Çok Rahatsız Edici Hususlar(1)

Bu günkü yazım da; yaşadığımız şehirde, insanları rahatsız eden, kent huzurunu kaçıran, adeta yaşamı zehir kılan, hemenher gün karşılaştığımız bazı olumsuzluklardan bir kısmını dile getirmeye çalışacağım. Daha sonra ki yazılarımızda da devam etmek üzere, bu çirkinliklerden birkaçına bakalım:

*Yaya Yolunda MotosikletKullanmak: Yayaya tahsis edilmiş yollarda, yaya kaldırımlarında, tırafiğe kapatılmış ve yayalaştırılmış yerlerde ( Çark caddesi, Kentpark ve Bulvar AKM önü gibi ) sık sık karşılaştığımız ve fevkalade rahatsız edici bir husustur. Size ait bir alanda, araba endişesi duymadan, rahat rahat yürürken, bir de bakıyorsunuz ki, tam arkanızda bir korna sesi. Ya da korna çalmadan size teğet geçen bir motosiklet veya mobilet. Bazen de bisiklet. Adeta sizi sıyırarak geçiyor ve kalbinizi durduruyorlar.Yaya güzergahında asla olmaması gereken, tırafiğe aykırı bir saygısızlık, kabalık ve hak ihlali.

*Dolmuşta Yüksek Sesle Konuşmak: Dolmuş minibüslerde, otobüs veya küçük dolmuş arabalarında sık sık karşılaştığımız, rahatsız edici kabalıklardan, adabı muaşerete aykırılıklardan biri de yüksek sesle konuşmadır. Onca insanın arasında, yanındaki arkadaşı ile veya telefonla bağırarak konuşana, tüm özelini ifşa eden insanlara sık sık rastlıyoruz. Bir yandan, yüksek ses ile konuşmadan dolayı kafa şişirdikleri yetmezmiş gibi, diğer yandan, bütün olur olmaz konuşmalarını size dinletirler ve siz dinlemek zorunda kalırsınız.Üç beş dakika sabredip, indikten sonra konuşmak veya yanındaki ile kendileri duyacağı kadar sessiz konuşmak varken bu kabalığı yapanların sayısı az değildir.

*İnsanların Arasında Küfretmek : Şehrimizde sıkça rastladığımız hususlardan biri de budur. Bazen telefonda konuşurken, en galiz küfürleri hiç utanmadan ve sıkılmadan savuran in sanlara rastlarız. Geçenlerde Bulvar da şahit oldum.Adam telefonda birisi ile konuşuyor.Konuşmuyor, kavga ediyor.Yanında kadın erkek insan akıyor ama o, insanı yerin dibine batıracak küfürleri söylüyor.Bazen, birkaç arkadaş yürürken de şaka cinsinden bu tür küfürlü konuşma terbiyesizliklerine rastlıyor,kadın erkek aldırmadan çirkin laf edenlere şahit oluyoruz..

*Zamansız Çöp Çıkarmak: Hangi günler çöp çıkarılacağı belli ve herkesin malumu iken, buna riayet etmeyen çok insanımız olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Zamansız çıkarılan çöpler, gün boyu ve bazen de günler boyu sokakta kaldığından, fevkalade çirkin ve ilkel görüntüler oluşturmakta, bir de kedi ve köpeklerce dağıtıldığından, inanılmaz rezalet manzaralar ortaya çıkmaktadır.

*Geri Dönüşüm Kutularını Kullanmamak: Şehrin bir çok yerinde geri dönüşüm kutusu olduğu halde, birçok insanımız bunları kullanmamakta, tekrar ekonomiye kazandırılabilecek değerli atığı, hiç vicdan azabı duymadan çöpe karıştırmakta ve haram olan ‘israf’ günahını işlemektedirler.

*Dereye Çöp Atmak: Sık sık Çark deresi kenarından yürüdüğüm için gördüğüm ve içimin sızladığını, kan ağladığını hissettiğim hususlardan biri de budur. Çark deresi suyu üzerinden , suyla beraber akan her türlü atığı görürsünüz. Dere kenar şevlerinde ve su yüzeyinde ki bu çöpleri buralara hayvanlar atmamaktadır. Gözümüz gibi korumamız gereken yerlere, hele hele ‘müthiş nimet suya’ bunları atabilmek için, insanlığımızın ne kadarını ayaklar altına aldığımızı, Müslümanlığımızı ise ne hale soktuğumuzu tarif etmeye gerek yok sanırım!

*Sokaklara Çöp Atmak: Ne yazık ki insanlarımız elindeki her türlü atığı sokaklara rahatlıkla atabilmekte, bunda en ufak bir sakınca görmemektedir. Elindeki izmariti, sigara paketini, yediği çekirdek kabuğunu, çikolata ambalajını Bulvar da, parklarda, cadde ve sokaklarda, gayet doğalmış gibi çevreye atabilenlere, olduğu yere bırakabilenlere, özellikle şehrimizde çok rastlıyoruz.

Bütün bu kabalıkların, insanlık ve hele hele İslam dışılıkların tek bir çözümü vardır. O da İNSAN ve MÜSLÜMAN olmaktır. Sadece insan olmamız bile bunları yapmamaya yeterlidir. Müslüman olmak ise, çok daha kemalini, daha üst duyarlılığı gerektirir.

İlgili kurumlar ise bellidir ve herkesçe bilinmektedir. Onların da yapması gereken, yaygın ve devamlı bir EĞİTİM, sürekli TAKİP, sürekliUYARI ve nihayetinde CEZADIR.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Osman Karagüzel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak NetGaste Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan NetGaste hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

kenan soysul - sokaklar da ve parklarda sarmaş dolaş rezaletini de buna ekleyin.Hepsi önemli, bu daha önemli, ahlaksızlık

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Kasım 13:36

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (532) 066 06 61
Reklam bilgi