Fenerbahçe...

Futbol istikrar isteyen bir oyundur. Topçu kalitesi ne kadar iyi olursa olsun, birlikte takım olabilmek için zaman adeta takım için çimentodur. Birlikte futbol oynanması, orkestralardaki ahenk kadar önemlidir.

Sadece futbolcu için bu cümleyi kurmuş olsak yeterli değildir. Teknik direktörlerde en az futbolcu kadar önemlidir. En çokta zamana onların ihtiyacı vardır. Takımı tanıma, ülkeyi tanıma, insan yapısını, futbolcuyu anlama hep zamanla olacak bir hadisedir.

Peki, yönetici de durum aynımıdır?

Bir beş yılı es geçersek öyle değildir. Bir kişiyi yönetici olarak çok uzun yıllar bir kulübün başında tutarsanız zamanla sahiplenme duygusu ile hareket etmeye başlar. Kulübü babasının malı, Dingo’ nun ahırı zannede bilir.

-“Doğru olarak yaptığını sandığı yanlışlarının farkına varamaz.” Uzun zamandır yönetimde bulunması sebebi ile muhalefet sindirilmiş, kulüpte ele geçirilmiş ise yanlışlarını söyleyecek cesaretle ikaz edeni de olmayacağından olan kulübe olacaktır.

-“Şimdi! Fenerbahçe’ de durum nasıldır?”

On sekiz yıl geçti, Sayın Aziz Yıldırım başkan olalı, yüzlerce transfer, on altı teknik direktör. Yıllık ortalama bir hoca ile çalıştı Fenerbahçe.

-“Henüz ülkeyi tanımadan, futbolcusunu anlamadan, lig hakkında tam bir bilgi sahibi olunmadan gönderilen kariyerin zirvesindeki birçok Teknik Direktör."

Otto Bariç ile 1997-1998 sezonu başlayan Teknik direktör serüveni, Joachim Löv, Rıdvan Dilmen, Zdenek Zeman,Turan Sofuoğlu, Mustafa Denizli, Werner Lorant, Oğuz Çetin,Tamer Güney, Christoph Daum Arthur Zico, (Tekrar Christoph Daum,) Aykut Kocaman, Ersun Yenal, İsmail Kartal, Vitor Pereira ve son olarak 2016-2017 Sezonu için Dick Advocaat ile anlaşma yapıldı.

Şimdi size şunu söylemek istiyorum.

2007-2016 yılları arasında başkanlık yapan Sayın Aziz Yıldırım yaklaşık on sekiz yıl içerisinde görev yaptığı dönemde 16 ayrı teknik direktörle ile çalıştı. Christoph Daum (2) Aykut Kocaman (1) Arthur Zico (1) Mustafa Denizli (1) ve Ersun Yenal (1) olmak üzere seyircisine altı şampiyonluk yaşattı.

Sayın Aziz Yıldırım’ın karnesi kırık notlarla dolu. Bu yazıyı Futbol sever olarak yazıyorum. Diğer şubelerde elde edilen başarılar mutlaka önemlidir ama çoğumuz bunun farkına bile varmamışızdır.

Nerede ise Fenerbahçe bir başkanın ismi ile anılmaya başlamış olmasına rağmen, ortada herhangi bir başarı görülmemektedir. Bir şirketin başına böylesi birisini yönetici olarak getirmiş olsak çoktan değiştirip bir başkasını getirirdik.

Sorun Nerede?

Aykut Kocaman İle seyirci bütünleşmiş, Avrupa’da yarı final oynamıştık. Bir kez lig şampiyonluğu, uzun zaman sonra kazanılan Türkiye Kupası, biliyorum, yeterli değil ama Aykut hocanın yaptıkları yapacaklarının teminatıydı.

Sonra Ersun Yenal hoca ile anlaşıldı. İlk sene şampiyonluk, enfes bir futbol ve seyirci Ersun Yenal’ı da sevdi. Sonuç lig başlamak üzere hocanın görevine son verildi.

Hollandalı Dick Advocaat ile yine zamansız bir anlaşma imzalandı. Dört maç dört puan, tarihinin en kötü sezonu…

Peki, burada suçlu kim?

Bu takım bu hale nasıl ve kimler tarafından getirildi?

Vitor Pereira ile yollar ayrılacaksa, geçtiğimiz sezon sonu karar verilir. Yeni hocada sezon öncesi takımın başına getirilir. Nasıl acelece Ersun Yenal’ın işine son verilmiş ise aynısı Pereira’ya da yapıldı.

Şu dört haftada izlenimim;

-"Fenerbahçe’nin gözle görülebilir bir oyun yapısı yok. On numara oynayabilir diye baktığım bir tek Salih Uçan var, oda sahada yok. Tatsız tuzsuz bir futbol oynuyoruz. Seyircinin maça gelmek için bir nedeni yok."

Türkiye’nin en iyi iki kanat beki olan Caner Erkin ve Gökhan Gönül Beşiktaş’a verildi. Ahlaki yönü için bir şey diyemem ama Caner Erkin oynadığı mevki itibari ile dünyada ilk üçe girebilecek bir futbolcu. Aynı durumu Gökhan Gönül içinde söyleye bilirim.

Geçen yıl Galatasaray’ın ölüsü bizi finalde yenip Türkiye Kupasını aldı. Sonra da süper kupada Beşiktaş’ı yenip sezonu iki kupa ile kapadı. Biz boş bir sezon geçirdik.

Bu yıl Şampiyonlar ligine kalamadık, UEFA liginde de durumumuz çok parlak olmayacak gibi.

Bu sezon Beşiktaş taş gibi takım yaptı. Galatasaray daha derli toplu oynuyor. Eren Derdiyok diye bir oyuncu alıp, gol yollarındaki dertlerine son verdiler. Bu sene eğer iyi bir on numara oyuna adapte edemez isek bizim işimiz zor.

Beş gol attığımız Kasımpaşa Spor maçı bile tekrar seyredilmeye değer bir maç değil. Rakip çok kötü, biz tuzsuz, limonsuz, soğansız salata gibiyiz.

Futbolda estetiği Özlüyorum!

Oğuz Çetin, Alex De Souza, Pierre van Hooijdonk'u,

Adam eksilten;

Rıdvan Dilmen, Jay-Jay Okocha, Ariel Ortega türü oyuncuları özlüyorum.

Fenerbahçeli değil iseniz,

On Sekiz de altı sizler için iyi olabilir.

Biz mutsuzuz...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bayram Akyüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler NetGaste editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı NetGaste değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Sakarya'nın En Başarılı Belediye Başkanı Kim?