Tarımda nereden nereye…

Samimi olmayan,

Çiftçiyi kucaklamayan açıklamalar.

Çiftçi artık eskisi gibi ekmiyor,

Ekiyorsa bile biçmiyor,

Hükümetin verdiği destek,

Kimi çiftçilere uygun geliyor ve:

Ekip, biçip satmakta zarar etmek var, böyle ekmemek en karlısı. Hükümet hektar başına destekleme veriyor. 40-50 dönüm tarlası olan hiç rizikoya girmeden, destekleme ile idare ediyor” ifadelerinde bulunuyorlar.

Geçenlerde çiftçiler ile ilgili bir istatistiki paylaşım dikkatimi çekti.

Toprak Mahsulleri Ofisi,

2019 yılında,

-700 Bin ton Mısır ithal edecek,

- 100 Bin ton Pirinç ithal edecek,

-700 Bin ton Arpa ithal edecek,

-1 Milyon ton Buğday ithal edecek,

2000-2018 yılları arasında 52 Milyon 250 bin tonluk buğday ithalatı ile ilgili olarak,

14 Milyar 100 Milyon dolar ödenerek,

Cumhuriyet Tarihinin en büyük rekoru kırılmış oldu.

Oysa,

Ziraat odalar verilerine göre,

Türkiye ihtiyaç duyulan baklagilin

Yüzde 95’ini üretebilecek kapasiteye sahip.

Ancak geldiğimiz noktada,

Son 15 yılda;

Kuru Fasülyede yüzde 50,

Nohutta yüzde 46,

Börülcede yüzde 40 oranlarında üretimde azalma oldu.

İthalatta,

Mısır ve Buğday’ı Rusya’dan,

Pirinç Amerika ve Rusya’dan,

Kuru Fasulye ve Nohut Hindistan, Meksika ve Kanada ülkelerinden

İthal ediliyor.

Çay üretiminde ithalat artarken, ihracat azalıyor.

Çayda ithalat 2018 verilerine göre 2.300 ton olurken,

İthalat 13 Bin ton.

Pamuk ve tütün arazilerimiz komşumuz olan

Yunanistan’ın 10 katı olduğunu biliyoruz.

Buna göre,

2018 yılı itibarıyla Yunanistan’dan,

115 Milyon Dolarlık pamuk,

13 Milyon Dolarlık tütün ithalatı yapmışız,

Ayçiçeğinde de durum faklı değil.

Son 16 senede ayçiçeği ithalatı yüzde 500 arttı.

Fındık arazilerimiz malum,

Onda da ithalat yüzde 71 arttı.

İncirde ise yine 2018 verilerine göre,

İthalat 301 bin ton,

İhracat ise 238 bin ton seviyelerinde.

Bunda da ithalat son 5 yıl içinde yüzde 11 oranında arttı.

Aynı oranda ihracatımız azaldı.

Şeker pancarında Sakarya’da da dahil olmaz üzere ucu bucağı belli olmayan arazilere sahiptik.

Ancak şeker fabrikaları ile ilgili süreç,

Bunda da boynumuzu büktü.

Buna göre ithalat son 5 yılda 56 bin tondan 290 bin tona yükseldi.

Aynı oranda ihracatımız azalmış oldu.

Buradan anlayacağınız üzere,

Kıymetli dostlar;

Çiftçiye verilmesi gereken destek,

Tarım politikasındaki değişim ve iyi yönetilme nedeniyle ithalata gitmiş oldu.

Oysa, Sakarya, Bursa,

Ankara, Konya, Eskişehir ve Çukurova tüm bu ihtiyaçlarımızı karşılayan önemli iller arasındaydı.

Ne oldu?

Nasıl oldu?

Bilemiyorum,

Ama şu bir gerçek,

Bu kadar verimli topraklara sahip olan bizler,

Maalesef arzu edildiği şekilde ekilmiyor,

Çiftçi yeterince desteklenmiyor.

Hal böyle olunca da açık,

Hükümet tarafından ithalat ile kapatılıyor.

Ülkenin döviz rezervi azalıyor.

Üreten değil,

Tüketen toplum olunca,

Ekonomik veriler S.O.S. veriyor.

Çok tarımdan anlamam,

Bilmem.

Ancak bu verileri birkaç kez okuyup inceledikten sonra,

Çiftçi ve çiftçinin durumunu ele almak istedim.

Hele hele ‘Dünya Çiftçiler Günü’ ile ilgili kutlamalar yapılırken,

Mesajlar yayınlanırken,

Bilin istedim.

Selamlar.

 Güzel söz:

"Çiftçinin karnını yarmışlar,

Kırk tane gelecek çıkmış…"

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Başoğlu - Mesaj Gönder



Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (532) 366 43 74
Reklam bilgi