Büyükşehir' in Stratejik Planı

Büyükşehir Belediyesi yönetimi yeni dönemde ortak akla daha fazla önem veriyor.Geçen dönem de ortak akıl sürekli tekrarlanır, ancak uygulamada bunun izlerini pek göremezdik.Bu dönem Başkan Toçoğlu’nun çevresindeki dar kadroyu aşıp, biraz daha dışarıdan seslere kulak vermeye çalıştığını görüyorum.Bu anlamda 2014-2019 Stratejik Plan çalışması da bir öncekine göre daha fazla önemseniyor.Bir süre önce planla ilgili çalışan bir ekip ziyaretimize geldiler.Uzun süren bir sohbette şehrin sorunları ve yapılması gerekenlerle ilgili görüşlerimizi aldılar.Hazırladıkları anketi cevaplayarak planda yer alması gereken konularda görüşlerimizi aktardık.Bizim gibi birçok sivil toplum örgütü ve kanaat önderi ziyaret edilmiş.Dün bu çalışmalar ışığında hazırlanan plan taslağının görüşülmesi için bir toplantı düzenlendi.Toplantıya önce yazılı olarak davet ettiler.Ardından da özel kalem arayarak toplantı davetini yineledi.Toplantı sonrası çıkarken Başkan Zeki Toçoğlu takıldı;“Sana ters bir şey söylersin diye söz vermedim” dedi.Ben de gülerek “ Burada söz verseydiniz 60 kişi duyardı. Yarın binlerce kişi okuyacak” diye karşılık verdim.Şakası bir yana ben de planla ilgili orada konuşmak yerine burada yazmayı tercih ederim.Bizim fikirlerimizi dile getirebildiğimiz köşemiz var.Orada diğer siyasilerin ve STK temsilcilerinin düşüncelerini öğrendik.Fazla uzatmadan sözü, stratejik planı değerlendirmek istiyorum.Planda 10 ayrı ana stratejik amaç belirlenmiş.Bu yapılırken bu kentin depremselliği hiç göz önünde bulundurulmamış.Afet ve Acil Durum Yönetimi başlığı adı altında oluşturulan amaç 7’inci sırada ve altı doldurulmadan yer almış.Planın bu bölümü sanki hiç deprem yaşamamış ve bir daha deprem tehlikesi yaşamayacak bir kent için hazırlanmış gibi.Oysa bu kentin en önemli ve birinci sorunu depreme hazır olmayışıdır.Eğer kent depreme hazır olmazsa sizin yapacağınız diğer tüm çalışmaların hiçbir anlamı kalmaz.İstediğiniz kadar alt yapınızı, üst yapınızı güzelleştirin.Deprem bu kenti yeniden yıktığında bu güzellikler bizi kurtarmaz.Bu nedenle Sakarya gibi bir kentin stratejik planı hazırlanırken, Afete Hazırlık konusu kesinlikle birinci sırada ana amaç olarak yer almalıdır.Altında da hedefler ve bu hedeflere ulaşmak için yapılacak çalışmalar net bir şekilde ortaya konulmalıdır.Planla ilgili en büyük eleştirim ve önerim budur.İkinci eleştiri noktam ise planın ortaya koyduğu vizyonun sığlığıdır.Bunu da Adapazarı Garı’nın Şehirlerarası Terminali’ne taşınması hedefinden yola çıkarak anlatmak istiyorum.Gar’ın taşınmasına gerekçe olarak Adapazarı-İstanbul treninin şehre girmesi halinde oluşacak trafik sıkışıklığı gösterilmekte.Bunu çözmek için önerilen formül alt veya üst geçit olunca belediye yönetimi buna karşı çıkıyor.Oysa bunun çok daha pratik bir formülü var ve bunu defalarca dile getirdik.Gar ve Mithatpaşa geçidi arasındaki demiryolu yerin altına alındığında hem trafikle ilgili bir sorun kalmayacak hem de şehir oldukça geniş bir bulvara sahip olacaktır.Bu basit ve örneği Eskişehir’de uygulanan formül, plan hazırlayıcıları tarafından görülmüyorsa, planla ilgili endişe duymak gerekir.Plana getirilebilecek bir diğer eleştiri konusu ise tarım arazilerinin korunması ve tarımsal kalkınma adına hiçbir amaç ve hedefin ortaya konmamış olmasıdır.( Bu konuyu bir diğer yazımda irdelemek istiyorum.)Başkan Toçoğlu’nun toplantıda ortaya konan görüşlere önem ve değer verdiğini gördüm.İleride bu görüşlerin plana yansıyıp yansımadığını gözlemleyerek samimiyetini de anlama şansımız olacak.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Matur - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (532) 066 06 61
Reklam bilgi