Kapitalizme ve ABD Müdahalesine Hayır!

Bu başlık;Adalet ve Özgürlük Pilatformu adına Diriliş Saati Dergisi’nin, geçtiğimiz Cumaertesi günü yaptığı basın açıklamasına ait.

Yer darlığı nedeniyle, açıklamayı özetleyerek köşeme aldım ve özetteki ifadelere ekseriyetle katılmam nedeniyle, bu günkü yazımı bu basın açıklamasınaayırdım.

Basın açıklamasının özeti şöyle:

‘’İstanbul’da asansör faciasında 10 işçi kardeşimizi kaybettik.

Olay bir iş kazası değil, bir iş cinayetidir. Taşeronlaştırma gibi iş hayatını 19.yüzyıl kölelik şartlarına doğru götüren sistem ile hesaplaşılmadığı sürece, iş cinayetlerinin devam edeceği, bu katliam ile bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Sadece ve ne pahasına olursa olsun üretim diyen; insan hayatını, sağlığını ve fıtratını hiçe sayan KAPİTALİST SİSTEME KARŞI SESLERİMİZİ YÜKSELTMELİYİZ. Türkiye gibi ülkeleri, ucuz iş gücü nedeniyle üretim üssü haline getiren küresel sermayenin ve onun Türkiye ayağını oluşturan sermaye guruplarının, para kazanmaktan başka hiçbir hassasiyetinin olmadığı bilinen bir gerçektir.

Küresel sermayenin talebi ve yönlendirmesi doğrultusunda, kalkınmayı ve büyümeyi, iş gücünün sınırlarını zorlamaya ve iş gücü verimliliğine bağlayan bir çalışma hayatıyla karşı karşıyayız. Çalışanların iki veya üç vardiya halinde 24 saat çalıştığı, insan fıtratının yok sayıldığı, insanın makine gibi tahayyül edildiği bir düzen ile karşı karşıyayız.

Her iş cinayeti sonrası yapılan alışılmış açıklamalar bir çözüm getirmiyor, acıları dindirmiyor. Son 11 yılda 11 bin işçinin hayatını kaybetmesi, vehameti ortaya koyuyor. Artık, taşeronluk sistemine son verilmeli, iş güvenliğine dönük denetimlerdeki lakaytlığın ve rüşvetin önüne geçecek tedbirler alınmalıdır. Olaylar ve olgular, kapitalist değerler üzerinden değil, İSLAMİ DEĞERLER ÜZERİNDEN OKUNMALI, YORUMLANMALIDIR. İslam’ın öngördüğü gibi, MERKEZE İNSAN KONULMALIDIR, SERMAYE DEĞİL.

İslam’ın iki temel şiarı ‘TEVHİD’ ve ‘ADALET’ tir. Tevhid; her boyutta Allah’a kulluğun dışındaki tüm kullukları reddetmenin adıdır. Adalet ise; İslam ahlakını özetleyen bir kavramdır. İslam dini; yalanın, rüşvetin, insanları kandırmanın, insanların haklarını gaspetmenin, paradan para kazanmanın haram olduğu, malın/servetin Allah’ın emaneti olarak tanımlandığı bir ahlaki çerçeve çizer. Bu değerlerin yozlaştırılmasının İslami literatürdeki karşılığı ise; ‘TOPLUMUN İFSAD EDİLMESİ’ dir.

Günümüzde yeni bir kimlik Müslümanlara giydirilmeye çalışılıyor. İslam ahlakı yerine KAPİTALİST AHLAKI KUŞANMIŞ, temel ibadetlerini de ifa eden MUHAFAZAKAR bir kimliğin, Müslüman kimliğin yerine ikame edilmeye çalışıldığınıgözlemliyoruz. Tüm MüslümanlarınPARAYI, HEVAYI, HEVESİ İLAHLAŞTIRAN KAPİTALİZME KARŞI NET BİR DURUŞ SERGİLEMESİ VE MÜCADELE ETMESİ FARZDIR.

IŞİD’e karşı ABD’nin başını çektiği bir operasyon gündemde… ABD, tıpkı S.Hüseyin’i yıllarca destekleyip güçlendirdiği ve en küçük bir menfaatçatışmasında da harcadığı gibi, şimdi de Suriye rejimini yıkmak için destekleyip güçlendirdiği IŞİD’i, kırmızı çizgileriniaştığı için etkisizleştirmeyi veya imha etmeyi pilanlıyor.

Ancak, bu coğrafyanın BİRİNCİL SORUNU IŞİD DEĞİL,AMERİKA’dır. Ortadoğu’da nereye dönerseniz ve bakarsanız bakın, ABD’nin direk veya dolaylı müdahalesini görürsünüz. Bölgedeki kaosun tetikleyicisidaima ABD olmuştur .S.Arabistan ve Körfez ülkeleri gibi aktörler, sürekli ABD’nin taşeronu olarak görev yapmışlardır. Türkiye de, bazen NATO içindeki konumu gereği, bazen de ABD ile geliştirilmeye çalışılan SITIRATEJİK İTTİFAK nedeniyle, ABD’nin Ortadoğu’da ki emellerine direkt veya dolaylı katkı sağlamıştır.

Dolayısıyla Ortadoğu’da taşeron olarak kullanılan unsurlar yerine, bu unsurları kullanarak Ortadoğu’ya petrol ve güvenlik noktasında istediğitasarımı vermeye çalışan ABD; BÜYÜK ŞEYTAN olarak hedefe konulmalıdır.

BİZ ABD’NİN,NE ADINA OLURSA OLSUN, BÖLGEYE MÜDAHALESİNE KARŞIYIZ. Emperyalizmin; ABD öncülüğündeki müdahalesinin bölge halkına kan ve gözyaşı olarak döneceğine, yeni birçok sorunu beraberinde getireceğine inanıyoruz.

Ortadoğu’da yapılması gereken; bölgedeki halk ve iktidarların ABD’NİN TAŞERONLUĞUNU REDDEDİP, bölgenin barış ve huzura kavuşmasını sağlayacak çözümler geliştirmesidir. Bu çözümlerin ANA ŞARTI İSE; ETNİK VE MEZHEBİ AYRIŞMANIN KESİNLİKLE REDDEDİLMESİ VE ÜMMET BİLİNCİNİN KUŞANILMASIDIR.’’

Özetin özeti olarak ifade etmek istersek, Müslümanlar; sadece üretim ve tüketimi, zevk, haz, tat ve rahatı esas alan, dünyevileşmeyi ve dünyevi menfaatleri merkeze koyan, bu uğurda İslam’ın haram kıldıklarının hemen çoğunu helal kılan, insanı şeytanın emrine veren kapitalizmi, dünyada ki tüm işgal, soykırım, katliam ve fesatların arkasında olan emperyalizmin ve siyonizminbaş eşkiyası ABD yönetimlerini ve onun da arkasındaki esas fitne İngiliz idarelerini BÜYÜK ŞEYTAN olarak baş hedefe koymalı,başta kabilecilik, sülalecilik, aşiretçilik ve mezhepçilik gibi akıl dışı cehaletler olmak üzere, tüm ayrıştırıcı unsurları reddederek ,tek millet ve ÜMMET bilinci ile hareket etmeli,MUTLAK BİR ve MUTLAK HAKİKATE dönmeli,çözümü orada aramalı, ABD’ nin hiçbir müdahale pilanına alet olmamalı, emperyalizmin diğer ayağı olan Çin ve Rusya’yı da asla unutmamalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Karagüzel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (532) 066 06 61
Reklam bilgi