerler,

Onlar gitmezler,

Ancak suyun akışına kapılırlar…”

Seneca

Necdet_Basoglu

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (532) 366 43 74
Reklam bilgi